Mahkeme heyeti, atılan sloganın “şiddet veya tehdit yöntemini teşvik edici olmadığı ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğu” kararına vardı.
Kararın gerekçelerinde şu ifadeler yer aldı:
“Sanıklara eylemin hukuki açıdan ceza sorumluluğunu yaratıp yaratmayacağının mahkememizce değerlendirilmesinde; sanıklara atılı eylemin sadece iddianamede yazılı sloganları atmaktan ibaret olduğu, olay yeri izleme ve görüntüleme tutanaklarından 3173 sayılı kanun kapsamında herhangi bir terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösteren veya öven bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden nitelikte söz veya slogan atmadıkları, bu yönde bir icrai hareketlerinin bulunmadığı, olay yerinde sanıkların sarf ettikleri söz, söyledikleri şarkı ve attıkları sloganların kişisel düşünce, temenni ve kanaatlerini açıklamaktan ibaret olup, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi uyarınca ceza sorumluluk gerektiren nitelik taşımadığı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve yasalarında teminat altına alınmış olan düşünce ve ifade özgürlüğü hakkı kapsamında kaldığı anlaşıldığından sanıkların beraatına karar verilmiştir.”