Epstein’ın dosyası: Sermaye-devlet-hukuk gözetiminde istismar

Jeffrey Epstein’in davası ile birlikte gün yüzüne çıkanlar, tek bir kişinin karanlık dünyası olarak açıklanamayacak kadar örgütlü, bir tesadüf gibi okunamayacak kadar yaygın ve istisna diyemeyeceğimiz kadar tanıdık. 

İşkence, şiddet

Epstein’in ve onunla anılan kişilerin adları birkaç yıldır gündemde ama özellikle son dönemde çok daha sık karşımıza çıkıyor. Epstein’in çocuk istismarı, işkence, şiddet ve çocuk ticareti üzerine kurduğu cinsel şiddet ağı yoğun bir küresel tepki ile karşılaştı ve aralarında çocuk ticareti konusunda Türkiye’nin de adının geçtiği bazı ülkelerden isimlerin bu çarkın dönmesinde parmağı olduğu belirtiliyor. 

Herkes orada

Elde ettiği serveti nasıl edindiği tam olarak bilinmeyen Epstein, parasını ve yıllar içinde giderek genişlettiği çevresini bir güç aracına dönüştürdü. Bu sayede kendisine korunaklı bir sistem yaratmayı hedefledi. Öyle ki bu tanıdıklar ağı içerisinde politikacılardan bürokratlara, soylu ailelerden magazin ünlülerine, akademisyenlerden teknoloji devlerine, gazetecilerden medya patronlarına, savcılardan ceza avukatlarına pek çok çevreden saygın ve güçlü olarak tanımlanan isimler vardı. Ayrıca çeşitli kurumlara yaptığı cömert bağışlar sayesinde de güvenilirliğini ve itibarını sağlamlaştırmayı hedefliyordu.

Peki nasıl oldu da bu kadar çok insanın bildiği ya da gördüğü bu çocuk istismarı ve ticareti bu kadar uzun süre varlığını sürdürebildi?

Epstein davasına dair ortaya çıkan her yeni bilgi, bahsi geçen tanıdıklar ağının önemli bir bölümünün cinsel şiddet ağının doğrudan bir parçası ya da “müşterisi” olduğunu açığa çıkardı. Çocuk istismarı ve çocuk ticareti üzerinden ilerleyen cinsel şiddet ağı, aslında kapitalizmin ve onun bir uzantısı olan patriyarkanın ortak sonucu. Kalemim el verdiğince bunu açıklamaya çalışacağım ama öncesinde iğrenç detaylara fazla girmeden Epstein davasını kabaca çizmek istiyorum.

2005’ten beri biliniyor

Epstein ilk defa 2005 yılında 14 yaşında bir kız çocuğuna “masaj” adı altında cinsel istismar uygulamasının polise bildirilmesi üzerine polis radarına giriyor. Soruşturma devam ettikçe kırktan fazla kız çocuğunun aynı şekilde istismar edildiği ortaya çıkıyor. Süreç içerisinde elde edilen başka bir bulgu ise, aslında 1996 yılında Jeffrey Epstein ve Ghislaine Maxwell hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, ancak FBI’ın bunu hiç araştırmadığı oluyor. 

Soruşturma etkin başlasa da ilerleyen aşamalarında dava FBI’a devrediliyor ve Epstein’in ve Epstein bağlantılı kişilerin cinsel şiddetine uğramış, yaşları 12 ile 17 arasında değişen kız çocuklarının tutarlı ifadeleri göz ardı ediliyor. Dahası cinsel şiddete maruz kalmış kız çocuklarının aslında rızası olduğu, para peşinde oldukları için bu iddiada bulundukları ya da zaten güvenilmez kişiler olduğu ifade ediliyor. 2008 yılında Epstein, savcılık ile yapılan özel bir itiraf pazarlığı ve takipsizlik anlaşması sayesinde cinsel istismar, cinsel şiddet gibi suçlardan değil, sadece fuhuşa teşvik ve reşit olmayan birini fuhuşa teşvik etme suçlarından (bu da kız çocuklarının seks işçisi olarak konumlandırılması anlamına geliyor) 18 ay gibi kısa süreli ve haftanın 6 günü dışarı çıkabildiği ayrıcalıklı bir ceza alıyor. Federal yargılamadan kurtuluyor, kendisinden başka kimse bu süreçte yargılanmıyor ve bu anlaşma ile failler korunuyor. 

