İspanya’daki göçmen krizinin ardında ne yatıyor?

İspanyol devleti Sebte, Melilla’dan ve Kuzey Afrika’da işgal ettiği diğer topraklardan çekilmelidir.

İspanya devleti, Fas’tan sınırı geçmeye çalışan mültecileri durdurmak için Kuzey Afrika’daki Sebte’ye askeri birlikler konuşlandırdı. Son günlerde yaklaşık 50.000 kişi, sömürge döneminde Ceuta adıyla bilinen İspanyol yönetimindeki şehre girmeye çalıştı.

ABD, Almanya, İtalya, Fransa ve İspanya’daki aşırı sağcılar, bu durumu sosyal demokrat İspanyol Sosyalist İşçi Partisi’nden (PSOE) Başbakan Pedro Sánchez’e saldırmak için kullandılar. Sánchez, Avrupa’nın geri kalanındaki yöneticilere kıyasla göç ve Filistin konusunda daha ilerici tutumlar sergiliyor.

Sánchez’in Gazze’deki soykırımın başlamasının ardından silah tedarikini durdurduğu İsrail terör devleti, utanmazca duruma dahil olarak Sánchez hükümetine saldırdı. Yerleşimci sömürgeci İsrail’in Birleşmiş Milletler (BM) Büyükelçisi Danny Danon, “Belki de bize ders vermeye devam etmeden önce, neden hâlâ Afrika’daki sömürgeci yerleşim bölgelerinin varlığını sürdürdüğünü dünyaya açıklamasının zamanı gelmiştir” dedi.

Ancak, bazı solcular ve medyadaki bazı yorumcular arasında da bu konuda tehlikeli teoriler dolaşıyor. Temelde, Sebte’deki mülteci krizinin arkasında İsrail ve müttefiki Fas’ın olduğunu, böylece İspanya devletini Filistin konusundaki tutumu nedeniyle cezalandırmaya çalıştıklarını söylüyorlar. Bu durum, Sánchez’in Filistin konusundaki tutumu nedeniyle İspanya’nın “işgal edileceği” yönünde tehlikeli söylemlere yol açtı.

Sosyalistler bu konuya nasıl yaklaşmalı?

İspanyol devleti Sebte, Melilla’dan ve Kuzey Afrika’da işgal ettiği diğer topraklardan çekilmelidir.

İspanyol İmparatorluğu bu toprakları 1400 – 1600 arasındaki dönemde ele geçirdi. 1912’de Fas “himaye bölgelerine” bölündüğünde İspanya daha fazla toprak ele geçirdi. İspanya ve Fransa’nın hakim olduğu ülkenin kuzeyinde, Tanca çevresinde de İspanya, Fransa ve Britanya tarafından yönetilen bir “uluslararası bölge” kuruldu. Sömürgeci güçler “himaye bölgelerinden” vazgeçmeye zorlandığında, İspanya Sebte, Melilla, Badis Kayalığı, El-Huseyme Adaları ve Çafarinas Adaları’nı terk etmeyi reddetti.

İspanyol devletinin sömürgeci işgaline son vermesini talep etmekten daha sınırlı talepler öne sürmek, emperyalizm yanlısı bir tutuma gerilemek anlamına gelir.

Dolayısıyla, İspanya’nın “işgal edildiği” yönündeki söylemler son derece gericidir; birincisi, Sebte İspanya’nın işgal ettiği bir topraktır, ikincisi ise mültecileri ve göçmenleri “işgalci” olarak nitelendirenler aşırı sağcılardır.

Mülteciler hoşgeldiniz, sınır dışı etmeye hayır

Avrupa Birliği (AB), Akdeniz’i bir toplu mezarlığa çevirdi ve İspanyol devleti, Kuzey Afrika’daki sömürgeci karakollarında uzun zamandır bu ırkçı sınır rejimini uyguluyor. Sebte’ye girmeye çalışanların çoğu, neoliberal politikalar nedeniyle zorluk çeken Faslılar, diğerleri ise Sahra Altı Afrika’dan kaçan insanlar.

Eğer Avrupa’daki bir ırkçılık karşıtıysanız, başlangıç noktanız “Göçmenler hoşgeldiniz” demek olmalıdır. Sosyal demokrat Sánchez yönetimindeki İspanya devleti, diğer Avrupa ülkelerine kıyasla göçmenlik konusunda daha ilerici bir tutum sergiledi. Bu yıl çıkarılan bir kararname, belgesiz göçmenlerin yasal oturma izni için başvuruda bulunmalarına olanak sağladı. Bu, 2020’deki büyük göçmen seferberliği gibi ırkçılık karşıtı hareketlerin baskısının bir sonucuydu.

