İşçi hareketinin ekonomik ve politik mücadelesi

16.02.2022 - 12:19
Faruk Sevim
Haberi paylaş

İşçiler hakları için işyerlerinde mücadeleleri yükseltiyorlar. Şubat ayı başından itibaren işyerlerinde sürdürülen ücret mücadelesi, Türkiye işçi sınıfı tarihinde görülmedik boyutlara ulaştı. 

Aslında ekonominin radikal biçimde bozulmaya başladığı Eylül ayından itibaren, işçi sınıfı ücret taleplerini gündeminin en ön sıralarına almaya başlamıştı.

Dövizdeki ani artış, ardından enflasyondaki yükseliş, yavaş yavaş dozunu artıran zamlar emekçiler arasında hem kaygı ve belirsizliği, hem de ne yapabilirim arayışını artırdı.

Asgari ücretin belirlenmesi, MESS toplu iş sözleşme süreci, kamu emekçileri ve emeklilerle ilgili maaş tartışmalarının ardından, zamların yağmur gibi yağmaya başlamasıyla birlikte işçi sınıfı eylemlere başladı.

Yüzlerce işyerinde işçiler, patronların kendilerine reva gördüğü sefalet ücretlerine karşı ayaklandılar. İşyerlerinde komiteler kurdular, sözcüler seçtiler, oturma grevinden, işyeri işgallerine kadar türlü çeşitli eylemler düzenlediler.

Bazı işyerlerinde işçilerin mücadelesi başarıya ulaştı, ekonomik olarak yetersiz de olsa, işçiler işverenlerden talep ettikleri ücretleri aldılar. Bazı işyerlerinde ise mücadele halen devam ediyor. 

Bazı grevler ve ani mücadeleler ekonomik taleplerle başlar, ama ekonomik talepler etrafından bir sektörün bütünü ya da ulusal çapta tüm bir işçi sınıfı örgütleri birleşirse, bu doğrudan politik bir içerik kazanır. 

Ekonomik mücadele geliştikçe içinden politik fikirler, talepler fışkırmaya başlar. Politik talepli işçi hareketleri zaten sağlam ekonomik taleplere de sahiptir. 

Son dönemde işçilerin ücret temelli hak mücadeleleri yaygınlaştıkça, patronlarla ve devletle karşı karşıya geldikçe politik talepler de öne çıkacak. İşçilerin ücret temelli mücadelesi, kısa sürede devletin baskı ve sindirme eylemleri ile karşılaşacak. Migros depodan işçilerin polis zoruyla dışarı çıkarılması bunun bir örneği.

Migros’un işçilere saat başı 4 lira zam yapmaması ile hükümet, devlet ve Migros arasındaki bağlantının görülmeye başlaması ancak mücadele içinde olur.

İşçilerin mücadelesinin ekonomik taleplerden politik taleplere evrilmesi için en önemli husus, işçi sınıfı örgütlerinin birleşebilmesidir. Birleşen ve güçlenen bir işçi hareketi, ekonomik talepleri politik zemine kolayca taşır. Bu nedenle geldiğimiz aşamada bize gerekli olan, 90’lı yılların Emek Platformu benzeri, tüm işçi örgütlerinin, sendikaların, taban örgütlerinin, işçi komitelerinin bir araya geleceği birleşik bir hareketin yaratılmasıdır.

Faruk Sevim

(Sosyalist İşçi)

Bültene kayıt ol