16 Nisan’da Hayır, 17 Nisan’da birleşik mücadele (Şenol Karakaş)

Kutuplaştıran özellikleri iyice belirginleşen bir referandum süreci yaşıyoruz.

Fakat kutuplaşmacı üslubu öne çıkartan, esas olarak “Evet” cephesi. Çok gürültücü bir kampanya yapıyor “Evet”çiler. Sürekli bağırıyor, sürekli meydan okuyor, sürekli hakaret ediyorlar. Bir gün terörist ilan ediyorlar “Hayır”cıları, bir gün darbeci, ertesi gün hain, sonraki gün meclisi bombalayanlarla bir ve aynı olmakla suçluyorlar. Hakaret listesi uzadıkça uzuyor.

Gazete köşelerinden, televizyonlardan, miting meydanları ve açılış törenlerinden sürekli olarak kızgınlık boca ediliyor. Bu kızgınlığın temel işlevi, kutuplaşmayı derinleştirmek. Bunu, iki temel tartışmayı öne çıkartarak yapıyorlar: Birisi “Hayır” oyu verenleri darbecilerle, 15 Temmuz’da meclisi bombalayanlarla eş tutmak; diğeri ise, 16 Nisan’da oylanan Cumhurbaşkanıymış gibi göstermek, referandumu Erdoğan’ın oylanmasına indirgemek. Böylece, 15 Temmuz darbesinin devirmek istediği Erdoğan’ı tartışmanın merkezine oturtarak, “Hayır”cılarla meclisi bombalayan darbeciler arasında kendiliğinden bir bağ kurulması sağlanıyor.

Yazının tamamı için tıklayın.

ilginizi çekebilir

photo_5789815919210073206_y
Akademik Haklar ve Dayanışma Çalıştayı toplandı
skynews-morgan-mcsweeney-keir-starmer_7159229
Siyasi danışmanı MorganMcSweeney'nin istifasının ardından Starmer'ın günleri sayılı
Marquis de Sade, French author
Marquis de Sade perspektifinden Epstein vakası