Yeni müfredata neden karşı çıkmak gerekir?

Çağın ihtiyaçlarına göre güncellenmesi zorunlu olan eğitim öğretim müfredatının yeniden düzenlenmesi Türkiye’de de bir süredir tartışılıyordu. Ancak bakanlığın oluşturduğu yeni müfredat öğretmenlerin, akademisyenlerin, eğitim sendikalarının görüşü alınmadan bir oldu bittiye getirildi. Başvuru yapmalarına rağmen sendikaların, müfredatın oluşturulması aşamasında görüş sunmaları reddedildi.

Bir iki çıkarılmış kazanım veya eklenmiş yeni kazanımlardan öte, oluşturulan bu yeni müfredat, çocuğun yararını gözetmekten çok erdemler ve değerler eğitimi adı altında milli, dini ve ailenin önemi vurgularının çokça işlendiği, devletin hakim olmasını istediği görüş ve fikirlerin çocuğun zihinsel yapısını şekillendirme amaçlı kullanıldığı bir müfredat.

Bir süredir ders kitaplarındaki konuların da ağırlıklı olarak bu yönde işlendiği gözlemleniyordu zaten.

Teknik donanımlarının olmadığı, internete kolay erişilmediği okullarda yeni müfredata göstermelik olarak konduğu açıkça belli olan “dijital okur yazarlık” öğretim programının ise hiçbir geçerliliği yok.

Yeni müfredat, bilimsellikten uzak, çağ dışı, dogmatik ve dayatmacı olup, eğitimde tek tipleştirmenin uygulanmaya çalışıldığı, niteliksiz, eleştiriye açık olmayan yapısıyla akademisyenlerin, öğretmenlerin ve eğitim sendikalarının karşı çıktığı bir müfredattır.

Ebru – Eğitim Sen

(Sosyalist İşçi)

ilginizi çekebilir

4e1a1ca63748e06dfa31f030f22a5349841226d9-1200x900
Savaş davulu değil, özgürlüğün dansı!
portraitcolor-1-624x414
Sahar Delijani: "Bir İran hapishanesinde doğdum"
STW-IranDemo28-2-26-3-1
İranlılar konuşuyor: “Geleceğimize biz karar veririz”