Yargı ve sermaye

Elbette bu davanın sonucuna rağmen kariyerinde bir düşüş yaşamadığı gibi, güçlü çevresi genişlemeye devam ediyor. Üstelik eyalet suçları için Epstein’e, federal suçlar içinse hem Epstein’e hem de tespit edilen ya da edilmeyen tüm suç ortaklarına dokunulmazlık veriliyor. Failler hayatlarına kaldığı yerden devam ederken, cinsel şiddete maruz kalanlar yaşadıkları iğrenç şeyler ve kendilerine yöneltilen suçlamalar arasında mücadele vermekte zorluk çekiyor, yaşadıkları travmalarla boğuşup iş bulmakta veya basitçe hayatta kalmak gibi konularda sorunlar yaşıyor. Failler birbirini kollarken, cinsel şiddete maruz kalanlar yalnız kaldıklarını hissediyorlar, çünkü kendilerine inanılmıyor.

2018 yılında Miami Herald gazetesinde araştırmacı gazeteci olarak çalışan Julie K. Brown’ın konuyu tekrar gündeme getirmesi iddiaların yeniden incelenmesini sağlıyor ve 2019 yılında Epstein reşit olmayanlara yönelik cinsel ticaret suçundan ve reşit olmayanlara yönelik cinsel ticaret suçunu işlemek amacıyla komplo kurmaktan tutuklanıyor ve hapishanede intihar ediyor. 

Birleşik Devletler Adalet Bakanlığı (U.S. Department of Justice) verilerine göre, kamuoyuna 3.5 milyon sayfa, 2.000 video ve 180.000 fotoğraf sunuldu. Ancak toplamda 6 milyon sayfanın olduğu belirtiliyor ve hala açıklanmayı bekleyen sayfalar var. Aralarında Bill Clinton, Donald Trump, Ehud Barak, Bill Gates, Peter Mandelson, Elon Musk, Sergey Brin, Michael Jackson, Mick Jagger gibi isimlerin de yer aldığı yüzlerce kişinin adı dava dosyalarında geçiyor. Ancak sadece Jeffrey Epstein ve Ghislaine Maxwell resmi olarak suçlanıyor, dosyalarda yer alan diğer isimlerin suç ortaklarından olup olmadığı konu edilmiyor.

Neden dokunulmadı?

Şimdi aynı soruyu tekrar soralım: Peki nasıl oldu da bu kadar çok insanın bildiği ya da gördüğü bu çocuk istismarı ve ticareti bu kadar uzun süre varlığını sürdürebildi?

Epstein’e yönelik soruşturmanın ilk başladığı 2005 yılından itibaren cinsel şiddete maruz kaldığını ifade edenlerin sayısı, birbirlerinden de aldıkları cesaretle giderek artıyor. Fakat Epstein’in gücünden korktuğu için işbirliği yapmayı reddeden ya da tehditler aldığı için ifadelerini geri çeken ya da değiştirenler oluyor. Epstein zaten cinsel şiddet ağını yoksul, paraya ihtiyacı olan, sorunlu ebeveynlere sahip ya da istismar edilmiş kız çocuklarının üzerine inşa ediyor. Netflix’teki Jeffrey Epstein: Filthy Rich (Jeffrey Epstein: Korkunç Zengin) belgeselinin ikinci bölümünde, hayatta kalan Virginia Roberts Giuffre’nin tanımıyla onlar için “mükemmel mağdur”lardı.

