İzmir’deki gözaltılara tepki: LGBTİ+’lara yönelik operasyonlar son bulsun!

Dernekler, 12 Eylül’de başlayan “Ailem Güvende” operasyonlarının ve 23 Ekim’de Ankara merkezli olarak trans kadınlara yönelik düzenlenen operasyonların ardından İzmir’de yeni gözaltıların yaşanmasına tepki gösterdi.

İzmir’de 3 Kasım sabahı düzenlenen operasyonlarda 12 trans kadının gözaltına alınmasının ardından 15 LGBTİ+ derneği ortak açıklama yayınladı. Dernekler, LGBTİ+’lara yönelik operasyonların son bulmasını ve gözaltıların sona erdirilmesini istedi.

“İzmir’de trans kadınlar gözaltında: Artık yeter, LGBTİ+’lara operasyonlara son verin!” başlıklı açıklamada, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “fuhşa teşvik” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” iddialarıyla 12 kişinin gözaltına alındığını duyurduğu hatırlatıldı.

Dernekler, 12 Eylül’de başlayan “Ailem Güvende” operasyonlarının ve 23 Ekim’de Ankara merkezli olarak trans kadınlara yönelik düzenlenen operasyonların ardından İzmir’de yeni gözaltıların yaşanmasına tepki gösterdi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“12 Eylül operasyonuyla tutuklanan LGBTİ+ hak savunucuları ve LGBTİ+’lar hakkında daha iddianameler dahi hazırlanmamış, neyle suçlandığımızı öğrenememişken; 23 Ekim’de tutuklanan trans kadınların derhal serbest bırakılması için mücadele ederken İzmir’de yeni bir operasyonun olması, siyasi iktidarın LGBTİ+’lara açtığı savaşın en net göstergelerindendir.”

“Trans olmak suç değildir”

LGBTİ+’ların sürekli gözaltı ve tutuklama tehdidi altında yaşamaya zorlandığını belirten dernekler, suçta ve cezada kanunilik ilkesine dikkat çekti.

Açıklamada şöyle denildi:

“Ceza hukukunun temel ilkelerinden biri suçta ve cezada kanuniliktir. Hiç kimse, kanunda açıkça suç olarak tanımlanmayan bir fiil nedeniyle cezalandırılamaz. Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği suç değildir. Trans olmak suç değildir. LGBTİ+ haklarını savunmak, LGBTİ+’ların yaşamlarını görünür kılmak, dayanışma örgütlemek ve eşit yurttaşlık talep etmek suç değildir.”

Trans kadınların yaşam koşulları daha da ağırlaştırılıyor

Trans kadınların tekrar eden operasyonlarla hedef alınmasının ayrımcılık, yoksulluk, barınma güvencesizliği ve çalışma yaşamından dışlanma gibi sorunları derinleştirdiğini belirten dernekler, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Özellikle trans kadınların tekrar eden operasyonlarla hedef alınması, zaten ayrımcılık, yoksulluk, barınma güvencesizliği, çalışma yaşamından dışlanma ve şiddetle mücadele etmek zorunda bırakılan bir topluluğun yaşam koşullarını daha da ağırlaştırmaktadır. Trans kadınların yaşamlarını sürdürebilmek için kurdukları dayanışma ilişkilerinin, dijital görünürlüklerinin ve gündelik hayatlarının sürekli bir suç şüphesi altında değerlendirilmesine son verilmelidir.”

Açıklamanın imzacıları: 17 Mayıs Derneği, 20 Kasım Nefret Suçlarıyla Mücadele Derneği, Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği (GALADER), Genç LGBTİ+ Derneği, HEVİ LGBTİ+ Derneği, Kaos GL Derneği, Kırmızı Şemsiye Derneği, Lambdaistanbul LGBTİ+ Derneği, LGBTİ+ Aileleri ve Yakınları Derneği (LİSTAG), Mersin 7 Renk LGBTİ+ Dayanışma Derneği, Muamma LGBTİ+ Derneği, Özgür Renkler Derneği, Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği, Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD), ÜniKuir Derneği.

Açıklamanın tamamı şöyle:

İzmir’de trans kadınlar gözaltında: Artık yeter, LGBTİ+’lara operasyonlara son verin!

