Migros depo işçileri: “10 ilde iş bıraktık birçok yerde iş yavaşlatıyoruz”

Migros depo işçileri, DGD-SEN’in öncülüğünde birçok şehirde direnişte. İzmir’de direnişteki Migros işçileriyle konuştuk.

Gizem: Cuma günü Esenyurt depo işçilerinin ve DGD-SEN’in öncülüğünde iş bırakma eylemine başladık. Eylemin temel sebebi, depo işçilerine önerilen zammın yalnızca yüzde 28 olmasıydı. Bu teklifi bilinçli olarak son güne bıraktılar; amaçları işçilerin örgütlenip tepki göstermesini engellemekti. Ancak başta Esenyurt olmak üzere tüm depo işçileri bu düşük zammı kabul etmediklerini ilan ettiler.

Takdir edersiniz ki bu arkadaşların tamamı vergi dilimine giriyor. Ocak ayında maaşları yüksek görünse bile yıl sonuna doğru vergi kesintileri nedeniyle ellerine neredeyse hiçbir şey kalmıyor. Depo çalışanları haftada altı gün, üç vardiya şeklinde, oldukça ağır bir iş yükü altında çalışıyorlar. Bir arkadaşımız, saatte 145 koli taşıdığını anlattı. Bundan 2-3 yıl önce bu depoda bir işçi hayatını kaybetti ve yönetim işçileri o vefatın yaşandığı yerde çalıştırmaya devam etti. Amirlerin ve müdürlerin uyguladığı mobbing de zaten hepimizin tahmin ettiği şiddette devam ediyor. Günümüz ekonomik koşullarında maaş artık hayati bir mesele haline geldi; kira ve diğer masraflar altından kalkılamaz boyutlara ulaştı. Bu yüzden yüzde 28’lik zamma karşı Esenyurt’ta başlayan iş bırakma eylemine Torbalı’daki arkadaşlarımız da iş yavaşlatarak destek verdi. Biz de cuma gününden beri buradayız; arkadaşlarımız gerçekten muhteşem bir direnç gösteriyor.

Maalesef iş kolu mevzuatından kaynaklı bazı sorunlar yaşıyoruz. Türkiye’deki Migros depolarının bir kısmında “taşımacılık”, bir kısmında ise DGD-SEN’in yetkili olduğu iş kolu bulunuyor. Biz 2022’de de Migros’ta önemli bir direniş yapmıştık. O dönemde eylemlerin başında 257 arkadaşımız işten atılmıştı. 17 gün boyunca yılmadan mücadele ettik; Tuncay Özilhan’ın evinin önüne gittik, gözaltına alındık, hırpalandık ama geri adım atmadık ve direnişi kazanımlarla sonuçlandırdık. Bugün bu hareketin Türkiye geneline yayılmasının en büyük sebebi, Esenyurt’ta elde edilen o kazanımın depocularda yarattığı güvendir.

Şu an on ilde kesin iş bırakma eylemi yapılıyor. Eylemin tam olarak başlamadığı yerlerde ise iş yavaşlatma veya dayanışma mesajlarıyla bize ulaşan çok sayıda işçi var. Bu direniş aslında yeni bir dönemin başlangıcıdır; çünkü Türkiye tarihinde 5 bin işçinin aynı anda iş bırakması nadir görülen bir olaydır. Kazanımlarımız da şimdiden şekilleniyor: Taşeron sisteminin kaldırılacağı yönündeki duyumlar ve maaşlarda iyileştirme yapılacağına dair sinyaller, direnişin birer sonucudur. Tabii bu duyumlar henüz resmiyet kazanmış değil, yanılmamak lazım.

