Kapanma dönemi notları 14. gün: Geçim sıkıntısı, hastalık, iktidarın yanlış politikaları ile buruk bayram

30.04.2021 - 17:28
Haberi paylaş

17 gün 10 saat sürecek "kapanma" döneminde yaşanan haksızlıkları, salgınla savaştaki başarısız politikaları, yönetenlerin tutarsızlıklarını ve geri adımlarını, isyan edenlerin taleplerini gün gün not edeceğiz.

13 Mayıs 2021

► Bu sadece sağlık krizi değil bir sosyal yıkım 

Bayramın ilk günü, on binlerce yeni hasta, yüzlerce ölüm, aşı yokluğu, geçim sıkıntısı ile başladı. Devletin en tepesi, Sedat Peker'in itiraflarına yanıt yarışına girerken, koronavirüs salgınıyla mücadele sadece bir sağlık sorununa değil - iktidarın yanlış, sermaye yanlısı politikaları nedeniyle - bir sosyal yıkıma dönüşmüş durumda.

9 milyondan fazla işsiz, ikramiyeleri verildiği gün enflasyonla eriyen emekliler, yardıma muhtaç yoksullar, koronavirüse rağmen işe gitmeye devam işçiler ve risk altındaki aileleri, küçük işletmeler, hastalar ve hasta yakınları, sağlık emekçileri zor durumda. 

Peki, bayram sonrası kapanma döneminin sona ermesiyle birlikte bu sosyal kriz çözülebilecek mi?

Yeterince aşı tedarik edemeyen, kapanma döneminde çalışanlardan başlamak üzere halkın çoğunluğunu aşısız bırakan iktidarın, ardına kadar açmayı planladığı "normalleşme" kapısı - önceki iki açılma gibi - yeni felaketleri hazırlama potansiyeli taşıyor.

► 17 Mayıs sonrası bizleri ne bekliyor?

Dünkü notlarımızda belirttiğimiz gibi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 17 Mayıs sonrası açılma kararının detayları, iktidara yakın gazetelerde duyurulmaya başlandı. Haberlere göre:

- 1 Mart 2020 ve 1 Temmuz 2021'de olduğu gibi neredeyse bir tam açılmayla karşı karşıyayız.

- Kapatılan birçok işkolu açılacak, çalışanlar için mesai saatleri 9-17 olarak belirlenecek. Kapanma boyunca görülen trafik ve toplu taşıma araçlarındaki doluluk, çok fazla çalışanın işe gitmesiyle eski halinden daha fazla olacak.

- Sokağa çıkma yasağı 19.00’dan 21.00’a çekilecek. Cumartesi yasağı kalkacak. Kafe, restoran ve barlar kapalı kalmaya devam edecek.

- Eğitim uzaktan olacak.

İktidar yanlısı medya, günlük vaka sayısının 10 binin altına düşüşünü bir başarı ve sanki normalleşme için gereken bir miktarmış gibi sunsa da bilim insanlarının uyarılarını can kulağıyla dinleyen ve salgınla savaş politikalarının yanlışlığını bizzat kendi hayatında hisseden çoğunluk için 10 binin altında vaka bir hedef olamaz. 

Salgının ilk aylarında Bilim Kurulu üyeleri ve bilim insanları, salgının kontrol altına alınmasının, ancak günlük vaka sayısının 500'ün altına çekilmesiyle mümkün olacağını söylüyordu.

Sırf turizm patronlarının kazanması ve piyasaya bir miktar döviz girmesi için, 17 günlük kapanma sonrası, bir kontrolsüz açılmaya daha gidiyoruz.

