Macaristanlılar aşırı sağcı Viktor Orbán’ın düşüşünü coşkuyla karşılıyor – Sırada ne var?

Umut, bu zaferin verdiği güvenle, Macaristan’daki sıradan insanların örgütlenip resmi siyasetin sunduklarından çok daha fazlasını talep etmelerinde yatıyor.

Aşırı sağcı Başbakan Viktor Orbán’ın Pazar günü yapılan parlamento seçimlerinde yenilgiyi kabul etmesinin ardından milyonlarca Macar sevinç çığlıkları atıyor.

Pazar gecesi oy sayımı hâlâ devam ediyordu. Ancak aşırı sağcı Fidesz partisinin çoğunluğunu kaybettiği ve ikinci sıraya gerilediği belliydi.

Eski Fidesz politikacısı Péter Magyar’ın liderliğindeki Tisza partisi, birdenbire birinci sıraya yükseldi.

Orbán’ın yenilgisi, ABD’deki Donald Trump, İngiltere’deki Nigel Farage ve İsrail’deki Benjamin Netanyahu için bir darbe niteliğinde; aynı zamanda uluslararası aşırı sağın Macaristan’da bir diktatörlük kurma hayallerini de suya düşürdü. ABD başkan yardımcısı JD Vance ve dışişleri bakanı Marco Rubio, Orbán’ın kampanyasına destek vermek için Macaristan’ı ziyaret etmişti.

Orbán, 2010’dan beri Macaristan’ı yönetiyor. Bu 16 yıl, otoriter baskılar, göçmenlere karşı acımasız ırkçılık, devlet destekli antisemitist komplo teorileri ve LGBT+’lar ile kadınların haklarına karşı yasalarla geçti.

İşçi sınıfını vuran neoliberal politikalar ve her düzeyde yaygın yolsuzluklar arasında eşitsizlik arttı.

Bu dönem boyunca Fidesz’in sadık bir üyesi olan Magyar, kendini siyasetin daha liberal bir yüzü olarak yeniden keşfetti.

Geleneksel bir muhafazakar parti olan Fidesz, 2007-2008 küresel finans krizinden sonra daha da sağcılarak radikalleşti.

Parti, tüm kilit kurumlara kendi adamlarını yerleştirerek daha otoriter bir anayasa getirmesine olanak tanıyan üçte iki çoğunluğu elde etti.

“Ulusal İşbirliği Sistemi” olarak bilinen bu rejimde, Fidesz, devlet ve özel sermaye arasında yakın bağlar kuruldu ve yolsuzluk yaygınlaştı.

Macaristan’ın en büyük enerji devi MOL’u ele alalım. Şirketin yüzde 10’u, Orbán’ın siyasi direktörü Balázs Orbán tarafından kontrol edilen ve Fidesz’e yakın bir “akademik kurum” olan Mathias Corvinus Collegium Vakfı’na aittir.

Macaristan’ın sağa kayışı

Aşırı sağ, ağır borçlu orta sınıfı yerle bir eden 2007-2008 finansal krizinden bu yana Macaristan siyasetini domine etti.

Faşist Jobbik partisi, Yahudileri ve Romanları suçlayarak büyüdü. Serbest piyasa politikalarından pek bir fayda görmemiş kırsal kesimdeki yoksullar ve gençler gibi toplumun diğer kesimlerini de arkasına çekti.

Jobbik, -şu anda resmi olarak yasaklanmış olan- paramiliter Macar Muhafızları’nı kurdu.

Fidesz, İşçi Partisi benzeri MSZP’nin skandallarla dolu iktidarı sona erdikten sonra 2010’da seçildi. “Geleneksel aileyi” savunan yasalar çıkardı, Romanları hedef aldı ve Jobbik’in yükselişine onu taklit etmeye çalışarak yanıt verdi.

2015’teki mülteci krizi, yani binlerce Suriyelinin savaştan kaçmasıyla siyaset daha da sağa kaydı.

Buna karşılık, dönemin Almanya başbakanı Angela Merkel ve Avrupa Birliği (AB), üye ülkelere mültecilerin yerleştirilmesi için bir kota getirdi.

Fidesz, Alman çokuluslu şirketlerine ve yatırımlarına dayanan Macar kapitalizmine zarar vereceği için AB’den ayrılmaya her zaman karşıydı.

Ancak mülteci kotaları konusunda tavır alarak halkın öfkesini ırkçı bir yöne yönlendirmeye çalıştı.

Orbán hükümeti, Sırbistan sınırına bir çit inşa etti ve 2016’da kotalarla ilgili ırkçı bir referandum düzenledi.

