FARC’ın resmi web sitesinden yapılan açıklamada, hükümet ile “yoksulluluğun ortadan kaldırılması, eğitim, geliştirme programları, tarımsal üretimde ekonomik teşvik, gıda ve beslenme politikalarını” gibi konularda anlaşmaya varıldığı belirtiliyor. (http://www.farc-ep.co/) Bu kapsamda topraksız köylülere üç milyon hektar toprağın verilmesi söz konusu.
Küba’da 2012 yılında başlayan barış müzakereleri, 50 yıldır süren ve 220 bin kişinin ölümüne neden olan çatışmaların sona erdirilmesini amaçlıyor. Ancak görüşmelerin ilk başlangıcı 2012’den çok daha önceye, 1982 yılına dayanıyor. Dönem dönem kesintiye uğrasa da 30 yıl boyunca devam eden görüşmeler 2008-2010 yılları arasında kamuoyuna kapalı ve gizli bir şekilde yürütülmüş. Yani taraflar zaman zaman masadan kalksa bile kimse masayı devirmemiş.
Birçok başka ulusal kurtuluş hareketinde olduğu gibi Kolombiya örneği de bize barış görüşmeleri denen sürece dair önemli ipuçları sunuyor. Gördüğümüz gibi hiçbir yerde barış üç beş günde, ayda, yılda kazanılmıyor. Yıllar alıyor. Bu yıllar içerisinde zaman zaman mücadelenin sertleştiği, kan aktığı, masanın devrilmeye çok yaklaştığı dönemler oluyor. Ancak bu tür görüşmelerin kalıcı barış ile sonuçlanmasının en temel iki koşulu şunlar; birincisi, o barış masasını her ne olursa olsun asla devirmemek. Yani o masadan birisi geçici bir süre kalksa bile masanın devrilmeden durmasını sağlamak. İkincisi ise devletin ezilen tarafın taleplerini kabul ettiğini açıkça ilan etmesi. Yani amacın diz çöktürerek teslim alma değil, kalıcı, eşit ilişkiye dayalı barış olarak belirlenmesi.
Bunlar olduğu sürece Kolombiya’da da gördüğümüz gibi barış, kolay değil ama mümkün.
Arife Köse
(Sosyalist İşçi)