► 283 bini aşkın tutuklu ve hükümlü bayram görüşü yapamadı

Adalet Bakanlığı’nın kararına göre, “tam kapanma” döneminden sonra, 1 Haziran’a kadar, tutuklu ve hükümlüler sadece bir kez ziyaret edilebilecek. Böylece mahpuslar, aileleriyle bayram görüşü yapamadı.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Ümit Biçer, “Karantina tedbirleri, insan hakları ihlali olarak uygulandı. Kapanma önlemleri de hastalıktan korunma şeklinde değil, bir insan hakkı ihlaline ulaşacak şekilde uygulanıyor” sözleriyle bu kararı eleştirdi.

► Cengiz Holding İkizdere'de ağaç katliamına devam etti

Rize İkizdere'deki İşkencedere Vadisi'nde yapılmak istenen taş ocağı için ağaçlar kesilmeye devam etti. Yöre halkı yamaçlardan tırmanarak iş makinelerini engelledi ve bir video yayınlayarak talanı meşrulaştırmak isteyen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nı protesto etti.

12 Mayıs 2021

► Yeter ki turizm patronları kazansın

İktidar, Hazine arazisi üstüne kurulan turizm tesislerinin 2021 yılında kamuya yapacağı bir milyar 125 milyon lira tutarındaki ödemeyi erteleyecek.

Kapanma döneminde kazanmaya devam eden patronların borcu ertelenirken, banka borçları için boğulan emekçilere erteleme yok.

İşçilerin, işsizlerin, yoksulların bireysel kredi borçları silinmeli! Faturalar ertelenmeli!

► Polisin görüntü genelgesi bir yurttaşı karakolluk etti

Afyonkarahisar'da polis ekipleri, uygulama noktasında durdurulan sürücüden izin belgesini göstermesini istedi. Belgeyi göstermediği belirtilen (hangi sebeple olduğu henüz bilinmiyor, İçişleri Bakanlığı'nın muafiyet belgelerinin yenilenmesi kararı sonrası halen çok sayıda çalışan bu belgeye ulaşamadı) ve cep telefonuyla görüntü almaya çalışan sürücüye, Emniyetin görüntü alma yasağı gerekçe gösterilerek müdahale edildi ve karakola götürüldü.

► Herkes aşılanmadan, herkese gelir desteği verilmeden, üretim durdurulmadan güzel günler gelmez! 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kapanmanın 13. gününde "Güzel günler bizi bekliyor" dedi. 

Arife günü kameraların karşısına çıkan Erdoğan, "İnşallah salgını kontrol altına almış olarak bayram sonrasında kontrollü bir şekilde normalleşme adımlarını atıyoruz" dedi. İktidarın kontrolsüz açılma ve üretim ile uluslararası uçuşları durdurmama kararı sonucu, Türkiye dünyada en fazla vaka sayısı görülen 5. ülke olmuştu.

Cumhurbaşkanı'na göre zor durumda kalan her kesim için destek paketleri çıkarıldı ve çıkarılmaya devam ediyor. Ancak çok zor durumda olan milyonların var olduğunu da kabul ederek sözlerine şunları ekledi: 

"Buna rağmen sıkıntıya düşen, geliri azalan, işi bozulan vatandaşlarımız olduğunu biliyoruz. İnşallah onların sıkıntılarını da en kısa sürede yine biz gidereceğiz.” 

► Bilim insanları uyarıyor

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Levent Akın, "Bakanlığın yayımladığı verilere göre aktif vaka sayımız yaklaşık 300 bin civarında. Bu şu anlama geliyor; şu anda Türkiye'de tespit edilmiş ve hastalığı bulaştırma özelliği olan 300 bin kişi var. Türkiye için bu çok büyük bir tehdit. Bu yüzden de bizim önlemleri sürdürmemiz lazım" diye konuştu ve yeniden bir kontrolsüz, aşısız, gelirsiz açılma sonucu başladığımız noktaya - belki daha beter sonuçlarla - varabileceğimiz uyarısında bulundu.

İktidar, patronları dinlemeye bırakmalı, salgınla savaşın yönetimi bilim insanlarına ve sağlık çalışanlarının örgütlerine bırakılmalı.

