Search
Close this search box.

4 Haziran 1990: Türkiye Birleşik Komünist Partisi (TBKP) resmen kuruldu

SSCB’de Gorbaçov’un başlattığı “glasnost” (şeffaflık) ve “perestroyka” (yeniden yapılanma) politikaları, TKP ve TİP’i de etkiledi. Her iki parti, şeffaflık ve parti içi demokrasi konusunda adımlar atarken, temel politikalarını da gözden geçirmeye başladılar. Ekim 1987’de Brüksel’de yaptıkları bir açıklamayla, TBKP adı altında birleşmeye karar verdiklerini ilan ettiler. Parti resmen 4 Haziran 1990’da kuruldu.

Şeffaflık ve yeniden yapılanma politikaları sonucunda durumunu gözden geçiren TKP, dünya komünist hareketi tarafından tanınan, Türkiye’nin tek gerçek komünist partisi olduğu iddialarından vazgeçti. 1987 yılı başından itibaren Behice Boran’ın liderliğindeki Türkiye İşçi Partisi (TİP) ile birleşme görüşmelerine başladı.

Yapılan görüşmeler sonucunda yeni partinin yönetim kademelerinin TKP ile TİP arasında paylaştırılmasına karar verildi. İki parti bir “Barış ve Demokratik Yenilenme” programı hazırladılar. Ekim 1987’de Brüksel’de düzenlenen bir basın toplantısıyla, iki partinin liderleri Behice Boran ve Nabi Yağcı, partilerinin Türkiye Birleşik Komünist Partisi adı altında birleşmeye karar verdiklerini kamuoyuna duyurdular. Ortak program metni de aynı anda duyurulmuş oldu.

Bu programın ana hatları şöyleydi:

– Ülkemizin ve halkımızın demokratik bir alternatif politikaya, bugünkünün yerini alacak demokratik bir rejime ihtiyacı vardır.

– Parlamento politik sistemin en üst organı olmalıdır. Hiçbir devlet organı ve kurum parlamento üzerinde olmamalı, ordunun politik sistem üzerindeki vesayetine son verilmelidir.

– Kürt sorunu, barış ve demokrasi mücadelesinin en temel sorunlarından biridir; bu sorun baskı ve zorbalıkla, askeri yöntemlerle çözülemez; ancak politik bir çözüme kavuşturulabilir: adil, demokratik ve barışçı bir çözüme…

Ekim 1987’de Brüksel’deki basın toplantısından hemen sonra Behice Boran hayatını kaybetti. Cenazesinin Türkiye’ye gitmesi, TBMM’i önünde resmi tören düzenlenmesi ve İstanbul’daki cenaze töreninin büyük bir gösteri hâlini alması üzerine, birleşmeye karar vermiş iki parti, genel sekreterleri Nihat Sargın ile Nabi Yağcı’nın TBKP’yi yasal olarak kurmak üzere Türkiye’ye dönmelerine karar verdi.

Sargın ve Kutlu, Ankara’ya vardıklarında, uçaktan iner inmez gözaltına alındılar. Günlerce çok ağır işkence gördüler. Ardından tutuklandılar ve iki buçuk yıl hapis yattılar. Aralık 1989’da, TBKP’nin siyasi büro ve merkez komitesi üyeleri İstanbul’da düzenledikleri bir basın toplantısıyla komünist partisi üyesi olduklarını açıkladılar.

Ama devlet geri adım atmıyor, Nihat Sargın ile Nabi Yağcı’yı tutuklu olarak yargılamaya devam ediyordu. Bunun üzerine Sargın ve Yağcı, cezaevinde ölüm orucu başlattılar. Eylem yaklaşık bir ay sürdü. Tahliye edileceklerine dair güçlü bir işaretle birlikte Sargın ve Yağcı ölüm orucunu bıraktılar ve bir sonraki celsede özgürlüklerine kavuştular.

Hemen ardından ve daha TCK’nun 141 ve 142. maddeleri yürürlükteyken, partinin kuruluş bildirgesi İçişleri Bakanlığı’na verildi ve Türkiye Birleşik Komünist Partisi’nin levhası Ankara’da açılan genel merkez binasına asıldı.

TBKP, isminde “komünist” kelimesinin geçtiği gerekçesiyle, 1991’de Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı. TBKP kadrolarının çoğu, Sadun Aren başkanlığındaki Sosyalist Birlik Partisi’nin kuruluşuna katıldı.

ilginizi çekebilir

istanbul-da-boykot-yuruyus-miting-gunu
Öğrenci ve kitle hareketi içerisindeki faşizmin önlenebilir yükselişi
senol pers 2 thumb
Demokrasi Gaspına Karşı Kitlesel Muhalefet | Perspektifler #2
JDJadjlj
Devlet, asker, polis: Bunlar kimin için var?