Öte yandan, direnişi bölmek için Tez-Koop-İş’i devreye sokmaya çalışıyorlar. Tez-Koop-İş tescilli bir sarı sendikadır. Yöneticilerinden birinin buradaki taşeron şirketin sahibi olması, işçiyi neden düşünmediklerini açıkça özetliyor. Onlara şöyle diyoruz: “yüzde 28’lik teklifi az buluyorsanız, Tez-Koop-İş olsa size yüzde 26’yı dayatırdı.” Market işçileri de bize ulaşıyor, onların da büyük bir isyanı var ama maalesef sendika baskısı ve işten atılma korkusuyla bir cendereye sıkıştırılmış durumdalar. Bizim mücadele yöntemimiz sadece belli bir iş koluyla sınırlı değil. Bu sömürü düzenini kırmak ve sarı sendika mağduru tüm işçilere ulaşmak için çalışmaya devam edeceğiz.

Marksist.org: Peki, patronun işçileri bölmek için sunduğu farklı iş kolu iddiaları süreci nasıl etkiliyor? Birden fazla sendikanın olması sizi kazanmaya yaklaştırıyor mu, yoksa uzaklaştırıyor mu? Diğer sendikalarla ilişkileriniz nasıl?

Gizem: Türkiye’de sendika seçme özgürlüğü kağıt üzerinde var olsa da pratikte bu hak engelleniyor. Son dönemdeki tüm başarılar (madenciler, depocular, Carrefour, Trendyol işçileri) hukuki süreçlerden ziyade fiili mücadelelerle kazanıldı. Mevcut iş kolu barajları ve baraj sistemleri, tamamen holdinglerin çıkarlarına göre düzenlenmiş bir saçmalıktan ibaret. Bu nedenle farklı iş kollarında bulunmak bizim için bir engel teşkil etmiyor.

Marksist.org: Kadın işçilere yönelik aileleri üzerinden tehditler veya tacizler olduğu söylendi. Bu konuda bilginiz var mı?

Bir diğer direnişçi işçi: Evet, teyit edildi maalesef. Adana, Tarsus ve Erzurum gibi yerlerde de yoğun mobbing ve işten atma tehditleri var. Ancak anayasal bir hak olan “toplu eylem hakkımızı” ve “ücretten kaynaklı iş bırakma hakkımızı” kullanıyoruz. İş güvenliği eksiklikleri nedeniyle “işten kaçınma hakkımız” da saklı. Avukatlarımız tüm bu yasal ve meşru zeminler üzerinde çalışıyor. Temel Conta direnişini biliyorsunuz; patron yasayı tanımıyor, devlet müdahale etmiyor, mahkemeler aylar sürüyor ve sonuçta komik cezalar çıkıyor. Bu yüzde n bizim için yasal süreçlerden ziyade fiili meşruiyet önemli. Nakliyat-İş ve Kat-Sen gibi direngen sendikalarla bir sorunumuz yok, onlar dostumuzdur ama bu depolarda inisiyatif bizdedir.

Marksist.org: Teşekkürler Gizem. Süreci takip etmeye devam edeceğiz.

Direnişçi işçilerden: Müdürler kaç gündür buradayız ama bir tanesi gelip açıklama yapmıyor. Biz içeride ne bir koliye ne de bir mala zarar vermedik; aksine arkadaşlara “geçerken dikkatli olun, hiçbir şeye zarar vermeyin” diye tembihliyoruz. Eğer bir taşkınlık yapsak, kapıda bekleyen çevik kuvvet ve güvenlik bizi anında dışarı atardı. Bunun farkındayız. Onlar bizi saf sanıyorlar ama biz onların hamlelerini biliyoruz. Aramıza sızdırılan birkaç kişiyle direnişi kırmaya çalışıyorlar fakat nafile. İstanbul’dan net bir açıklama gelene kadar devam edeceğiz.

Bölüm amirleri artık çalışanları doğrudan aramıyor, sorumluları paravan olarak kullanıyorlar. Amirlere artık Migros bünyesine geçme sözü verildiği için sessiz kalıyorlar. Hatta başlarda bu eylemi onlar tetikledi ama şimdi kendilerini geri çekip bizi yalnız bıraktılar.

