Osman Kavala yine tahliye edilmedi

08.10.2021 - 18:36
Haberi paylaş

Yargıtay ve İstinaf Mahkemesi tarafından bozulan ‘Gezi Parkı’ davası ile ‘Çarşı’ davalarının birleşmesi sonrası ilk duruşma görüldü. Mahkeme, 1438 gündür Silivri Cezaevi'de tutuklu olan Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Duruşmayı, İngiltere, Hollanda, Danimarka, Fransa, İsviçre, Almanya Konsolosluklarından temsilciler, bir çok sivil toplum örgütü temsilcisi, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü ile HDP'li ve CHP’li milletvekilleri takip etti. 

Kimlik tespitlerinin ardından Mahkeme Başkanı usul itirazı olup olmadığını sordu.  Çarşı davasının avukatlarından Ali Rıza Dizdar, Gezi ile Çarşı davalarının birleştirilme şeklinin usul hukukuna aykırı olduğunu söyledi. 

Dizdar’ın ardından avukat Ömer Kavili söz aldı. Kavili “Yargı kültürünü yok ettiniz. Görmediğimiz belgelere karşı beyan talep ettiniz. Bu dava yargılama değil siyasi bir linç, siyasi bir intikam davasıdır. 27. ACM’nin kaçak hakimi, geldi, birleştirme kararını verdi ve bıraktı gitti. Arkasında bir hukuk enkazı bıraktı.  Mahkeme heyeti olarak sizden birleştirme kararının hukuka aykırı olduğunu tespit etmenizi istiyorum” dedi.

Çarşı davasının avukatlarından Ersan Şen iki davanın birleştirilmesinin hukuka aykırı olduğunu söyledi. Durumun 'bir hukuk garabeti' olduğunu söyleyen Şen ayrıca hukuka aykırı toplanan delillerin dosyadan çıkartılmasını istedi.

Avukat Yıldız İmrek, Gezi ve Çarşı davalarının Osman Kavala’yı hapiste tutabilmek için bozulduğunu söyledi.

Duruşma savcısı avukatların birleştirmeye yönelik taleplerinin reddine karar verilmesini istedi. Mahkeme heyeti avukatların dosyaların ayrılması talebi dahil tüm taleplerini reddetti. Bunun üzerine Çarşı grubu avukatları duruşmadan çekilme kararı alarak salonu terk etti. Salonda bulunan seyirciler de avukatlara alkışlarla destek verdi. Daha sonra sanıklar konuşma yaptı.

Mücella Yapıcı davayı geldiği bu haliyle, aklen, ahlaken kabul etmediğini belirttikten sonra "Gerçekten bu davayı bu kadar uzatarak Gezi'yi kriminalize edemezsiniz, Gezi onurumuzdur" diye konuştu.

Can Atalay, "Biz yokmuşuz gibi yargılama yapılıyor. Bu, 'savunmanızı verin' diye geçiştirilebilecek bir şey değil. Bu dosyada bizim açımızdan sorgu tamamlanmamıştır. Sorgu tamamlanmadan bu duruşmaya devam edilemez. Daha önce hiçbir bilgimiz olmayan bilgiler, bulgular dosyaya girdi. Mahkemenin bize makul bir süre vererek önce sorgumuzu tamamlaması gerekir. Gezinin kriminalize edilmesine izin vermeyeceğiz. Sorguya elverişli duruşma açmanız ve teamülen sorgumuzu tamamlamanız gerek" dedi. 

Çarşı grubu sanıklarından Hakan Tezel kürsüye gelerek tek cümlelik beyanda bulundu. Tezel "Cımbızla aradığınız suçu, cımbızla bulacaksınız" dedi.

Beyanların ardından mahkeme davadaki tek tutuklu Osman Kavala'ya söz verdi. SEGBİS'le duruşmaya bağlanan Osman Kavala savunmasında şunları söyledi:

İddialar fantastik komplo teorilerinden ibaret

"Daha önce aralarında fiili ve hukuki bağlantı olmadığına karar verilen suçlamalar hiçbir yeni delil olmadan birleştirildi ve benimle ilgili davalar, gene hiçbir delile ve anlaşılır gerekçeye dayandırılmadan Çarşı davası ile birleştirildi."

"Benimle ilgili suçlamaların çarpıcı yanı, sadece herhangi bir delile dayanmıyor olmaları değildir. Bunlar mantık sınırlarını aşan komplo teorilerine dayandırılan fantastik nitelikte iddialardır."

AİHM kararı yok sayılıyor

"AYM Başkanı Zühtü Arslan'ın karşı oy yazısında ifade ettiği ve AİHM kararında da hükme bağlandığı gibi, bu malzemenin suç işlendiğine dair delil olma vasfı taşımadığı açıktır."