Bir ırkçılık biçimi büyüdüğünde, diğerleri de gelişir. Fidesz, “Hıristiyan Avrupa”nın savunucusu gibi görünmek için İslamofobiyi kullanmaya başladı ve finansçı George Soros hakkında antisemitist komplo teorileri yaydı.

Orbán, “En büyük tehlike, güneyden milyonlarca göçmenin gelmesi tehdididir. Avrupalı liderler, milyarder bir spekülatörle birlikte, sınırlarımızı savunmak yerine göçmenleri kabul etmek istiyor” dedi.

2018 ve 2022 seçimlerinde Fidesz, Jobbik’e oy verenlerin desteğini almayı başardı ve o zamandan beri Jobbik geriledi.

Ancak Orbán’ın AB dışından gelen göçü kısıtlaması, Macar işgücünü daralttı.

Alman çokuluslu şirketler, işgücü sıkıntısına çözüm bulunmasını talep etti. Bunun üzerine Orbán, 2018’de yaygın olarak “köle işçi yasası” olarak bilinen bir dizi neoliberal işgücü piyasası reformunu yürürlüğe koydu.

Ancak reformlar militan protestolara yol açtı ve Fidesz’in kendi seçmen tabanının bazı kesimlerini de etkiledi. O zamandan beri, devam eden işgücü sıkıntısına yanıt olarak Macaristan, göçmen işçi sayısını artırmak zorunda kaldı.

Magyar, hükümetin Macarlar için iş yaratmaya odaklanması gerektiğini söyleyerek Orbán’a sağ kanattan saldırdı. Trump ve Farage’ı anımsatan bir üslupla, Filipinli “misafir işçilerin” bir hayvanat bahçesindeki ördekleri ve akvaryum balıklarını yediğini iddia etti.

Tisza manifestosu, güney sınır çitini koruyacağını ve AB’nin göç paktını reddedeceğini belirtti.

Péter Magyar’ın Yükselişi

Magyar, Fidesz’in birkaç ağır topunu deviren bir skandal sırasında kendini muhalefet lideri olarak yeniden keşfetti.

2024’te, Fidesz’li siyasetçi Katalin Novák, çocuk cinsel istismarı skandalına karışan bir adamı affettiği için cumhurbaşkanlığı görevinden istifa etmek zorunda kaldı.

Macaristan parlamentosunun kendi saflarından seçtiği cumhurbaşkanlığı, büyük ölçüde törensel bir görevdir.

Daha önce 2020-2021 yılları arasında aile bakanlığı görevini yürüten Novák, rejimin cinsiyetçiliğini, homofobisini ve transfobisini ön plana çıkaran isimlerden biriydi. Fidesz, eşcinsel çiftlerin çocuk evlat edinmesini zorlaştırdı ve trans+ kişilerin isim ve cinsiyetlerinin resmi belgelerde tanınmasını yasakladı.

2021’de Fidesz, çocuklara eşcinselliği veya cinsiyet değiştirmeyi “yayınlayan veya tasvir eden” her şeyi yasaklayan “Çocuk Koruma Yasası”nı kabul ettirdi.

Yasa, sağ kanadın her zamanki “çocukları korumak” yalanı altında LGBT+’lara yönelik doğrudan bir saldırıydı.

Orbán’ın önemli müttefiklerinden Novák, 2 Şubat 2024’te Endre Kónya’yı affettiği haberi ortaya çıktığında “bir hata yaptığını” iddia etti.

Budapeşte yakınlarındaki Bicske’de bulunan Kossuth Zsuzsa Çocuk Yurdu’nun müdür yardımcısı, eski patronunun işlediği korkunç suçları örtbas etmişti.

Şu anda hapiste olan János Vásárhelyi, 2004 ile 2016 yılları arasında en az on çocuğa cinsel istismarda bulunmuştu. Kónya, bir çocuğa şikayetini geri çekmesi için tehdit ve şantajda bulunmuş ve suçlarından dolayı üç yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

İstifa etmek zorunda kalan tek kişi Novák değildi. Adalet Bakanı Judit Varga (Magyar’ın eski eşi), Kónya’nın affını onaylamıştı.

Piskopos Zoltán Balog, Macar Reform Kilisesi’nin liderliğinden istifa etti. Eski bir Fidesz bakanı ve Novák’ın siyasi akıl hocası olan Balog, liderliğini yaptığı kiliseyle olan aile bağları nedeniyle Kónya’nın affedilmesi için baskı yapmıştı.

Skandal, Fidesz’i sarsmış ve “çocukları koruma” konusundaki ikiyüzlülüğünü ortaya koymuştu.

10 Şubat’ta Magyar, tüm kamu görevlerinden istifa ettiğini açıkladı ve Fidesz’in önde gelen isimlerine saldırmaya başladı.