Direnişçi işçilerden: Evet, istediklerini alıp bizi ortada bıraktılar ama sorun değil. Şu an sevkiyatları iptal ederek direnişi kırmaya çalışıyorlar. Örneğin akşam vardiyasını iptal ettiler ki insanlar bir araya gelmesin. Ancak çoğu arkadaşımız kendi imkanlarıyla, özel araçlarıyla İzmir’den yola çıkıp geliyorlar. Kimseye küfür etmiyoruz, mala zarar vermiyoruz; sadece hakkımızı arıyoruz. Bugüne kadar bizim üzerimizden kazandılar. Şimdi tüm Türkiye aynı anda ayağa kalkınca ne yapacaklarını şaşırdılar. Mallar içeride bozulmaya başladı; anlaşma masasına gelmek zorundalar. Dilden verilen sözlere karnımız tok, önümüze geçerli bir sözleşme koymaları gerekiyor.

Marksist.org: Mesajlarda ne diyorlar?

Direnişçi işçi: “Migros İK” diye yapay zekadan mesajlar atıyorlar. “Hoş geldiniz bünyemize” diyorlar ama biz daha bir yere imza atmadık. İmzasız bizi nasıl başka bir şirkete (MBM) geçirebilirler? Bu yaptıkları usulsüzlüktür.

Hacer Yeşilçay: Biz hem Marksist.org hem de Antikapitalist Çalışanlar olarak derdinizi anlatmak, dayanışmayı büyütmek için buradayız. Dirayetli mücadeleniz çok önemli, elbette çekinenler olabilir ama çoğunluk grevde olduğu olduğu sürece kazanacağımıza inanıyoruz.

Direnişçi işçilerden: Hep beraberiz, bölümler arasında bir fark yok; yürüyüşte de yemekte de birlikteyiz. Bugün yeni başlayan bir çocuk “Beni MBM’ye (taşeron) aldılar” diyor. Taşeron bitti diyorlar ama yalan. Bu yüzden sendikayla masaya oturmaları şart.

Direnişçi işçilerden: Ben 0 derecede, dondurucu bölümde çalışıyorum. Kıyafetlerimizden de belli oluyor. Soğuk primimize günlük sadece 15 lira zam yaptılar. Bir ekmek parası bile değil! Bir ağrı kesici bile 200 lira olmuşken bu rakamlar hakarettir. Başımız ıslak şekilde o soğuğa giriyoruz, çok zor şartlar altındayız.

Marksist.org: Biz sesinizi elimizden geldiğince her yerde duyuracağız. Gıda sektörü olduğu için direnişiniz gıda bozulma riskinden dolayı daha hızlı sonuçlanabilir. 10-15 gün içinde bir çözüm çıkacağını tahmin ediyoruz.

Direnişçi işçilerden: Bölge müdürü bile içeride ama günlerdir bir açıklama yapmıyor. Siz paylaşın, sesimiz her yere yayılsın istiyoruz. Ayağınıza sağlık.

son yazıları

Kırmızı kurdele eylemine çağrı: Filistinli tutsaklara özgürlük!
Suriye’deki Devrimci Sol Parti’den birleşme çağrısı: “Beklemenin ataletini kırmaya doğru”
(Seçtiklerimiz) ABD’den genel grev manzaraları

ilginizi çekebilir

01KEVFN2ASXHFQY4HAHEJQ2V2R
Kırmızı kurdele eylemine çağrı: Filistinli tutsaklara özgürlük!
نحو-كسر-عطالة-الانتظار
Suriye’deki Devrimci Sol Parti’den birleşme çağrısı: “Beklemenin ataletini kırmaya doğru”
100-clergy-arrested-at-Minneapolis-St-Paul-airport-during-ICE-protest
(Seçtiklerimiz) ABD’den genel grev manzaraları