Suçu mizah yapmak: Deniz Göktaş ‘kuyu tipi’ hapishanede

Kamuoyu, kuyu tipi hapishaneleri insanlık dışı koşulları ve orada tutulan siyasi mahpusların açlık grevleriyle biliyor. Şimdi Deniz Göktaş da orada bir hücrede.

Kamuoyu, kuyu tipi hapishaneleri insanlık dışı koşulları ve orada tutulan siyasi mahpusların açlık grevleriyle biliyor. Şimdi Deniz Göktaş da orada bir hücrede.

Milyonlarca insan, YouTube’a yüklediği Ölü Deniz adlı gösterisini izledi ve izlemeye devam ediyor. İnsanların büyük çoğunluğu Deniz’in şakalarına gülerken, ışık hızıyla tutuklanmasına da tepki gösteriyor.

Tutuklama gerekçelerinden biri, “yurt dışına kaçma şüphesi.” Oysa kendisi tatilde bulunduğu yurt dışından ifade vermek için hemen geldi. Havalimanında gözaltına alındı ve ters kelepçeli görüntüsü servis edildi. Ters kelepçe, direnen veya kaçmaya çalışan kişilere uygulanan istisnai bir uygulamadır. Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın belirttiğine göre ağır işkence sınıfına girer.

Diğer tutuklama gerekçesi ise “delilleri karartma ihtimali.” Fakat suç sayılan gösteri, internette herkesin izleyebileceği bir ortamda duruyor.

Ertesi gün mahkemeye çıkarıldı. Hakkındaki suçlama başlangıçta “dini değerleri aşağılamak” iken buna bir de “cumhurbaşkanına hakaret” suçlaması eklendi. Savcılık sorgusunda yaptığı espriler tek tek soruldu.

İşte komedyen Deniz Göktaş’ın savcılık ifadesinin tam metni.

Yukarıdaki kimlik bilgileri bana aittir ve doğrudur. Üzerime atılı suçlamayı anladım. Tarafıma okunan Güvenlik Şube Müdürlüğü Kamu Güvenliği Büro Amirliğinde müdafilerim huzurunda vermiş olduğum 02/07/2026 tarihli ifadem doğru olup, ben ifademi hür irademle, herhangi bir baskı altında kalmaksızın verdim.

Soruşturmaya konu, video paylaşımında bulunan görüntü benim 01/06/2026 tarihinde Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda yapmış olduğum gösteriye ait bir video paylaşımıdır. Bu videonun paylaşıldığı YouTube hesabı bana aittir, hesap benim tarafımdan kullanılmaktadır, paylaşımı da ben yaptım. Videoda yer alan konuşmalara dair metin gösteri öncesinde tarafımca hazırlanan bir metindir. Ben bu gösteriyi yaklaşık 3 yıldır yani 2023 yılından bu yana Türkiye’nin çeşitli illerinde yaptım. Tarafıma sormuş olduğunuz video içeriğinde yer alan gösteri ise 01/06/2026 tarihinde gerçekleştirdiğim son gösterinin video kaydıdır.

Ben tarafıma sormuş olduğunuz kısımda, sokağa çıkarken korktuğumdan bahsediyorum, ben psikoloji mezunu olduğum için toplumun korktuğu şeyleri mizahi yaklaşımla yaklaşılabilecek konulara çevirmeye çalışıyorum, tarafıma sormuş olduğunuz kısımda, sokakta bulunan canlı bomba olabilecek kişilerden toplumun korktuğunu düşündüğüm ve ben de benzer çekinceler taşıdığım için bunu mizahi bir dille gösterimde sergiledim. Canlı bombalar arasında oruç tutup tutmamak şeklinde ayrım olmasının sebebi; kelime oyunu amacıyla. Ben oruç tutan insanlar uzun süre aç ve susuz kaldıkları için daha gergin olacaklarını düşünerek böyle bir şaka yaptım.

Diktatör kelimesi siyasal bir tespittir, kamuoyunda da sıkça tartışılan bir konudur, benim herhangi bir hakaret veya aşağılama kastım bu söylemde bulunmamaktadır.

Cumhurbaşkanı hepimiz gibi kişisel gelişim videoları izlediğine ilişkin olarak yapılmış mizahi bir espridir. Bu söylemde herhangi bir aşağılama veya hakaret olduğunu düşünmüyorum.

Üst veri kutusu bölmesini yeniden boyutlandırmak için yukarı ve aşağı ok tuşlarını kullanın.

Psikoloji mezunu olduğum için ve Cumhurbaşkanının stresli bir görev yaptığını düşündüğüm için kendisinin terapisti olabileceğime yönelik olarak gerçekleştirilmiş mizahi bir paylaşımdır, bir aşağılama veya hakaret kastı bulunmamaktadır.

Bu söylemlerde, saçımın uzun olduğu dönemde insanların bana yönelik olumsuz önyargılı bakış açılarından bahsediyordum. Uzun saçlı halime bakan kişilerin ben bu tarz şeyler söylemesem de, söylediğimi varsaydıklarını, zaten şakanın içeriğinde belirtmiştim. Bu şakada çeviriden kasıt mealdir. Kitaptan kastedilen kutsal kitaplardır. 4. kitap olarak kastedilen ise Kuran-ı Kerim’dir. Benim bu şakada herhangi bir aşağılama kastım yoktur. Çeviriden kastım Kuran-ı Kerim’in mealine yönelik tartışmalar ile ilgilidir.

