19 Mart’ın birinci yıldönümü: Yılgınlığa yer yok

Geniş kitleler bu davanın hukuki değil siyasi olduğunu düşünerek rejimin baskılarına karşı çıkıyor.

İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı, birçok kamu görevlisi ve siyasetçiyle birlikte yaklaşık bir yıldır hapiste. Bu dava hukuki değil siyasidir. İktidardaki partinin ikinci konuma düşünce birinci konuma yükselen rakibini baskıyla elimine etme girişimidir.

Önce diplomaya sonra kendisine saldırı

İstanbul’da yerel seçimleri üç kez kazanan CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diploması 18 Mart 2025 günü İstanbul Üniversitesi yönetimi tarafından iptal edildi. Böylece cumhurbaşkanlığına adaylığı da engellenmiş oldu. Ertesi gün, 19 Mart’ta ise gözaltına alındı. Ve bir kaç gün sonra tutuklanarak Silivri hapishanesi konuldu.

Dev protesto dalgası

Başta yolsuzluk ve rüşvet çetesi suçlamasının yanı sıra, CHP-HDP kent ittifakı sebebiyle terörizme destekle de suçlanmıştı. Fakat 19 Mart günü İstanbul Üniversitesi’nde toplanan, çeşitli okullardan öğrencilerin polis barikatını aşıp Saraçhane’deki belediye binasına yürümesiyle birlikte son yılların en büyük protesto dalgası başladı. Bu dalga sayesinde, terör suçlaması rafa kaldırıldı ve İBB’ye kayyım atama girişimi de boşa çıkarıldı.

İzleyen bir haftada Saraçhane’de milyonlarca kişi her akşam buluşarak tutuklamayı protesto etti. Birçok şehirde eş zamanlı yürüyüşler ve eylemler yapıldı. Bu hareket yakın tarihin en kitlesel hareketiydi ve özellikle gençlerin harekete müdahalesiyle çok özel bir önem taşıyordu. Ardından CHP, biri İstanbul’un ilçesinde diğeri başka bir şehirde olmak üzere haftada iki miting düzenlemeye başladı. Şu ana dek 80’e yakın miting yapılmış durumda. Her biri kitlesel. Sadece CHP üyeleri değil sendikalar, çeşitli sol partiler ve farklı fikirlerden insanlar meydanları dolduruyor.

Geniş kitleler bu davanın hukuki değil siyasi olduğunu düşünerek rejimin baskılarına karşı çıkıyor. İktidar medyası ve TV kanalları ağırlıklı olarak İmamoğlu’nun büyük bir suç örgütü lideri olduğunu türlü türlü yalanlar ve çarpıtmalarla yaymaya çalışsa da bu kara propaganda taktiği tutmadı.

Aralarında İmamoğlu’nun da olduğu 402 kişi hakkında 3800 sayfalık bir iddianame hazırlandı. Çok sayıda kişinin tutuklu olarak yargılanması aylar sonra başladı.

Baskılar

Dava öncesi Silivri hapishanesi yerleşkesinde bulunan duruşma salonunun 1 kilometre etrafında her türden etkinlik ve eylem bir ay boyunca yasaklandı.

Duruşma küçük bir salonda gerçekleştirildi. Birçok kişi içeriye giremedi. Kargaşa ve tartışmalar yaşandı.

Hakim, Ekrem İmamoğlu’nun selamlama konuşması yapma talebini önce reddetti. Salon karıştı. Saatler sonra İmamoğlu konuştu.

Duruşmanın 2. gününde İmamoğlu’nun etrafı jandarmayla çevrildi. Ne avukatlarını ne mahkeme heyetini görülebilir duruma geldi. Bu savunma hakkının açıkça ihlalidir.

3. gün ise yargılanan kişilerden biri duruşma salonu girişinde izleyicileri selamlamaya çalıştı. Fakat jandarma ite kaka bunu engelleyince tepkiler oluştu.

Hakim, nisan ayı başında ara kararı vermeyi düşündüğünü söyledi.

Yüzlerce kişinin yaklaşık 1 ay boyunca ifadelerinin alınması bekleniyor. Sıranın en son İmamoğlu’na gelmesi bekleniyor.

Gerek sayfalarca iddianame gerekse sanık ve gizli tanık sayısına bakıldığında bu siyasi davanın uzatılmak istendiği baştan belliydi.

Normalde genel seçimler 2028’de yapılacak. Fakat Erdoğan’ın 3. kez aday olabilmesi için erken seçim ilan etmesi gerekiyor. En güçlü rakibi gibi gözüken İmamoğlu’nun adaylığı yasal olarak engellenirken, seçimlere kadar hapiste tutulmak istendiği açıktır.

İktidar uzun duruşma silsilesi ile davaya olan toplumsal ilginin azalacağı beklentisinde. Bu sırada kara propaganda aygıtı çalışmaya devam edecek. CHP kriminalize edilip seçimleri kazanması engellenmek istenecek.

Bu davayı izleyen pek çok kişi gibi sosyalistler de olayın rüşvet ve yolsuzluk değil siyasi mücadelenin yargı aracılığıyla baskılanması olduğunu biliyor. Rüşvet verdiğini söyleyenler dışardayken seçilmişler ve yanlarında çalışanlar hapiste tutuluyor. Bazıları 10 metrekarelik hücreler de bazıları kalabalık koğuşlarda eziyet görüyor. CHP üzerindeki baskılar, sürmekte olan yeni çözüm sürecine karşı desteği azaltıyor, kuşkuları ayaklar altına alıyor.

İBB başkanının hapiste tutulması, seçme ve seçilme hakkının çiğnenmesidir. Demokrasinin gaspıdır. Demokrasinin olmadığı yerde adaletten söz edilemez.

Ekrem İmamoğlu ve tutuklu belediye başkanlarına özgürlük istiyoruz. Özgürlük ve demokrasi bize verilmeyecek mücadeleyle kazanacağız.

son yazıları

(Dosya) Gazze planında ikinci aşamaya geçiliyor
Ocak ayı enflasyonu: Nasıl kazıklandık?
Silahlanma yarışı ve militarizm ile yoksulluk arasında bağ var

ilginizi çekebilir

G952Y1cWIAEYiVm
Barınakta hayat yok, sokaklarda olacak!
isciler-bakanlik-onunde-eylem-ya-1750494327
Aşağıdan birleşik mücadeleyi örgütleyelim
IranDroneWar_A
İki haftada İran savaşında değişen dengeler