11 Mayıs 2021

► Çifte standarda hayır! Herkese gösteri özgürlüğü!

Kapanmanın 12. günü, gece başlayan ve saatlerce süren, çok sayıda kişinin katıldığı Filistin ile dayanışma eylemleriyle başladı. İktidara yakın kuruluşların yaptığı eylemler hiçbir engelle karşılaşmadı.

Filistin'in özgürlüğü gibi her haklı konuda eylem yapmak serbest olmalı. Kapanma sebebiyle tüm sosyal eylemlerin - açık havada, maskeli ve mesafeli önlem alınabileceği halde yasaklanması - bir çifte standart olarak kaydedildi. 

Covid-19 bir işçi sınıfı hastalığıdır!

İzmir Tabip Odası’nın koronavirüsün meslek hastalığı sayılması için yaptığı başvuru, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından kabul edildi.

Geçen yıl koronavirüsten yaşamını yitiren işyeri hekimi Dr. Muharrem İdiz için SGK'ye yaptığı başvuru üzerine çıkan karar hukuken bir emsal niteliğinde. Dr.Muharrem İdiz’in eşi ve kızına, meslek hastalığına bağlı ölüm geliri bağlandı.

İzmir Tabip Odası şu değerlendirmeyi yaptı:

"Kamu veya özel sağlık kurumu ayrımı yapılmaksızın, Covid-19 nedeniyle vefat eden sağlık emekçilerinin yakınlarının mağduriyetinin bir an önce giderilmesi gereklidir. Sağlık emekçilerinin yakınları, uzun hukuksal süreçlerle karşı karşıya kalmamalı, sosyal güvenlik hukukundan kaynaklı aylıkları ivedilikle bağlanmalıdır."  

► İflas tehlikesi yaşayanları duyan yok

Küçük işletmelerin bir bölümü açık, bir bölümü kapalı. Kısıtlamalar sebebiyle malları elinde kalan, kira, kredi ve fatura ödemelerini yapamaz duruma gelen küçük işletmelerin bayramdan önce iki gün kontrollü açılma talebi, iktidar tarafından reddedilmeye devam ediyor.

► Cengiz Holding'in taş ocağı için seferber oldular

Dün Cengiz İnşaat'a İşkenderece Vadisi'nde taş ocağı yapma ruhsatı veren Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu'nun İkizdere'ye gittiğini yazmıştık. Ziyaret öncesi ağaç katliamı "görünmez" kılındığı gibi, Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu kendisiyle konuşmak isteyen köylüleri dinlemekten kaçmış ve özellikle kadın direnişçilerin protestosuyla karşılaşmıştı. Bugün ise Rize'deki patron örgütleri, devlet kurumları, baro ve Ziraat Mühendisleri Odası, doğanın yıkımına ve talanına karşı çıkan yöre halkını "Gezi protestosu" yaratmaya çalışan bir marjinal azınlık olarak suçladı.

Doğa, ortak bir mirastır. Doğanın, Türkiye'nin en zenginlerinden birine peşkeş çekilmesini destekleyen egemen sınıf örgütlerinin listesini kolektif hafızaya geçmesi için aktarıyoruz:

RİZE BAROSU BAŞKANLIĞI

RİZE SANAYİ VE TİCARET ODASI BAŞKANLIĞI

RİZE TİCARET BORSASI

RİZE ESNAF VE SANATKÂRLAR ODALARI BİRLİĞİ

RİZE MUHASEBECİLER ODASI BAŞKANLIĞI

RİZE ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI BAŞKANLIĞI

RİZE KENT KONSEYİ

RİZE KENT GÖNÜLLÜLERİ KONSEYİ

TÜMSİAD RİZE ŞUBESİ

MÜSİAD RİZE ŞUBESİ

53 GAZETECİLER DERNEĞİ

► Vergilerimiz nelere harcanıyor: Karpuz içinde "bebek" heykeli

Milyonlar aç, milyonlar işsiz, aşısız. Peki, maaşlarımızdan kesilen vergiler - emekçi sınıfların ödediği vergi, devletin toplam vergi gelirinin yüzde 60'ından fazlası - nereye harcanıyor?

