Kadınları yoksullaştıran eşitsizliğe direneceğiz

Türkiye, Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) yayımladığı “2025 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu” sonuçlarına göre, toplumsal cinsiyet eşitliği bakımından 148 ülke arasında 135. sırada yer alıyor. 

Belli kesimlerce ısrarlı bir şekilde “Süresiz Nafaka” olarak dile getirilen, ancak Türk Medeni Kanunu’nda (TMK) “Yoksulluk Nafakası” olarak geçen 175. madde içerisindeki “süresiz” ifadesi bildiğimiz üzere Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından oy çokluğu ile (gerekçesi belirtilmeden) iptal edildi. 

Madde 175 bize ne diyor? “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.” Hemen arkasından gelen Madde 176’da ise nafakanın hangi şartlarda sonlandırılacağı belirtilir. Yani belli koşulların sonucunda bu nafaka ödemesi sona erer ve üstelik herhangi bir cinsiyetten de bahsedilmemektedir. 

Burada ilk olarak sorgulanması gereken şey, neden nafakayı ödeyenin genelde erkekler olduğudur. Ardından sorgulanması gereken kısım ise, esas mağdurun gerçekte kim olduğudur.

Çok ufak bir Google araması ile bile nafakayla ilgili yapılan araştırmaların sonuçlarına ulaşılabilir, detaylı olarak incelenebilir. 

Örneğin, Kadın Dayanışma Vakfı’nın “2024 Yoksulluk Nafakası Araştırması”nda yer alan bilgilerden bazıları ise şu şekilde: “İncelenen davaların yüzde 88,4 gibi önemli bir oranında şiddet iddiası bulunmakta. Dosyaların dava masraflarının yüzde 29,03’ü kadınlar; yüzde 27,10’u ise erkekler tarafından ödenmiş. Mahkeme masrafları genellikle bağlanan nafaka miktarlarına oranla yüksek. İşsiz kadınların oranı yüzde 48, erkeklerde bu oran sadece yüzde 9. Kadınların yüzde 47’si herhangi bir gelire sahip değil. Yoksulluk nafakası miktarlarının yüzde 36’sı en fazla aylık 500 TL, yüzde 69’u en fazla aylık 1000 TL. Nafakaların yüzde 44’ü nafaka yükümlüleri tarafından ödenmemiş.”

Ayrıca Türkiye, Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) yayımladığı “2025 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu” sonuçlarına göre, toplumsal cinsiyet eşitliği bakımından 148 ülke arasında 135. sırada yer alıyor. 

“Kadınların eğitime, iş hayatına katılımı engelleniyor, kadın istihdamı yetersiz, kadınlar aynı iş için erkeklerle aynı maaşı almıyor, kadınlar ev içine hapsedilmek isteniyor, kadınlar aile içi şiddete mahkum ediliyor, bu yasalar erkek yasaları/erkekleri koruyor” söylemlerinin kadınların yaşam deneyiminin, gündelik hayatının gerçekleri olduğunu görmemek için ya Türkiye’de yaşamıyor olmak gerek ya da bunları bilinçli biçimde görmezden gelmek. 

Nafaka haktır, engellenemez. Ama esas hak olan, kadınları yoksullaştıran bu eşitsizliğin ortadan kaldırılmasıdır.

son yazıları

Sanatçının duruşu ve günümüz gerçekleri
AKP öğretmene dokunma!
Almanya'da kampanya: 4 Temmuz'da hep birlikte, faşizme karşı Erfurt'a!

ilginizi çekebilir

1767946996_f4afedd0a987fc5a04f8
Sanatçının duruşu ve günümüz gerçekleri
ogretmenler_ankarada-1-750x375
AKP öğretmene dokunma!
WhatsApp Image 2026-06-25 at 16.32
Almanya'da kampanya: 4 Temmuz'da hep birlikte, faşizme karşı Erfurt'a!