“Suriyeliler çalışkan mıdır?” sorusuna katılımcıların % 57,5’i “hayır” yanıtını vermiş, yani tembel olarak tanımlamışlar. Dağılımı ise şöyle AKP % 52,4, CHP % 67,5, MHP % 58,8, İyi Parti % 66,3, HDP % 49,5.
Araştırmaya katılanların % 66,8’i iktidarın Suriye politikasından memnun değil. Bu memnuniyetsizliğin partilere dağılımı şöyle: AKP % 46,3, CHP % 88, MHP % 66,6, İyi Parti % 88,1, HDP % 91,6.
AKP ve MHP seçmeninin hayli yüksek oranda memnuniyetsizlik belirtmesi dikkat çekici ve göçmen karşıtı durumu özetliyor.
Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğunun “Suriyelilerle sorun yaşıyor musunuz” sorusuna “hayır yaşamıyorum (yüzde 49,7)” ve “Son 5 yıl içerisinde Suriyelilerden bizzat zarar gördünüz mü” sorusuna “hayır, zarar görmedim (yüzde 77,3)” yanıtı vermesine rağmen Suriyeli göçmenlere karşı ırkçılığın, ayrımcılığın boyutu bu. Araştırmanın detayına buradan veya www.sodev.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Buna benzer onlarca araştırma verileri yayınlandı. Tablo hiç birinde değişmiyor. Bu ve benzeri veriler iki şeyi gösteriyor.
Birincisi Türkiye siyasetinde muhalefet ve iktidarın; toplumsal, siyasal, kültürel ve insani sorunları siyasette nasıl araçsallaştırdığını gösteriyor. Bu veriler, partilerin pozisyon değiştirmesine paralel yer değiştireceğini ortaya koyuyor. İktidar muhalefete geçtiğinde muhalefet partilerinin tutumuna benzer tutum takınacağına hiç kuşku yok. Kaldı ki, her iki blok arasında ciddi bir anlayış farkı yok.
İkincisi ise, Türkiye’nin demokratikleşmesinin siyasal ve sosyal zemininin zayıflığını gösteriyor. Radikal değişim için toplumsal dönüşüme ihtiyaç olduğu gerçeğiyle yüzleşmeye işaret ediyor. Vatan, millet edebiyatının toplumda ortaya çıkardığı sorunların derinliğini ortaya koyuyor.
Bu nedenle seçimleri muhalefetin kazanmasının evrensel ölçülerde demokratikleşme getirmeyeceği çok açık. Sadece demokratikleşmenin toplumsal zeminlerini güçlendirmeye fırsat sunacak ve demokratik siyasal iradenin önünü açabilecek olmasıyla sınırlı bir işlevi olabilir. Türkiye’nin normalleşme sürecine girmesi için kritik önemde bir adım atılmış olabilir.
Bunun ötesinde göçmen karşıtı, ırkçı, ayrımcı Bolu Belediye Başkanıyla baş edemeyen CHP’nin ve her fırsatta faşistliğini topluma hatırlatan, Kürt, göçmen karşıtlığıyla malul, MHP ile ırkçılık yarışı yapan İyi Parti’nin başını çektiği Millet İttifakı daha fazla bir şey yapamaz.
Hakan Tahmaz