Bu sorunun yanıtlarından biri Diyarbakır'da ortaya çıktı. Valiliğin kent girişine yaptırdığı heykel alay konusu oldu. Diyarbakır Valisi ise gazetecilerin karşısına çıkıp, bu garip heykelin iki dişi olduğuna işaret ederek aslında bir bebek olduğunu savundu ve kendisini eleştirenleri "bebekler arasında ayrımcılık yapmakla" suçladı.

Bu garip şey için ne kadar para, kimlere harcandı? Diyarbakır Valisi bir an önce açıklamalı.

10 Mayıs 2021

► Köylüleri suçlayan Bakan İkizdere'ye gitti, Cengiz İnşaat kestiği ağaçları sakladı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu'nun doğa nöbeti tutan İkizderelileri ziyareti öncesi, Cengiz İnşaat kestiği ağaçları kamyonlarla taşıdı.

Bakan, dün doğanın talanını durdurmak isteyen kadınları "marjinal unsurlar" ve "devlet düşmanı" olarak nitelemişti.

İşkencedere Vadisi'nin yıkımına/talanına hayır! Taş ocağı inşaatı derhal durdurulmalı.

► Aşılama kaplumbağa hızında

Kapanma döneminin 11. gününde salgının izole edilmesi ve bağışıklık sağlanması için gereken miktarda Covid-19 aşısının yapılmadığı görülüyor.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre koruma için gereken iki doz aşı olanların sayısı 10 milyon 500 bine yaklaştı. Tek doz aşı vurulanların sayısı ise 3,5 milyonun biraz üzerinde. Yani kapanma döneminde aşı olmadığı için, aşılama oranı da aynı düzeyde kaldı.

17 gün 10 saatlik kapanma döneminde, nüfusun yüzde 70’ini oluşturan 54 milyon kişinin iki doz aşılanarak kitle bağışıklığının sağlanması gibi pozitif bir sonuca ulaşılamayacak.

Birçok uzman 17 Mayıs sonrası açıklanacak "normalleşmenin" kademeli olması gerektiği uyarısında bulunuyor. 84 milyonluk Türkiye nüfusunda 16,5 milyondan fazla kişinin işe gidip gelmeye devam ettiği ve yeterli aşılama yapılmadığı koşullarda, vaka sayısının istatiksel olarak düşmesi hiçbir anlam taşımıyor.

► Sağlık Bakanı pembe tablolar çiziyor

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesaplarından haritalar yayınlamaya devam ediyor. Günlük farklılıklar dışında her gün yüzlerce kişi ölüyor ve binlerce kişi hastalanıyor.

Sadece semptom gösterenlere ve onların bildirdiği temaslı kişilere test yapıldığı, mevcut testlerin üçte bir oranında doğru sonuç verdiği ve semptom göstermeden koronavirüsü taşıyanları tespit edecek yaygın halk sağlığı-test ve taraması yapılmadığı için, rakamlar hastalığın azaldığı konusunda sağlıklı bilgi vermiyor.

Özellikle Covid-19'un daha bulaşıcı mutantlarının görüldüğü bugünlerde; salgınının kaynakları -işyerleri, üretim yerleri, toplu ulaşım araçları- durdurulmadığı, kitlesel aşılamayla geçici de olsa bağışıklık sağlanamadığı için, kaotik kapitalist süreç devam ediyor.