Yoksul ve korumasızlara yönelik şiddet

Bu seçimin çeşitli sebepleri var elbette. Bu kız çocuklarının geçmişleri, güvenilirliklerinin her daim sorgulanabileceği bir zemin yaratmalarını sağlıyor. Yaşları 13 – 17 arasında değişen kız çocuklarını kandırmak, manipüle etmek, korkutmak ve bu ağın içerisinde tutmak pek tabii yetişkin birisine kıyasla çok daha kolay. Üstelik patriyarka, arzu nesnesi olarak genç kadınları, her alanda kullanarak bu algıyı sürekli pekiştiriyor: bir kadın, patriyarkal bakış açısından 20’li yaşlarından ne kadar uzaklaşmışsa o kadar “kullanılamaz” ve “çöp” ilan ediliyor. Bu tüm dünyada geçerli olan bir durum. 

Epstein kurduğu güçlü bağlantılar ve çevrelerin kendisine sağladığı avantaj ile yıllarca korundu, cinsel şiddet ağını kapalı kapılar arkasında yakalanmadan devam ettirebilmeyi başardı. Bu suç ağı üzerinden bir piyasa yarattı. Yoksul kız çocuklarını “satın alabilmeyi başardı”. Gücü sayesinde kendisini hukukun üzerinde bir yerde konumladı, bağlantıları sayesinde ödül gibi cezalarla işin içinden sıyrılmayı başardı ve suç ortağı olan diğer failleri koruma altına aldı. Elbette kız çocuklarına yönelik cinsel şiddet sadece zengin erkekler tarafından işlenmiyor, ancak sadece zengin ve güçlü erkekler küresel bir istismar ağı kurup, özel adalar satın alarak bu suçu gözlerden uzak bir şekilde devam ettirebiliyor ve hukukun işleyişini bozabilecek gücü elde ederek savcılarla pazarlık edebiliyor. Bunu da kapitalizmin yarattığı, zenginin lehine işleyen eşitsizlik sayesinde elde ediyor. 

Avantajlı sermaye avantajlı erkekler

Ayrıca kapitalizmin bir uzantısı olarak erkeğin kadına kıyasla çok daha ayrıcalıklı olduğu bu sistemin en tepesinde beyaz ve zengin erkek yer alır. Dolayısıyla Epstein davasında cinsel şiddete maruz kalanların kız çocuklarından oluşması, cinsel şiddete maruz bırakan faillerin çoğunun erkeklerden oluşuyor olması, hayatta kalanların ifadelerinin asılsız iftiralarmış gibi ele alınarak sözlerinin ciddiye alınmaması ve değersizleştirilmesi de bunun bir sonucudur. 

Hesabı direnenler soruyor

Jeffrey Epstein’in yargılanmasını sağlayan şey ise yaşadıklarını anlatan ve şikayetçi olan cesur kadınların sayesindedir. Süreci tekrar gündeme getiren cesur gazetecilerin, davada yer alan avukatların ve yaşadıklarını dile getiren kadınlara destek veren toplumun sayesindedir. İşçileri, yoksulları, azınlıkları, kadınları, LGBTİ+’ları, göçmenleri, hayvanları, doğayı sürekli sömüren ve katleden bu çelişkili ve eşitsiz düzenin sonunu getirebilecek potansiyel, toplumun tüm ezilenlerinin birleşik mücadelesinde somutlaşacaktır.

son yazıları

Mamdani’in ilk icraatlarının gösterdikleri
Medeni haklarımızdan vazgeçmiyoruz!
Cevizlibağ Yurdu öğrencilerinin yanındayız

ilginizi çekebilir

154763
Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar’ın davasına çağrı: Gazetecilik de, LGBTİ+ aktivizmi de suç değildir!
lyan
Barbarları beklerken
WhatsApp Image 2026-02-07 at 15.23
Defne Güzel: ‘Bu dava ifade özgürlüğüne, interseks haklarına, akademik üretime ve örgütlenme özgürlüğüne karşı açılmış bir dava’