Ancak Sánchez, İspanyol sermayesinin, nüfusun yaşlandığı bir ülkede işgücüne duyduğu büyük ihtiyacı bilerek bu tavrı sergiledi. Aynı zamanda, AB sınır rejimini ve Kuzey Afrika’daki İspanyol nüfuzunu da desteklemeyi sürdürebiliyordu. 2022’de Sánchez, Fas’tan gelerek İspanya’nın sömürge anklavı Melilla üzerinden İspanya’ya girmeye çalışan göçmenleri engellediği için polisi tebrik etti. Bu geçiş girişimini “İspanyol topraklarına yönelik şiddetli bir saldırı” olarak nitelendirdi.

Sosyal demokrat bir hükümetin sömürgeci bir sınırı güçlendirmek ve göçmenleri bastırmak için asker göndermesinde ilerici hiçbir şey yok.

Bu, Fas devletinin sınırları bir koz olarak kullanmadığı anlamına mı geliyor? Hayır, elbette ki bunu yapıyor.

2021’de Faslı yetkililer, Sánchez hükümetinin Batı Sahra’dan bir bağımsızlık liderinin İspanya’da bir hastanede tıbbi tedavi görmesine izin vermesinin ardından Sebte’deki sınır kontrollerini gevşetti. Ertesi yıl Sánchez, İspanyol devletinin Batı Sahra konusundaki (fırsatçı) tutumunu değiştirdi ve Fas Kralı VI. Muhammed ile görüştü.

Devletler mülteci krizini bir koz olarak kullanıyor. Aynı durum Belarus rejimi için de geçerliydi; Polonya/AB sınırındaki mülteciler bu durumdan faydalandı ve bu olay, aşırı sağcılar ile faşistler tarafından fırsat olarak kullanıldı.

Ancak mülteci krizi bu tür manevralardan bağımsız olarak vardır ve emperyalizmin, ırkçılığın ve iklim kaosunun bir ürünüdür.

Sınırı geçmeye çalışanların sayısındaki artış, İspanya Yüksek Mahkemesi’nin, Sebte ve Melilla’ya deniz yoluyla gelen göçmenlerin yasal süreç işletilmeden Fas’a geri gönderilemeyeceğine karar vermesinin ardından yaşandı. İspanyol devlet görevlileri, karara rağmen yeni gelen göçmenleri geri göndermeye çalışacaklarını söylediler; hatta binlerce kişiyi zaten sınır dışı ettiler bile. İçişleri Bakanı, yaklaşık 37.000 kişinin zaten geri gönderildiğini açıkladı.

Fas ve İsrail

Fas devleti, yerleşimci sömürgeci İsrail ile uzun süredir devam eden bir ilişkiye sahiptir. Fas, 2020 yılında ABD’nin İsrail ile Arap devletleri arasındaki ilişkileri “normalleştirmek” için dayattığı “İbrahim Anlaşmaları”nı imzaladı ve Donald Trump’ın Gazze’deki sömürgeci toprak gaspını destekledi.

Daha uzun bir işbirliği geçmişi de var. Örneğin, Fas istihbarat servislerinin 1965’te Mehdi Ben Barka’yı öldürmek için İsrail ve Fransız istihbaratçılarıyla birlikte çalıştığına dair güvenilir kanıtlar mevcut. Barka bağımsızlık için savaştı, sonra sola yönelerek radikalleşti ve Kral II. Hasan rejimiyle ters düştü. Sürgünde, Filistinliler de dahil olmak üzere Küresel Güney’deki ulusal hareketler ve devletleri Tricontinental Konferansı’nda bir araya getirdi. 1966’da konferans gerçekleşmeden önce öldürüldü.

İsrail – Fas ilişkisi, zaman zaman çelişkili şekillerde ortaya çıkmıştır. Yöneticiler, halkta Filistin’e yönelik yaygın bir destek olduğunu biliyorlar, ama aynı zamanda bölgede emperyalist Batı’nın yarattığı yapılanmadaki yerini ve yönetimlerini de korumak istiyorlar.

Batı’daki sosyalistlerin bazı temel ilkelerle hareket etmesi gerekir:

  • Göçmenlere ve mültecilere destek vermek, AB sınır rejimine hayır demek, Sánchez hükümetinin Sebte’deki eylemlerinin savunmamak.
  • Kuzey Afrika’da İspanyol sömürgeciliğine karşı çıkmak.
  • Fas halkını, kendilerini yoksullaştıran, aynı zamanda Trump, İsrail ve emperyalizmle bağ kuran Fas devletine karşı desteklemek.

Tomáš Tengely-Evans

(Socialist Worker)

son yazıları

(Seçtiklerimiz) NATO neden kuruldu?
Temel Conta direnişçi işçisi ile röportaj: "Birleşmekten başka şansımız yok"
İki büyük dalga depremleri ve yeni cumhuriyetin ayak sesleri

ilginizi çekebilir

4419636187cf54e7c2565bdb8b2f11b8
(Seçtiklerimiz) NATO neden kuruldu?
595-gun-suren-temel-conta-grevi-sona-erdi-mucadelemiz-bitmedi-ifJ13
Temel Conta direnişçi işçisi ile röportaj: "Birleşmekten başka şansımız yok"
dersim1_1603
İki büyük dalga depremleri ve yeni cumhuriyetin ayak sesleri