İnsanlar beni gördüklerinde dinden uzak bir insan olduğumu düşünüyorlar, ancak ben tarafıma okuduğunuz şekilde 4. kitabı sevdiğimi beyan ettim, bu söylemde 4. kitabın son kitap olduğuna yönelik teolojik espri amacım vardır, herhangi bir aşağılama kastım yoktur, ben benzer şakayı kelimesi kelimesine aynı şekilde 3 yıldır ülkenin farklı bölgelerinde stand-up gösterilerinde yapıyorum, yaklaşık 100.000 kişiye bu şakayı yapmışımdır ancak bu şakadan incinen birisini görmedim. Benim dini değerleri aşağılamak gibi bir kastım veya amacım bulunmamaktadır.

Ben bu söylemi zaten gösteride de açıklıyorum, daha önce yayınlanan ilk gösterimin prodüksiyonunun iyi olması için çok çalışmıştım. Bu sebeple prodüksiyonun iyi olması nedeniyle bu gösterinin prodüksiyonun büyük olmasından ötürü FETÖ projesi olarak söylemde bulunulmasına yönelik bir şakadır.

Burada ben haşema ile denize giren insanlara karşı deniz giren insanlara karşı ön eleştiride bulunuyorum, hatta söylemin tamamını incelerseniz, haşema ile denize giren insanlara karşı önyargılı olan insanları eleştiriyorum, söylemde “siktiğimin dalgıçları” diyerek seyirciyi ters köşeye düşürüyorum, söylemin başında seyirci benim haşema giyerek denize giren insanlar ile ilgili konuşacağımı sanıyor, ancak ben konuyu dalgıçlara getirerek seyirciyi kendi ön yargısı ile yüzleştirerek eleştirel bir gösteri sergiliyorum, zaten söylemin devamında da ‘Harbiye testi geçemediniz’ diyerek eleştirel bir gösteri sergiliyorum, kastımın seyircinin ön yargısını sergilemek olduğunu belli ettiğimi düşünüyorum.

Seküler büyütülen bir çocuğun kurbanda karşılaştığı zaman yaşadığına ilişkin bir espridir, bu söylemde herhangi bir aşağılama kastı bulunmamaktadır. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, benim dini değerleri, toplumun bir kesimini aşağılamak veya Cumhurbaşkanına hakaret etmek gibi bir kastım yoktur. Gösteride de öyle anlaşılabilecek veya o anlama gelebilecek bir söylem olduğunu düşünmüyorum. İfademe ekleyeceğim başkaca bir husus yoktur.”

Büyük zulüm

Deniz Göktaş, suçsuz iken en ağır hapis koşullarında tutuluyor. Kuyu tipi hapishane nedir? İstanbul Barosu, bu videoda ayrıntılı olarak anlatıyor.

Tüm bunların tek izahı; mizah ve sanat özgürlüğünü, ifade ve düşünce özgürlüğünü dile getirdiği için Deniz Göktaş’ın zulüm altında olmasıdır.

‘CHP’yi salın’

Deniz Göktaş’ın adliye işlemleri sırasında birdenbire Kemal Kılıçdaroğlu belirdi. Yanında, kendisi gibi kayyım olan Gürsel Tekin ve adamları vardı.

Önce basının ve Deniz’i desteklemeye gelen topluluğun içine girmek istediler. Fakat “Dışarı!”, “Hain!” sloganlarıyla buradan kovuldular. Jandarmanın arkasına sığınıp uzak bir yerde oturmak zorunda kaldılar.

Gerisini, Çorlu F Tipi Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde görüştüğü avukatlarına anlatan Deniz Göktaş’a bırakalım:

“Sabah Kemal Bey’in burada olduğu ve görüşmek istediği haberi geldi. Görüşmek istemediğimi söyledim. Sulh Cezaya çıkmadan önce emrivaki bir şekilde görüştük. Geçmiş olsun dedi, teşekkür ettim. Bir ihtiyacım olup olmadığını sordu, yok dedim. Aslında kendisiyle görüşmek istemediğimi söyledim. Madem geldiniz, milyonlarca gencin bir ricası var; lütfen CHP’yi salın dedim. Ben bunu söyledikten sonra başını salladı, sonra da gitti.”

Bunu yalanlama cüretini gösteren Butlancılar, Deniz Göktaş üzerinden rol çalmaya çalışsalar da bir kez daha rezil oldu.

son yazıları

Bilgi kayyımı, 21 yıllık öğretim üyesi Bülent Bilmez’i işten çıkardı
DSİP: Deniz Göktaş’a Özgürlük!
Kahkahanın suç mahali

ilginizi çekebilir

dersim-kitap-tanitimi-bulent-bilmez-sahin-cicek-cemal-tas-3-scaled
Bilgi kayyımı, 21 yıllık öğretim üyesi Bülent Bilmez’i işten çıkardı
650x344-son-dakika-gosterisinde-kuran-i-kerim-ile-dalga-gecmisti-sozde-komedyen-deniz-goktastan-piskin-savunma-1783072266285
DSİP: Deniz Göktaş’a Özgürlük!
35A7Y_914504
Kahkahanın suç mahali