Filistinli tutsaklar onurumuzdur

Küresel intifadayı büyütmek, Filistin’i konuşmaktan asla ama asla vazgeçmemek, soykırımı unutturmamak, soykırım suçlularını sürekli teşhir etmek ve sürekli hareket halinde olmak soykırımı durdurmanın ilk adım.

Filistin’e Özgürlük Platformunun İzmir’de Hak ve Adalet Vakfının toplantı salonunda düzenlediği; DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ve Filistinli aktivist ile BDS Türkiye (İsrail’e Karşı Boykot Girişimi) gönüllüsü Nicola Saafin’in konuşmacı oldukları “Filistin, İran, Lübnan; Trump ve Netanyahu neyi hedefliyor?” başlıklı panel 4 Nisan Cumartesi günü gerçekleşti.

Panel sonrasında Çankaya’da toplanan aktivistler; “İdama hayır, tutsaklara özgürlük”, “Netanyahu hesap ver bugün kaç çocuk öldürdün”, “Her yer Gazze her yer direniş”, ” İran direniyor, Lübnan direniyor, Filistin direniyor, Küba direniyor”, “Emperyalizm yenilecek direnen halklar kazanacak”, “Yaşasın küresel intifada” sloganlarıyla Konak Meydanı’na yürüdüler. Eski Sümerbank önünde önce Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu bir konuşma yaparak tüm İzmirlileri Ortadoğu halklarıyla dayanışmaya çağırdı. Ardından Filistin’e Özgürlük Platformu aktivisti Bayram Mert, Filistinli Şair Mahmud Derviş’in ‘Defolun’ adlı şiirini okudu. Ve yine Platformun aktivistlerinden akademisyen Ferhat Kentel basın açıklamasını okudu. Basın metninde şu vurgular yer alıyordu: 

“Bugün her şeyden önce işgal devleti İsrail’in soykırım girişiminin yeni bir evresi olan yeni kararını protesto etmek için buradayız. İsrail Parlamentosu, İsrail zindanlarındaki Filistinli tutsakların idam edilmesi için önerilen yasal düzenlemeyi kabul etti. Yasaya göre savcılığın talepte bulunmasına gerek olmadan idam cezası verilebilecek ve idam kararının alınması için oy birliği şartı aranmayacak. Bu öyle bir katliam yasası ki Filistinli mahkumlara ölüm cezası verilmesi halinde, af ve temyiz yolu kapanacak.

Bu korsan devlet, bu yerleşimci sömürgeci dehşetini hayata geçiren işgalcilerin tek bir çocuğu daha öldürmesine karşı tüm dünyada ayağa kalkmalıyız.

Bunun iki yolu var sevgili Filistin dostları: Birisi küresel intifada. Geçen hafta sonu ABD’de Trump’a karşı sokaklara çıkan yaklaşık 8 milyon kişinin arasında binlerce Filistin dostu yer alıyordu. 

Geçtiğimiz haftada Londra’da sokaklara çıkan ırkçılık karşıtı on binlerce insan aynı zamanda Filistin’le dayanışmak için de meydanları dolduran aktivistlerdi.

Küresel intifadayı büyütmek, Filistin’i konuşmaktan asla ama asla vazgeçmemek, soykırımı unutturmamak, soykırım suçlularını sürekli teşhir etmek ve sürekli hareket halinde olmak soykırımı durdurmanın ilk adımı. Gazze’de süren onurlu direnişe her yerde, tüm dünyada destek olmak zorundayız.

İkinci olarak ise her yerde İsrail’le işbirliği içinde olanları, ikili anlaşmaları sürdürenleri, ticareti sürdürenleri teşhir etmek zorundayız. Bu yüzden şu anda 3500 imza topladığımız ‘İsrail’i tanıma/Tam ambargo uygula’ kampanyamızı büyüteceğiz, geliştireceğiz. 

İsrail, tecrit edilmelidir.

Yalnız bırakılmalıdır.

Tüm yetkililerinin yargılanması için her düzeyde boykot edilmelidir.

Ne bir dünya kupasında ne bir konserde ne de bir şarkı yarışmasında İsrail yer alabilir. İsrail devleti politika alanından, kültür alanından, uluslararası ilişkiler alanından, spor dünyasından dışlanmalıdır. Bir turnuvada İsrail sporcularıyla el sıkışmamak yetmez, İsrail takımlarının o turnuvalara kabul edilmemesi, kabul ediliyorsa protesto edilmesi gerekir. 

Türkiye’de iktidar İsrail’i her düzeyde boykot etmelidir. Tanımamalıdır. Azerbaycan petrolü Türkiye üzerinden bu soykırımcı devlete akıtılmamalıdır. İsrail’in olduğu hiçbir zeminde olunmamalıdır. Haziran ayındaki Dünya Kupası’nda İsrail olacaksa Türkiye olmamalıdır. Bu çocuk katilleri meşrulaştırılmamalıdır.

Türkiye tam da bu nedenle Trump gibi bir maço-çocuk istismarcısı-milyarder-zenginsever-ırkçı ve iklim inkarcısı bir emperyalistin hiçbir planının parçası olmamalıdır.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırganlığının hemen durdurulmasını istediğimizi, İsrail’in bölgede uyguladığı dehşete ABD’nin katılmasıyla İran’ın ve Lübnan’ın yakılıp yıkılmasına karşı mücadele edeceğimizi de ifade etmek istiyoruz.

Herkesi ABD ve İsrail’e karşı Gazze’nin, İran’ın, Lübnan’ın yanında olmaya çağırıyoruz.

İktidara da şu çağrıyı yapıyoruz: Türkiye, ABD ile kurduğu tüm askeri işbirliğine son vermeli, bombalanan İran halkının yanında olmalı, NATO’dan ayrılmalı ve ABD üslerini hemen kapatmalıdır.

Türkiye ayrıca Trump’ın Gazze Planı’nın bir parçası asla olmamalıdır.”

son yazıları

Diren İran, diren Filistin
Açız aç!
Çözüm sürecini sabote etmeyin

ilginizi çekebilir

190e1a-20241006-protesters-march-to-show-support-for-palestine-04-2000
Diren İran, diren Filistin
aclik-2
Açız aç!
3
Çözüm sürecini sabote etmeyin