"Çarşı davasında suçlananlarla tanışıklığım, irtibatım olmadı. Onların da beni tanımıyor olmaları hayatın doğal akışına uygundur. 12 Temmuz'daki duruşma zaptından okudum, avukat Volkan Bahadır sanıklardan Y.D.'ye 'Osman Kavala'yı tanıyor musun?' diye sormuş, 'Hangi takımda oynuyor?' şeklinde cevap almış."

"Gezi protestolarında hâkim olan ortak nokta her sınıftan, yediden yetmişe herkesin yararlandığı bir parkı yok edecek, yasaya ve kamu yararına aykırı bir projenin antidemokratik yöntemlerle uygulanmasına gösterilen tepkidir."

Gezi’ye insanlar kendi özgür iradeleri ile katıldılar

"İddia makamının tahrif ettiği gerçek, Gezi protestolarına katılan milyonlarca insanın demokratik haklarını kullanmak için kendi özgür iradeleriyle hareket eden onurlu yurttaşlar olduklarıdır."

"Bana yöneltilmiş olan 15 Temmuz darbe girişimine katılmak suçlaması da daha sonra kurgulanmış olan casusluk suçlaması gibi delilden tamamen yoksun, çirkin bir iftiradır, haysiyetime yönelik bir suikasttir."
Azınlıkları potansiyel suçlu görmek Naziler’in yöntemiydi

"Savcının azınlıklarla yapılan faaliyetleri casusluk suçunun delilleri olarak göstermesi, halkın ırk temelli tanımlandığı ve azınlıkların potansiyel suçlu olarak görüldüğü Nazi Almanyası'nda vatana ihanet yasasına dayandırılan keyfi casusluk suçlamalarını hatırlatmaktadır."

"Bu anlayışta Nasyonal Sosyalist bakış açısına göre suç işlediği ya da işleyecek olduğu düşünülen kişinin fiiline uygulanabilecek bir yasa yoksa, hangi yasanın temel aldığı fikir daha uygunsa o yasaya göre kişinin cezalandırılması yükümlülüğü getirilmişti."

"Yasaların Hitler'in iradesiyle somutlaşan Nasyonal Sosyalist anlayışa göre yorumlanması ve uygulanması zorunluydu. Ülkemizde böyle bir uygulamaya imkân verecek bir yasa ya da kural olmadığına göre, iddia makamının yasaların dışına çıkarak bir suçlama kurgulamış olmasının hiçbir dayanağı yoktur. Bu davranış kamu yetkisini ve yasaları kötüye kullanmak anlamına gelmektedir."

Yeni somut delil olmadığı halde tutukluluğum sürüyor

"Somut delil, varsayımlara dayalı olmadan somut olduğu anlaşılan delildir. Özgürlüklerin kısıtlanması, ancak bu tür delillerin tarafların ve dolayısıyla kamuoyunun önüne konması halinde, bu yükümlülük yerine getirildiğinde meşruluk kazanabilir."

"Bu özellikte olmayan birtakım bilgi, bulgu ve varsayımların somut delil olarak tanımlanmaları, özgürlüğün gasp edilmesine ve kamuoyuna yönelik dezenformasyona hizmet etmektedir."

"Sudan bahanelerle tutukluluğumun sürdürülmesi yargısız infazdır, algı yaratma çabasıdır, AİHM kararının etrafından dolanma girişimidir. Umarım, davaların birleştirilmesi, Türk yargısının karşı karşıya olduğu tehditlerin daha iyi anlaşılmasına vesile olur."

İddianameyi hazırlayan kişi Adalet bakanı yardımcısı oldu

Kavala'nın avukatı Köksel Bayraktar "İddianameyi hazırlayan kişinin Adalet Bakanı yardımcısı olması konunun kanuni değil siyasi olduğunun göstergesidir. Yargı müvekkilime eziyet ediyor. Müvekkilim işkence altındadır" dedi.

Osman Kavala'nın ve avukatı Köksal Bayraktar'ın ardından duruşma savcı Edip Şahiner mütalaa verdi. Savcı Şahiner, Kavala'nın suçun vasıf ve mahiyeti nedeniyle tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.

Mahkeme Heyeti de "Hukuki durumda değişiklik olmaması" ve "kuvvetli suç şüphesi" nedeniyle Osman Kavala’nın tutukluluk hâlinin devamına, savunmaların hazırlanması için gelecek celseye kadar süre verilmesine, bu nedenle davanın 26 Kasım 2021 saat 10:00'a ertelenmesine karar verdi.

Ne olmuştu

‘Gezi Parkı’ davası ile ‘Çarşı’ davaları, görüldükleri farklı mahkemelerce karara bağlanmışlardı. İstinaf Mahkemesi, ‘Gezi’ davasını, Yargıtay da ‘Çarşı’ davasını bozmuştu. Yargıtay bozma ilamında, iki dava arasında hukuki bağlantı olduğunu kaydetmiş ve davaların birleştirilmesi gerektiğini belirtmişti. Böylece, ‘Gezi’ davası, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki ‘Çarşı’ davasıyla birleştirildi.

Bültene kayıt ol