LGBTİ+’lara operasyonlara bir yenisi daha eklendi. Bu sabah saatlerinde İzmir’de düzenlenen polis operasyonunda ilk gelen bilgilere göre 12 trans kadın gözaltına alındı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı “fuhşa teşvik” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” iddialarıyla 12 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.

12 Eylül’deki “Ailem Güvende” operasyonu, 23 Ekim’de trans kadınlara yönelen Ankara merkezli operasyonun ardından bu sefer de İzmir’de trans kadınlar LGBTİ+ düşmanı iktidarın siyasi operasyonunun hedefinde.

12 Eylül operasyonuyla tutuklanan LGBTİ+ hak savunucuları ve LGBTİ+’lar hakkında daha iddianameler dahi hazırlanmamış, neyle suçlandığımızı öğrenememişken; 23 Ekim’de tutuklanan trans kadınların derhal serbest bırakılması için mücadele ederken İzmir’de yeni bir operasyonun olması, siyasi iktidarın LGBTİ+’lara açtığı savaşın en net göstergelerindendir.

Artık yeter! LGBTİ+’ların yaşamlarını sürekli bir soruşturma, gözaltı ve tutuklama tehdidi altında sürdürmeye zorlanmasını kabul etmiyoruz.

Ceza hukukunun temel ilkelerinden biri suçta ve cezada kanuniliktir. Hiç kimse, kanunda açıkça suç olarak tanımlanmayan bir fiil nedeniyle cezalandırılamaz. Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği suç değildir. Trans olmak suç değildir. LGBTİ+ haklarını savunmak, LGBTİ+’ların yaşamlarını görünür kılmak, dayanışma örgütlemek ve eşit yurttaşlık talep etmek suç değildir.

Yine kanuna göre seks işçiliği de suç değildir. Bu konuda hem yasalar, hem Yargıtay kararları açıktır. Ancak bu operasyonlarla adeta suç icat edilmekte; insanların sosyal medya paylaşımları, özel yaşamları, cinsiyet ifadeleri ve birbirleriyle kurdukları ilişkiler üzerinden suç şüphesi yaratılmaktadır. Üstelik bunun için Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği sanal devriye uygulaması kullanılmaktadır.

Özellikle trans kadınların tekrar eden operasyonlarla hedef alınması, zaten ayrımcılık, yoksulluk, barınma güvencesizliği, çalışma yaşamından dışlanma ve şiddetle mücadele etmek zorunda bırakılan bir topluluğun yaşam koşullarını daha da ağırlaştırmaktadır. Trans kadınların yaşamlarını sürdürebilmek için kurdukları dayanışma ilişkilerinin, dijital görünürlüklerinin ve gündelik hayatlarının sürekli bir suç şüphesi altında değerlendirilmesine son verilmelidir.

Bu operasyonların yarattığı korku ortamının yalnızca LGBTİ+’ları değil, haklarını savunmak, örgütlenmek, düşüncelerini açıklamak ve ayrımcılığa karşı ses çıkarmak isteyen herkesi etkilediğini biliyoruz. Bugün LGBTİ+’lara karşı kullanılan muğlak gerekçeler, yarın başka toplumsal kesimlerin hak ve özgürlüklerini sınırlandırmak için de kullanılabilir.

Bir kez daha hatırlatıyoruz: Temel hak ve özgürlükler siyasi iktidarların tercihine, toplumsal önyargılara veya muğlak ahlak anlayışlarına göre askıya alınamaz!

Başta barolar, insan hakları örgütleri, kadın örgütleri, sendikalar, meslek kuruluşları ve demokratik kitle örgütleri olmak üzere bütün kamuoyunu, LGBTİ+’lara yönelik hak ihlalleri karşısında dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz.

LGBTİ+’lara yönelik operasyonlar son bulsun!

kaosgl2.org

 

son yazıları

Sokakta yaşayan hayvanları yaşatmak için 1 milyonun üzerinde imza
Felaketin olağanlaşması
14-18 Kasım’da Antalya’ya: İklimi Değil Sistemi Değiştir yola çıkıyor!

ilginizi çekebilir

yaşatanyasa
Sokakta yaşayan hayvanları yaşatmak için 1 milyonun üzerinde imza
mucadele
Felaketin olağanlaşması
1536x864_cmsv2_edfdfa77-62b3-508b-aaf3-094700725947-9668060
14-18 Kasım’da Antalya’ya: İklimi Değil Sistemi Değiştir yola çıkıyor!