Vahşi sömürünün hüküm sürdüğü Antep tekstil fabrikalarına sendikayı sokmak isteyen Mehmet Türkmen ve arkadaşları, patronlardan yana tutum alan devlet görevlilerinin durmadan hışmına uğradı.
Gaziantep’te Şireci’ye bağlı Sırma Halı fabrikasında çalışan 400 işçi, yaklaşık üç aydır maaşlarını alamadıklarını ve zamlı ücretlerinin ödenmediğini, üstelik ücretlerinin sürekli geç yatırıldığını belirterek 9 Mart’ta iş bırakma eylemi başlatmıştı.
Fiili grevdeki işçilere destek için fabrikaya giden Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen burada yaptığı konuşmada şunları söylemişti:
“Bu ülkeyi, bu kenti yönetenler ve onlarla iş birliği yapan patronlar, ramazan başından beri hayırseverlikleri ile övünüyorlar. Ülkeyi yönetenler, her gün yoksulların yer sofralarında oturma pozu veriyorlar. Onları Sırma Halı işçilerinin sofralarına çağırıyoruz. O sofralara oturanlar, işçiyi kuru ekmeğe muhtaç edenlerdir. İşçiler aylardır maaşlarını düzenli alamıyorlar. Fazlasını değil, sadece maaşlarının zamanında yatırılmasını istiyorlar. Karşılığında tehdit mesajları alıyorlar. İşçiler bir gün fatura ödemese üstüne faiz geliyor ama işçiye geç ödenen para aynı para. Bu ülkeyi var edenler, sırtında taşıyanlar, fabrikalarda çalışan işçilerdir.
Haksızlığa karşı sesini duyurmak için toplanıyor, ama etrafında yüzlerce polis oluyor. Neden işçiler basın açıklaması veya yürüyüş yapmak istediğinde, önüne bu kadar polis diziliyor? Barikatları işçilere değil, patronlara kurun. Bu öfke birikiyor. Bu adaletsizliğe her gün yenilerini ekleyerek, işçilerin yüreğinde öfke ve isyan biriktiriyorsunuz. Yapmayın, altında kalırsınız. İşçinin mesai ve zam farklarını bir an önce ödeyin. İşçileri tehdit etmekten vazgeçin. İşçileri insan yerine koymayı öğrenin.”
Bu sözler suç sayıldı ve Mehmet Türkmen “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” etme ithamıyla 17 Mart’ta tutuklandı.
Evrensel gazetesinin aktardığına Türkmen, tutuklama kararına şu sözlerle tepki gösterdi:
“Tutuklayın, belki böyle adaleti sağlarsınız. Neyi çözecekseniz? Böyle her şey prosedüre uygunmuş gibi. Bundan sonra bir patron şikayet ettiğinde direkt alıp cezaevine götürün. […] Patronun kararı neyse onu uygulayın direkt. Şu memlekette her yıl on tane işçi ölüyor fabrikalarda, kolları elleri kopuyor. Bir tane patron ifade bile vermiyor ama bir sendikacı bunu dile getirdiği için patronun şikayetiyle tutuklanıyor. Sonra da bu ülkede adalet var. Hadi oradan! Bu kenti patronlar yönetiyor, bu kentin savcıları, yargıçları da bir kere daha patronların emriyle hareket ettiğini kanıtladı. […] Sadece bu ülkede adalet yok dediğim için tutuklandım.”
BİRTEK-SEN ise , “Katilleri, hırsızları, işçiyi öldürenleri yargılamayanlar Genel Başkanımız Mehmet Türkmen’i mahkeme çıkışında kelepçe ile götürdü” diyerek serbest bırakılmasını istedi.
Sendikacı Türkmen işçilerin haklarını savunduğu için hapiste. Üstelik bu ilk tutuklanması da değil. Bu sırada Antep’teki tekstil fabrikalarında iş kazaları ve cinayetleri, düşük ücretle çalıştırma ve ücretleri bile ödemeye yaşanan patronların keyfi baskıları hüküm sürüyor. Sendikal örgütlenme, anayasal bir hak. Fakat bu hak, baskıyla engelleniyor. Bunun sonucu gerek Antep tekstil fabrikalarında gerekse özel sektörde çalışan milyonlarca işçi sendikasız dolayısıyla hak arama imkanında yoksun bırakılıyor.
Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun (ITUC) yayımladığı 2025 Küresel Haklar Endeksi raporuna göre Türkiye, sendikal baskılar, toplu pazarlık engelleri ve grev yasakları nedeniyle “en kötü 10 ülke” arasında. Bunun karşılığı düşük ücret dayatması, işten çıkarmalar, hak gaspları, işçi sınıfının yoksulluğa mahkum edilmesidir.
BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen derhal serbest bırakılmalı.