İyi Parti dostumuz değil

11.08.2021 - 13:16
Ozan Tekin
Haberi paylaş

Meral Akşener geçtiğimiz günlerde şöyle bir tweet attı: "Kafkaslardan Türkistan topraklarına hayalleri ve idealleri uğruna; Cesaretiyle mitralyöze koşan #EnverPaşa'yı şehadetinin yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyorum."

2020’de aynı anma şu ifadelerle gerçekleşmişti: “Cesareti ve adanmışlığıyla Türk gençliğinin asil ruhunu temsil eden #EnverPaşa'yı, vefatının yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyorum. Mekânı cennet olsun.”

Enver Paşa’nın gerçekten de asil bir ruhu var mıdır? Kendisinin adanmışlığını Ermeni Soykırımı’nın örgütleyicilerinden biri olmasında görüyoruz. Bâb-ı Âli Baskını ile gerçekleştirdiği darbeden, muhalif siyasetçileri ve gazetecileri sürgün etmesinden, Birinci Dünya Savaşı’na Turancı fetih emelleriyle girişinden, Sarıkamış’ta on binlerce askerin canına mal olan harekâtından hatırlıyoruz. Kendisi, Sovyetler’e yardım etmek için gönderildiği Buhara’da, tam tersine Basmacı İsyanı’na katıldıktan sonra Bolşevik birliklerle girdiği çatışmanın sonucunda öldü.

Enver Paşa bir asil ruha sahip olmadığı gibi, onun hayallerinin ve ideallerinin de sıradan insanlarla, işçi sınıfıyla hiçbir ilgisi yoktu; kendisi tüm ezilenlerin düşmanı olan bir diktatörlük heveslisiydi.

Fakat Akşener’in attığı tweet sürpriz de değil. İyi Parti, faşist MHP’den ayrılmış milliyetçi ve sağcı bir parti olarak, tüm “Türk büyüklerini”, milliyetçileri, hatta ırkçıları anmakta hiçbir beis görmüyor.

İyi Parti, Maltepe’de belediye meclisinde verdiği öneriyle, CHP’ye de bunu kabul ettirerek, bir parka Türk nazisi Nihal Atsız’ın adının verilmesini sağlamıştı.

Meral Akşener, Nisan 2020’de HDP’yi PKK’nin uzantısı olarak gördüklerini söyledi. Afrin harekâtı sırasında, İyi Parti bu girişime tam destek vermis ve Cumhur İttifakı’nı “geç kalmakla” eleştirmişti. Akşener de daha sonra bunu “geç kalınmış bir mecburiyet” olarak tanımlamıştı. HDP’nin muhalefetten dışlanmasında, Millet İttifakı içerisinde kabul görmemesinde baş etkenin İyi Parti olduğu biliniyor.

İyi Parti göçmen düşmanlığının başını çekiyor. Suriyelilere, Afganlara yönelik yalanlarla dolu nefret kampanyalarını, ırkçı linçleri hep İyi Partililer örgütlüyor.

Özetle, İyi Parti sağcı, Türk milliyetçisi, bazı konularda hiç çekinmeden ırkçılık yapan ve ırkçıları savunan bir egemen sınıf partisi. AKP-MHP iktidarının ceberrutluğundan, otoriterliğinden, milliyetçiliğinden bıkan işçilere, Kürtlere, kadınlara, LGBTİ+lara, öğrencilere, tüm ezilenlere eşitlikçi-özgürlükçü hiçbir şey vadetmiyor.

Dolayısıyla İyi Parti, bu arayışta olanlar için, sol ve emekçiler için bir alternatif veya müttefik değil.

Muhalefetin saflarında ise Cumhur İttifakı’nın sandıkta yenileceği varsayımıyla, tüm muhaliflerin birlikte olması gerekliliği, dolayısıyla Akşener ve ekibinin bu tarz çıkışlarına fazla ses edilmemesi gerektiği fikri hakim.

Bu doğru değil. Bugünden yaptıklarımız, hem seçimleri hem de sonrasında gelecek olan iktidarların icraatlarını belirler. Bir milliyetçi bloka karşı bir diğer Türk milliyetçisi blok istemiyoruz. Bu yüzden İyi Parti’nin tüm sağcılıklarını teşhir etmek, ona karşı mücadele etmek zorundayız. İyi Parti, bürolarına gidip poz vereceğimiz, parti binalarında oturup seçimlerde hangi bölgede ne yapılacağını planlayacağımız bir müttefik güç değil; egemen sınıfın bir başka kanadının milliyetçi politikalarını hayata geçirmek üzere hareket eden sınıf düşmanlarımızdan biridir. 

Ozan Tekin 

(Sosyalist İşçi)

Bültene kayıt ol