FEK’in açıklaması:
“Dün sabah Siyonist işgal rejiminin ABD ile birlikte İran’a düzenlediği geniş çaplı saldırı, bölge halklarına sistematik bir şekilde sürdürdükleri saldırganlığın yeni bir safhasıdır. Öncekiler gibi bu saldırı da başta ABD olmak üzere emperyalist güçlerin bölgeyi daha fazla tahakküm altına almayı, halkların tüm iradesini teslim almayı ve yerleştirilmek istenen sömürgeci sisteme itaat etmelerini sağlamayı amaçlayan yeni bir adımdır.
Bu vahşi saldırının etkisi İran sınırlarını aşmakta ve tüm bölgenin geleceğine uzanmaktadır. Bu saldırı aynı zamanda soykırım suçlusu Siyonist rejimin ve sömürgeci destekçilerinin Filistin halkıyla başlayan, Lübnan, Suriye, Yemen, Irak ve İran’a uzanan ve tüm bölge halklarını menzilinde tutan vahşi imha ve tahakküm savaşının genişlemesidir.
Siyonist rejim kurulduğundan bu yana, kendi yerleşimci-sömürgeci doğası ve emperyalist güçlerin ona biçtiği ileri üs rolü doğrultusunda, bölgemizde emperyalist planların önünde engel teşkil eden tüm güçleri zayıflatma görevini kesintisiz sürdürüyor. Filistin toprağını istila etmenin yanı sıra tüm bölge halklarına karşı sömürgeci tahakkümü kurmak ve genişletmek üzere emperyalist planların karşısında duran tüm yapıları yok etme saikiyle hareket ediyor.
İran’a yapılan saldırı, bölgemizdeki tahakkümünü mutlaklaştırma peşindeki ABD-Siyonizm ittifakının yeni bir adımdır. Bu saldırının diğer faili olan ABD, Filistin halkının karşı karşıya kaldığı sömürü, işgal ve soykırımın başlıca suç ortağı olduğu gibi, aynı zamanda Lübnan, Irak, Yemen, Libya ve birçok ülkeye askeri girişimleri ile bölgede yaşayan halklara karşı sömürgeci düşmanlığın temelidir.
Filistin Eylem Komitesi olarak Siyonist rejim ve bu rejimin tüm suçlarının ortağı ve destekçisi olan ABD tarafından halklara dayatılan sömürgeleştirilme ve itaat etme ile kuşatılma ve saldırganlığa maruz kalma seçeneklerini reddediyoruz. Bu bağlamda, bölgede barış, eşitlik, halkların iradesi ve kendi kaderini tayin etme hakkı temelinde onurlu yaşam mücadelesini yürüten güçler olarak İran halkının yanında olduğumuzu belirtiyoruz.
Soykırım süreci boyunca olduğu gibi bugün de yüksek sesle söylüyoruz: Siyonist rejim ve yaptığı tüm eylemler gayrimeşrudur. Filistin özgürlüğünün ve bölgemizde barışın temel koşulu, emperyalizmin silah fabrikası haline gelen bu rejimin durdurulması ve işleyişine son verilmesidir. Bunun için bu savaş makinasının çalışmasına yardımcı olan tüm lojistik yollar kesilmelidir ve bu rejime tam bir ambargo uygulanmalıdır. Aynı zamanda bu rejimin hamisi ve suç ortağı olan ABD’nin ve onun emperyalist çıkarlarını koruyan NATO’nun üsleri ve varlığı başta Türkiye’den olmak üzere tüm bölge topraklarından def edilmelidir.
Bölgemizde barışın inşa edilmesinin koşulu olan bu hedeflerin gerçekleşmesi için halklar birleşmeli ve bölgemizin kurtuluşu için ortak bir ses ve vicdanla mücadele etmelidir. Bu bağlamda bugün saldırı altında kalan İran toprağında yaşayan halklarla dayanışmayı, ABD ve Siyonizmin saldırganlığın karşısında mücadeleyi büyütmek ve Türkiye toprağından bu iki saldırgana verilen desteğin durdurulması için güçleri birleştirmek zorundayız. Bu doğrultuda, emperyalist-Siyonist saldırganlığın karşısında durmak için verilecek her çabayı destekliyor ve herkesi direniş sembolü olan Filistin bayraklarıyla eylemlere katılmaya çağırıyoruz.
Emperyalist ve Siyonist barbarlığın karşısında yaşasın halkların mücadelesi ve dayanışması!”