Çankaya’da yaşam savunucularına saldırı yargıya taşındı

Çankaya Belediyesi’nin “Hesap Veriyoruz” etkinliğinde darp edilen yaşam savunucuları, Ankara Adliyesi’nde suç duyurusunda bulundu. Basın açıklamasında saldırının nasıl başladığı, nasıl sürdüğü ve kimlerin sorumlu tutulduğu tek tek anlatıldı.

Çankaya Belediyesi’nin 31 Mart 2026’da düzenlediği “Hesap Veriyoruz” etkinliğinde, belediye barınaklarında öldürülen köpeklerin hesabını sormak isteyen yaşam savunucularına saldırıldı. Saldırının ardından bugün Ankara Adliyesi’ne gelen yaşam savunucuları, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu. Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi adına konuşan yaşam savunucusu ve oyuncu Güliz Gündüz ile adliye önünde okunan basın metni, yaşananları adım adım ortaya koydu.

Suç duyurusu öncesinde konuşan Güliz Gündüz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’e doğrudan seslendi. Bir gün önce bir ödül töreninde, birkaç ay önce de bir tiyatro oyununda aynı salonda bulunduklarını hatırlatan Gündüz şöyle dedi:

“Dişlerimiz sıkılı, etkinliğe zarar gelmesin diye olay çıkarmamak için kendimizi zor tuttuk. Buradan uyarıyoruz artık; hayvanları öldürmeye ve hapsetmeye devam ederlerse, o salondan da sesler yükselecek. Bir an önce bu toplamalara son verin.”

31 Mart’ta neler yaşandı?

Yaşam savunucuları, Çankaya Belediyesi’nin çağrısıyla düzenlenen etkinliğe, katliam yasasının ardından toplatılan, öldürülen ve barınaklara kapatılan köpeklerle ilgili açıklama istemek için gitti. Etkinliğin adı “Hesap Veriyoruz”du. Onlar da doğrudan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’e bu hesabı sormak istedi.

Gerilim daha alana girilmeden başladı. Polisler, yaşam savunucularına içeride zabıtanın yetkili olduğunu söyledi. Grup alana adım attıktan sonra ise ellerinde Çankaya ve CHP bayrakları taşıyan, tamamen erkeklerden oluşan bir topluluk tarafından çevrelendi. Bu grup, alan içinde nereye gitseler peşlerinden geldi, önlerini kesti ve etraflarında abluka kurdu.

Saldırı, Hüseyin Can Güner kürsüye çıktığı anda başladı. Yaşam savunucuları pankartlarını ve dövizlerini açarak toplatılan ve öldürülen köpeklerle ilgili seslerini duyurmak istedi. Ancak pankartın açılmasına bile fırsat verilmedi. Etraflarını saran grup doğrudan üzerlerine yürüdü, bayrak sopalarıyla vurdu. Çevik kuvvet araya girip yaşam savunucularını alanın dışına doğru sürmeye başladığında da şiddet durmadı. Saldırganlardan bazıları dışarıya kadar takip ederek darp etmeyi sürdürdü.

Yaralananlar oldu, eşyalar alındı

Adliye önünde yapılan basın açıklamasında, saldırıya katılanlar arasında sonradan Vedat Karahan olduğu öğrenilen ve belediye çalışanı olduğu söylenen bir kişinin de bulunduğu belirtildi. Kimliği henüz saptanamayan başka kişilerin de aktivistleri fiziksel şiddetle darp ettiği, saldırı sonucu yaralanmalar yaşandığı kaydedildi. Döviz, megafon ve pankart gibi malzemelerin de aynı kişiler tarafından alındığı belirtildi.

Yaşam savunucuları, bütün bu anların kamera kayıtlarıyla tespit edildiğini söyledi.

Sorumluluk çağrısı belediye yönetimine yöneltildi

Açıklamada yalnızca saldırıyı fiilen gerçekleştiren kişiler değil, siyasi ve idari sorumluluk taşıyan isimler de hedef alındı. “Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner bu saldırıdan sorumlu değil mi? Böyle mi hesap veriyorsun?” diye soruldu.

Yapılan açıklamada, Hüseyin Can Güner’in sokakta yaşayan köpekler konusunda iktidarla aynı dili kullandığı, belediye tarafından gerçekleştirilen toplamalarda ölen köpekler belgelenmişken bunları ‘algı operasyonu’ diye nitelediği, belediye önünde yapılan protestolarda yaşam hakkı savunucularına polis saldırırken sessiz kaldığı ve etkinlikte şiddet uygulayan çalışanlar hakkında tek bir işlem yapmadığı belirtildi.

