“Ev işi” yaptığı için çalışamayan erkek yok!

08.03.2017 - 13:30

DİSK/Genel-İş Araştırma Dairesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne atfen ilki 2016 yılında olmak üzere kadın işçilerin çalışma hayatına katılım ve çalışma ilişkileri içerisindeki sorunlarını görünür kılmak amacıyla Kadın Emeği Raporları hazırlıyor. 

Bu yılki raporunda Türkiye’de kadın işçilerin işgücüne katılımı önündeki engelleri, çalışma hayatındaki konumlarını, gerçek işsizlik oranını, ücretli ve ücretsiz emek üretiminde harcadıkları zamanı ve sendikalaşma istatistiklerini de içeren geniş kapsamlı bir inceledi. DİSK/Genel-İş Araştırma Dairesi'nin ulaştığı sonuçlar* şöyle:

Kadın işsizliği artıyor

Türkiye’de kadın işsizliği artmaya devam ediyor. TÜİK tarafından açıklanan dar tanımlı (standart) kadın işsizlik oranı bir önceki yılın Kasım ayına göre 3 puanlık artış göstererek yüzde 16’ya yükselirken, erkeklerin işsizlik oranı 0,8 puan artış ile yüzde 10,2 oldu. Geniş tanımlı işsizlik** oranı ise yüzde 27,9’a çıktı. 

Kadınlar daha az istihdam ediliyor

Kadınların istihdam oranı ise Kasım ayına göre 1,1 puan artarak yüzde 32,7’ye yükselmiştir. Aynı dönem aralığında erkeklerin işgücüne dahil olma oranı ise 0,6 puan artarak 71,9 olmuştur. Ancak bu sonuçlar; kadınların işgücüne dahil olma oranında bir artış gösterse de işgücüne katılma oranlarının, erkeklerin yarısından daha az olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

İstihdam yaratmayan ekonomi politikaları uygulanıyor

Diğer bir önemli nokta ise Türkiye’de işgücüne katılan işçi sayısı her geçen gün artarken, istihdam artmamış ve çalışma hayatına yeni girmek isteyen kadınlar da işsizler kervanına katılmıştır. Erkekler açısından da bir değişim söz konusu değildir. Bu da açıkça gösteriyor ki, hükümet tarafından söylenenin aksine uygulanan ekonomi politikaları istihdam yaratmıyor.

"Ev İşleri" nedeniyle işgücüne dahil olamayan kadın ve erkek sayıları

Kadınların istihdama katılımının önündeki en önemli engellerin başında ise istihdam politikalarının yetersizliği ile kadınlara atfedilen toplumsal görevler geliyor. Aile içerisinde kadınlara yüklenen roller; yemek yapma, temizlik yapma, çamaşır/bulaşık yıkama, ütü yapma, çocuk/hasta/yaşlı bakma gibi ev işleri kadınların emeğini görünmez hale getirmiş. Erkekler açısından en önemli neden ise eğitim ve öğretim hayatına devam etme geliyor.

Eşit işe eşit ücret yerine erkeklere 2.5 kat daha fazla maaş

Küresel ölçekte yapılan toplumsal cinsiyet araştırmalarında ücret eşitsizliği sıralamasında Türkiye 145 ülke arasında 98. sırada yer alıyor. Kadınlar erkeklerden günlük  23 dakika fazla çalışmasına rağmen emeklerini karşılığını alamıyorlar.

Dünya Ekonomik Forumu (2016) cinsiyet eşitsizliği ölçeğini kullanarak yaptığımız hesaplamada; Türkiye’de bir kadın günlük ortalama 1 dolar kazanırken, bir erkek günlük ortalama 2,27 dolar kazandığı görülmüştür. Yine aynı hesaplama yöntemi ile yapılan incelemede; bir kadının ortalama yıllık maaşı 12.162 dolar iken bir erkeğin ortalama yıllık maaşı 27.672 dolardır.3 Her iki veri de kadınların erkeklerden 2,5 kat daha az ücret aldığını göstermektedir.

Sendikalı işçilerin ezici çoğunluğu erkek

Kadınların sendikalaşma oranlarında cinsiyete göre önemli farklılıklar var. Erkeklerin sendikalaşma oranı, kadınlardan daha yüksek: kadınların sendikalaşma oranı yüzde 7,6 iken, erkeklerin sendikalaşma oranı yüzde 13. Toplam sendikalı işçi sayısı içerisinde ise kadınların sendikalaşma oranı yüzde 16,8 iken, erkeklerin yüzde 79 olması sendikalı işçilerin genelinin erkeklerden oluştuğunu açıkça gösteriyor.

Bu durumun başlıca nedenleri ise; kadınların çalışma hayatına katılımlarındaki düşüklük, istihdamın sektörel dağılımındaki cinsiyetçi ayrım ve ücretli çalışan kadınların bir kısmının yoğunlaştıkları işyerlerinin sendikalaşmaya elverişsiz olması (fason, taşeron ve kayıt dışı çalışma düzeni), erkek egemen sendikal yapılar, politikalar ve örgütlenmeleri önünde ciddi engeller olması. 

(*) TÜİK, OECD, ÇSGB ve Dünya Ekonomik Forumu verileri kullanılmıştır.
(**) Geniş tanımlı kadın işsizliği hesaplanırken, TÜİK tarafından açıklanan işsizlik tanımı ile birlikte iş bulma ümidini kaybeden işsizler, iş aramayan ancak çalışmaya hazır olan işsizler, mevsimlik ve zamana bağlı eksi istihdam edilenler de hesaplamaya eklenmektedir.