AKP-MHP iktidar bloku 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda 2024 Temmuz’unda değişiklik yaparak sokakta yaşayan hayvanların katledilmesinin önünü açtı. Ana muhalefet partisi CHP kanun değişikliğini Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşırken Genel Başkan Özgür Özel çıkıp CHP belediyelerinin bu cinayete asla ortak olmayacağını açıkladı. Ancak başından beri yasanın en kararlı uygulayıcısı CHP’li Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) ve Belediye Başkanı Mansur Yavaş oldu.
ABB Başkanı Mansur Yavaş, henüz son belediye seçimleri gerçekleşmeden önce de “sokakta köpek olmaz” şeklinde açıklamalar yapmış ve katliam yasası ortada yokken bile sokaktaki köpekleri (o zamanlar yasaya aykırı şekilde) toplayacağını açıklamıştı. Katliam yasasının çıkması ise ABB’yi bir tür “hızlandırılmış katliam” uygulaması yönünde cesaretlendirdi.
Öncelikle şunu söylemek lazım, alakasız bir şekilde “ötanazi” adını verdikleri cinayetleri işlemeseler bile barınaklar, hayvanlar için ölüm anlamına geliyor. Kapasitesinin kat be kat üstünde doldurulan barınaklarda hayvanlar salgın hastalıklar, açlık ve susuzlukla sınanıyor, zaman zaman birbirlerine saldırarak öldürüyorlar. Belediyenin kendi rakamlarına göre “doğal yollarla” ölen köpek sayısı 10 ayda 17 bin 791!
Bu kadar köpek nasıl “doğal yollarla” ölebilir?
Ankara’da yılın sonuda çıkan bir video, köpeklerin nasıl öldüğü konusunda fikir veriyor. Bir soğuk hava deposunda çekilen görüntülerde poşetlere konulmuş köpeklerin olduğu ve birinin can havliyle poşetten kaçtığı görünüyor. Bu video köpeklerin henüz canlı haldeyken soğuk hava depolarında ölüme terk edildiğini gösteriyor.
Bu görüntü üzerine yaşam hakkı savunucuları ve hayvan gönüllüleri hemen Karataş Barınağı önüne gitti. Aktivistlerin görüntü almaları vinçler ve jandarma araçlarıyla engellenmeye çalışıldı. Başından beri hayvan hakları eylemlerini videoya alan gazeteci ve video aktivist Gökhan Mezarcı barınak önünde gözaltına alınmaya çalışıldı ve ertesi gün başka bir eylemi görüntüledikten sonra alındı da. Tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi ve adli kontrolle serbest bırakıldı.
ABB’den tutarsız açıklamalar yapıldı. Görüntünün içeriden çok uzun zaman önce verildiği ancak videoya köpeğin sonradan montajla eklendiği gibi hükümet cenahından çok alışık olduğumuz bir cevap aldık. ABB, bunu aynı zamanda bir karalama kampanyası olarak göstermeye çalıştı ve bu konudaki eleştirileri “hukuk yoluyla” cezalandırma tehdidinde bulundu. Maalesef çok uzun zamandır iktidar belediyeleri kadar, hatta bazı örneklerde iktidar belediyelerinden bile çok, CHP’li belediyelerin de katliam yaptığını biliyoruz. Ankaralı yaşam hakkı savunucuları geçen yıl yine CHP’ye bağlı bir belediye olan Mamak’taki barınakta buna birinci elden şahit oldu ve belgeledi. Çankaya Belediyesi’nin anestezi içeren oklar atarak topladığı hayvanların ölümüne sebep olduğunu da defalarca gördük.
İktidar tarafından sürekli olarak baskıya maruz kalan CHP’nin Ankara Sakarya Caddesi’nde düzenlediği mitinge öğrencilerin tutuklanmasına ve hayvanların barınaklara tıkılmasına dikkat çeken bir pankartla katılan Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi üyeleri önce polis tarafından engellendi, alana girmeyi başardıklarında ise tam Mansur Yavaş’ın konuştuğu sırada ellerindeki pankart bir grup tarafından ellerinden zorla ve şiddet göstererek alındı.
Bu koşullar altında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Mansur Yavaş’ı herkese karşı savunan konuşmaları, zaman zaman adının cumhurbaşkanı adaylığı için geçmesi gerçekten ciddi bir sorun. CHP’nin bir ülkücüyü alıp Ankara Büyükşehir Başkanlığına aday göstermesi zaten yanlıştı daha da yanlışı CHP’nin solundaki muhalefetin de AKP korkusuyla Mansur Yavaş’ın arkasına dizilmesiydi. Bir Ankaralı olarak şunu söyleyebilirim, Mansur Yavaş döneminde Ankara’da köklü bir şekilde değişen hiçbir şey olmadı. Bir tek şey dışında: Köpek katliamları. Özgür Özel, partisinin belediyelerine derhal çeki düzen vermeli ve katliam yasasının ilk anında verdiği sözü tutmalıdır. Diğer türlü başka konularda söylediklerini de ciddiye almak mümkün değildir.
Biz yaşam hakkı savunucuları elbette demokratik siyaset üzerindeki her türlü baskıya karşı çıkmaya devam edeceğiz ve demokrasinin hayvanları da kapsaması gerektiğini savunacağız. Bunu CHP’yi sevdiğimiz veya beğendiğimiz için değil, demokrasi istediğimiz için yapacağız. Ancak şundan da emin olun, kimseye muhtaç falan değiliz, katliam yaptığınız her yerde karşınıza dikilmeye, iktidarla mücadele ettiğimiz gibi sizlerle de mücadele etmeye devam edeceğiz.
Bu sebeple Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi aktivistleri ve yaşam hakkı savunucuları olarak 5 Ocak Pazartesi günü 12.30’da ABB önünde Mansur Yavaş’a soracağız: 17 bin 791 köpek nasıl öldü?