Özgür Özel’e açık çağrı yapıldı

Öte yandan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e de doğrudan seslenildi. Açıklamada, “Yasa çıktığında uygulamayacağız diye söz vermesine rağmen Ankara’nın dört bir yanında CHP’ye bağlı belediyelerin yaptığı katliamlarla ilgili bugüne kadar tek bir söz etti mi?” sorusu soruldu. Ankara Büyükşehir Belediyesi Barınağı’nda 17 bin 790 köpeğin doğal yollarla öldüğünün söylenmesine dikkat çekildi ve “Bu rakamın bir katliamın sonucu olabileceği aklınıza gelmedi mi?” denildi.

Yaşam savunucuları, özür talep etmediklerini de özellikle vurguladı ve “Biz özür istemiyoruz, katliamların durmasını istiyoruz” dedi. Öte yandan, AKP-MHP tarafından çıkarılan yasanın CHP’li belediyeler tarafından da aynı iştahla uygulandığı ifade edildi.

CHP’li belediyelere dönük antidemokratik baskılar

Basın açıklamasında, CHP’li belediyelere dönük antidemokratik baskıların farkında olunduğu da vurgulandı. Yaşam savunucuları, bu baskılara karşı yapılan eylemlere birçoğunun katıldığını; ancak bunun, sokaklarda ve barınaklarda yaşanan hayvan ölümleri karşısında sessiz kalacakları anlamına gelmediğini açıkça dile getirdi.

“Kurtuluş yok tek başına” sözünde samimiyet çağrısı

Basın açıklamasında, Özgür Özel’in sık kullandığı “Kurtuluş yok tek başına” sloganına da doğrudan gönderme yapıldı. Yaşam savunucuları, bu sözde samimiyet varsa belediyelerin hayvanlara yönelik şiddeti açıkça engellemesi, belediye önünde saldıranları kınaması ve haklarında disiplin süreci başlatması gerektiğini söyledi. Ayrıca, gerçekten her kesimin sesi olunacaksa yaşam hakkı savunucularının da Meclis’te grup toplantısına çağrılması gerektiği ifade edildi.

25 Nisan’da büyük buluşma

Mücadelenin süreceği belirtilirken, 25 Nisan Cumartesi günü Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen aktivistlerle Ankara’da yeniden buluşulacağı duyuruldu. Saat 16.00’da Kolej Metrosu önünde toplanılacağı, ardından Sakarya Meydanı’na yürüneceği açıklandı. Açıklama, “Kurtuluş yok tek başına, ya tüm türler ya hiçbirimiz!” sözleriyle sona erdi.

Ankara Barosu’ndan seçim mesajı

Adliye önünde daha sonra söz alan Ankara Barosu Hayvan Hakları Merkezi’nden Avukat Tuğba Gürsoy da belediye yönetimine sert tepki gösterdi. Gürsoy, hayvanların yaşadığı şiddete karşı durmaya çalıştıklarında defalarca belediye çalışanları, zabıtalar ve kolluk güçleri tarafından şiddete uğradıklarını söyledi.

Gürsoy, Hüseyin Can Güner’in belediye başkanı olmadan önce verdiği “Hayvanların yaşam hakkını sonuna kadar savunacağım ve baromuzun hayvan hakları merkeziyle işbirliğiyle ne gerekiyorsa yapacağım” sözünü hatırlattı. Ancak Ankara Barosu Hayvan Hakları Merkezi olarak iki yıldır bir kez bile randevu alamadıklarını, sosyal medya hesaplarından engellendiklerini ve karşılarına çıkan arkadaşlarına “Merkezinize randevu vermeyeceğim” denildiğini anlattı.

Gürsoy, yaklaşan baro seçimlerine de doğrudan değinerek şu mesajı verdi:

“Önümüzde baro seçimleri var. Her listeden CHP’ye, belediyeye yakın adaylar var. Buradan hayvan haklarını savunan avukatlar olarak sesleniyoruz; Çankaya Belediyesi’nin bu tutumuna karşı durmayan hiçbir avukatın ve baro başkanı adayının arkasında durmayacağız.”

Haber: Ali Isıyel

Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

son yazıları

Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi: Suç duyurusunda bulunuyoruz, hesap soruyoruz!
Yaşatacağız Platformu: “Barınaklarınız kan kokuyor” diye boşuna haykırmıyoruz
"İşveren bizlere sefalet ücretini reva gördü"

ilginizi çekebilir

hyöweb
Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi: Suç duyurusunda bulunuyoruz, hesap soruyoruz!
aym-sokaktaki-hayvanlarla-ilgili-duzenlemenin-iptalini-gorusecek (1)
Yaşatacağız Platformu: “Barınaklarınız kan kokuyor” diye boşuna haykırmıyoruz
photo_5949500337964125244_y
"İşveren bizlere sefalet ücretini reva gördü"