16 Şubat’ta, ünlüler ve kamuoyunda tanınan isimlerin çağrısı üzerine on binlerce kişi Budapeşte’deki Kahramanlar Meydanı’na akın etti.

Mart ayında Magyar, Fidesz hükümetinin en üst kademelerindeki yolsuzluğu ortaya koyan bir ses kaydı yayınladı. Kayıtta Judit Varga’nın, devlet yetkililerinin yolsuzluk yaptıklarına dair kanıtları örtbas etmek için mahkeme kayıtlarını nasıl manipüle ettiklerini anlattığı duyuluyordu.

6 Nisan’a gelindiğinde, eski Fidesz partisi kadrosu üyesi Magyar, Kossuth Meydanı’nda on binlerce kişinin katıldığı bir miting düzenledi.

Birkaç gün sonra, 2020’de Fidesz’den ayrılan ve o zamandan beri faaliyette olmayan Tisza partisinden aday olacağını açıkladı.

Tisza, Orbán rejiminin yerine neyi getirmek istiyor?

Üst düzey pozisyonlar için adı geçen isimler, Tisza’nın nasıl yönetmek istediğine dair bir fikir veriyor.

Partinin en güçlü ikinci ismi Zoltán Tarr, önceliğin “iyi yöneticiler” bulmak olduğunu söyledi. “Çoğunlukla iş dünyasından isimler arıyoruz çünkü belirli kurallarımız var,” diye açıkladı.

“Belirli bir hükümet ‘yükü’ olan kişilerle çalışamayız. Ve bu, bizim için olasılıkları gerçekten sınırlıyor.”

Bu, yeni hükümeti Macar kapitalizmini yeniden ayağa kaldırmaya çalışacak şirket yöneticileriyle doldurmak anlamına geliyor.

Bunlardan biri, dışişleri bakanı olarak adı geçen Anita Orbán. 2010 ile 2015 yılları arasında üst düzey bir memur olan Orbán, daha sonra Vodafone grubunun halkla ilişkiler direktörü ve Çek kimya devi Draslovka’nın yönetim kurulu başkanı oldu.

Enerji bakanlığını yönetmek için Shell’in küresel başkan yardımcısı István Kapitány’dan daha uygun bir isim olabilir mi?

Maliye bakanlığı koltuğuna ise Erste finans grubunda çalışan bankacı András Kármán’ın getirileceği söyleniyor.

Bu ay itibarıyla AB, 19 milyar avroya varan fonu dondurdu. Avrupa Komisyonu, hükümetin sistematik yolsuzluk ve “hukukun üstünlüğü ihlalleriyle” mücadele etmediğini belirtiyor.

Avrupa liderleri, Orbán’ın Batı’nın Ukrayna’daki savaş çabalarını desteklememesi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i övmesinden dolayı öfkeli.

Tisza’nın Macar kapitalizminin içinden çıktığı bunalımla başa çıkma stratejisi, liberal kapitalist düzenin kurallarına daha sıkı bağlı kalmak.

Magyar, geçen yıl rekor seviyeye çıkarak 11 milyar Euro’ya ulaşan Macaristan’ın yüksek borç servisi maliyetini düşürme sözü verdi. Bunu, “yatırımcı güvenini yeniden tesis ederek” ve daha iyi ilişkiler yoluyla AB fonlarından yararlanarak yapmak istiyor.

Tisza, devletin bütçe açığını GSYİH’nin yüzde 3’ünün altına indirmesini gerektirecek olan Euro’ya geçiş konusunda istişarelere başlayacağını söylüyor.

Tüm bunlar, işçi sınıfını vuracak ve aşırı sağın beslenme kaynağı olacak neoliberal politikaların reçetesidir.

Orbán’ın düşüşünü alkışlıyoruz; ancak Macaristan’daki aşırı sağ sadece geriledi, ortadan kalkmadı.

Umut, bu zaferin verdiği güvenle, Macaristan’daki sıradan insanların örgütlenip resmi siyasetin sunduklarından çok daha fazlasını talep etmelerinde yatıyor.

Tomáš Tengely-Evans

(Socialist Worker)

son yazıları

Kral çıplak
Bağımsız Maden-İş: Sendikal faaliyetler engellenemez
Aile boyu film festivali: 45. İFF

ilginizi çekebilir

komedyen-kadinlar-inisiyatifi-komedyen-tuba-ulu-serbest-birakilsin
Kral çıplak
Basaran-Aksuya-destek-veren-sendikaci-Dogukan-Akan-da-tutuklandi
Bağımsız Maden-İş: Sendikal faaliyetler engellenemez
44-IFF-Saykoterapi-Atlas-FatihYilmaz-20250413-36-4cd74cfc4bed41bbb06e621e898b2eb6-scaled
Aile boyu film festivali: 45. İFF