Marksist.org ‘dan Hacer Yeşilçay oradaydı. Ve grevci işçilerden Sinem Kaya ile konuştu.
Direnişinizin 400 gününde bir haber aldınız. İçeriye vinç girdi. Neler olduğunu anlatır mısın?
400 gündür anayasal hakkımız sendikalaşmak için mücadele ediyoruz. Toplu sözleşme hakkımız için mücadele ediyoruz. 400 gündür inatla şunu söylüyoruz: Ekmeğimiz, onurumuz ve geleceğimiz için mücadele ediyoruz.
400 gün boyunca grevimizi kırmak için uğraşan patron üç kere ceza yedi. Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin raporları var. Maddi ceza yedi ve bir davamız devam ediyor. 3 Mart’ta ertelendi görülecek o davamız da yine grev kırıcılığı ile ilgili. Fakat şu bir acı gerçek. Hiçbir caydırıcı cezası olmadığı için patron her defasında grev kırıcılığa seviyesini yükselterek devam etti ve fabrikayı taşıma kararı aldı. Kemalpaşa’dan Torbalı’ya taşıyacak. 400 gündür yaptığımız fedakarlıklar anlatmakla bitmez. Emek verdiğimiz makinaların fabrikadan çıkmasına izin vermeyeceğiz. Çünkü o makineler biz olmadan ona para kazandırmıyor. Biz patrona para kazandıran emekçileriz ve bize yapılan insanlık dışı bir zulüm.
Patrona karşı elimizden gelen mücadeleyi vereceğiz. Evet, makinelerin sahibi olabilir ama asıl sahipleri bu kapının önündeki emekçilerdir. Emeklerimizin gitmesine engel olacağız. İzin vermeyeceğiz. Fiili eylemse fiili eylem ne gerekiyorsa yapacağız.
Dün gecede sabahladınız galiba.
Evet. Dün gece buradaydık. Makineyi sökmeye elektrikçiler geldi ve ama sabaha sarktı. Sabahta vinç geldi. Zaten bu bir taşıma planı yapılmış. 17 Ocak’a kadar bu fabrikadan Torbalı’ya bütün makinelerin çıkarılacağı söyleniyor.
Yani işin acısı grev hak, sendikal, anayasal hak ama bizim haklarımızı koruyacak hiçbir şey yok. Geçmişten gelen sınıf bilincini kaybetmemek gerekiyor. Yasalarda işçiyi koruyacak hiçbir hakkımızın olmadığını 400 gündür bu kapının önünde öğrendik. Geçmişten gelen mirası bugün kullanmanın tam zamanı diye düşünüyoruz. Elimizden geleni yapacağız.