Savaşa Hayır İnisiyatifi kuruluyor

Uzun süredir çeşitli kampanyalarda yan yana gelen, son 3 yıldır İsrail’in soykırımcı işgaline karşı mücadele eden aktivistler şimdi yeni aktivistlerle de buluşarak daha geniş bir savaş karşıtı inisiyatifi inşa ediyor.

Çağrı metni şöyle:

“SAVAŞA HAYIR! 

ABD emperyalizmi ve İsrail’in askeri saldırganlığı, nükleer tehditlerin savrulduğu ve şiddet, yıkım, ekosistem ve kitle katliamlarının normalleştirildiği küresel bir boyuta ulaştı. Nakba’dan bugüne Filistin’de süren yerleşimci sömürgecilik ve soykırımcı işgal; bugün ABD-İsrail ortaklığının İran’ı hedef alan bombardımanlarıyla daha tehlikeli bir aşamaya evrilmiştir.

Küba ve Venezuela’ya yönelik müdahalelerle süren bu yayılmacı kuşatmaya karşı biz aşağıda imzası bulunanlar; 

ABD ve İsrail’in İran’a, Lübnan’a ve bölge halklarına yönelik saldırganlığının acilen durdurulmasını talep ediyoruz.

Emperyalist odaklara ve bölgesel iktidarlara karşı; İran, Filistin, Lübnan ve tüm ezilen halkların yanında saf tutuyoruz.

Savaş baronlarına ve militarizme karşı amasız, fakatsız karşı duruyoruz.

Türkiye’nin NATO’dan çıkmasını, iç ve dış politikada barış ve ezilen halklardan yana bir tutumu politikasının omurgası yapmasını ve Kürt meselesinde devam eden sürecin kalıcı bir barışa evrilmesini talep ediyoruz.

Gelin savaşları durdurmak için sesimizi, sözümüzü, birleştirelim.”


Trump rüşvetçi bir savaş suçlusudur

Cumhuriyetçi Parti’nin ara seçim kongresinin ilk gecesinde Trump seçmene açıkça rüşvet vaat etti. Cumhuriyetçilerin her iki meclisin kontrolünü elinde tutması karşılığında her seçmene 5000 dolar vereceğini ilan etti. Bu vaadin de yalan olup olmamasından daha önemli olan Turmp’ın halka açıkça rüşvet edebilmesi.

Cinsel istismar suçlusu bir rüşvetçi ABD’yi yönetiyor.

Örneğin halkın gözünün içine baka baka enflasyonu düşüreceğini söyledi, korkunç bir ekonomik enkaz devraldığını iddia etti. Bu da yalandı. Ayrıca Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun rakamlarının sahte olduğunu ilan etti ve büro başkanını görevden aldı. Fakat verilerin sahte olmadığı ve hiçbir şekilde oynanmadığı ortaya çıktı.

Trump üstelik bir yalancı. Son seçim kampanyasında “barışın başkanı” olacağını ve tüm savaşları sona erdireceğini söylemişti. İran’a şubat ayından beri saldırıyor. Henüz saldırının sona ereceğine dair de bir işaret yok. 

Epstein dosyalarında adı geçen Trump, İran saldırısının ilk gününde içinde küçük çocukların olduğu bir okulu vurdu ve en az 180 çocuk öldü. 

İran’a başlattığı savaş tam bir çıkmazda. ABD’nin koruması altında olduğunu düşünen bölgesel güçler artık böyle düşünmüyor. ABD’nin müttefiki olan bölgesel bir emperyalist güç olan Suudi Arabistan, geçen hafta önemli bir petrol boru hattını kapatmak zorunda kaldı. İran’da üstlenmiş olan bir grup boru hattına saldırı düzenledi.

ABD İsrail ile birlikte bölgede savaş, işgal, bombardıman ve istikrarsızlığı yaratan temel güç.

İsrail ise bir savaş ve soykırım suçu işleyenler devletidir.

Gazze’de üçte biri çocuk en az 74 bin kişiyi öldürdü. Son üç yılda Filistin, Lübnan, Suriye, İran, Yemen, Katar ve Sumud filosunun harekete geçtiği günlerde dronlarla saldırdığı Tunus’un da aralarında olduğu 7 ülkeyi doğrudan bombaladı.

Bu iki saldırganın, ABD ve İsrail’in, Trump ve Netanyahu’nun, rüşvetçi ve soykırımcının durdurulması için küresel intifadanın aralıksız inşa edilmesi, mücadeleye asla ara verilememesi gerekiyor.


Kalıcı barış için harekete geçelim

Savaşların, işgallerin, gündelik vaka haline gelen çatışmaların ortasında Türkiye’de Kürt meselesinin halli için gündeme gelen “yeni çözüm süreci” çok büyük bir öneme sahip. Türkiye’de rejimin otoriterleşme dozunu her geçen gün artırması Kürt meselesinin çözümü konusunda gelinen aşama üzerinde şüphe bulutları toplasa da çözüm sürecine göz bebeğimiz gibi bakmak zorundayız.

Sürecin, kalıcı bir barış sürecine evrilmesi için barışın kaybedeni olmaz diyenlerin bir araya gelmesi gerekiyor. 

Demokrasi mücadelesi ile barış mücadelesi arasında duvarlar örülemez. Bu yüzden Kürt halkının haklarının kazanılacağı bir süreç otoriterleşmenin nedeni, değil zayıflaması anlamına gelir.

Bu yüzden şimdi barış zamanıdır, şimdi çözüm zamanıdır, şimdi özgürlüklerin zamanıdır, şimdi barış için sesimizi yükseltmenin zamanıdır.

son yazıları

Her eylem birleşik mücadelede basamak olmalıdır
Almanya’da AfD’nin yükselişi: Faşizme karşı birleşik cephe, hemen şimdi!
Kaos GL Derneği: “Sincan Cezaevi’ne gönderilen arkadaşlarımızın hayatlarından ve can güvenliklerinden derin bir endişe duyuyoruz”

ilginizi çekebilir

doruk-madencilik-iscilerinin-ankara-yuruyusu-altinci-gununde
Her eylem birleşik mücadelede basamak olmalıdır
afd-2487536
Almanya’da AfD’nin yükselişi: Faşizme karşı birleşik cephe, hemen şimdi!
kaos-glnin-instagram-hesabi-da-erisime-engellendi
Kaos GL Derneği: “Sincan Cezaevi’ne gönderilen arkadaşlarımızın hayatlarından ve can güvenliklerinden derin bir endişe duyuyoruz”