9 Mayıs 2021

► AKP milletvekili çarpıtıyor, son dönemdeki intiharların başlıca nedeni ekonomik kriz

Kapanmanın 10. günü, bir gece önce iktidar yanlısı bir kanalda konuşan AKP Konya Milletvekili Ahmet Sorgun'un sözlerine öfkeyle başladı. Yakın zaman önce ekonomik kriz yaşanmadığı, herkesin durumunun iyi olduğu çıkışıyla adını duyuran Sorgu, bu kez borçlarını ödeyemeyecek ve hayatlarını sürdüremeyecek duruma gelen işçilerin, işsizlerin, küçük esnafların yaşamlarına son vermelerinin sebebini, bu kişilerle eşleri arasında yaşanan gerilimine bağladı.

Son dönemde vefat edenlerin geride bıraktıkları yaşam öykülerine bakıldığında, her birinde geçim sıkıntısı ve ödenemez borçlar öne çıkıyor. Salgın döneminde derinleşen ekonomik kriz, elbette aile içi geçimsizliklere sebep oluyor, şiddeti ve cinayetleri de kışkırtıyor. 

Erkek şiddetinin hiçbir haklı gerekçesi olamaz ama son dönemdeki intihar dalgasının kaynağının ekonomik kriz olmadığını kimse iddia edemez. İktidarın milyonlarca kişiyi çaresiz, tek başına bıraktığı bugünlerde ölümleri durdurmak için dayanışmaya büyütmeliyiz!

► Bakan Karaismailoğlu'na göre İkizdere köylüleri "devlet düşmanı"  

Rize İkizdere'ki İşkencedere Vadisi'nde Cengiz İnşaat'ın taş ocağı yapmasına karşı çıkan ve iş makinalarını durdurmak için nöbet tutan köylü kadınlar, kapanmanın 10. gününde düşman edildi. 

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu'na göre yöre halkı doğayı geri dönülemez şekilde yok edecek taş ocağına ikna durumda, eylem yapanlar ise "marjinal gruplar."

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı “Devletimiz marjinal gruplara kesinlikle izin vermez. Bunu yapanlar devlet düşmanıdır” ifadelerini kullandı. 

Daha bir hafta önce İşkencedere Vadisi'ne gözünü dikmiş şirketin sahibi Mehmet Cengiz, kendilerine bu şantiye yerinin Bakanlık tarafından belirlendiğini duyurmuştu.

Jandarma eliyle devlet baskısına karşıyız. Doğanın talanına direnen İkizdere halkının yanındayız! 

► Esnaflar Konfederasyonu "artık yeter" dedi, Soylu fedakarlık istedi

Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan, halktan fedakarlık istemişti. Bugün ise kameraların karşısına geçen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 'Bakın pazarcılara izin verdik' diyerek geride kalan bir haftada "millete" fedakarlık çağrısı yaptı. 

Soylu'nun çağrısının sebebi, özellikle iflas halindeki küçük işletmelerin isyanı. 

Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu Başkanı Bendevi Palandöken, kapanma nedeniyle beklenen cironun gerçekleşmediğini söyleyerek esnafın Ramazan'dan önce aldığı ürünlerin rafta kaldığını belirtti. Ramazan Bayramı'na son iki gün kala dükkanların açılmasını istedi. Yani kapatılan küçük işletmeler 11 Mayıs'ta dükkanlarını açmak istiyor.

Öte yandan birçok ilde tarım üreticileri, ellerindeki ürünlerin bayatlayıp çöpe gittiğini söylüyor.

16,5 milyondan fazla işçi de risk altında işe gitmeye devam ediyor.

Bakan Soylu, gerekli önlemler aldıkları takdirde çok daha az risk barındıran küçük işletmelerden fedakarlık isteyerek TESK'in talebini reddetti. 

Bir gün önce ise kısıtlama saatlerinden dolayı marketler aşırı dolu ve tek güne indirilmesi sebebiyle pazar yerleri çok kalabalıktı.

► Son bir yılda milyonerlerin sayısı yüzde 35 arttı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verileri, pandemi döneminde serveti elinde toplayan küçük azınlık ile büyük çoğunluk arasındaki sosyal adaletsizlik uçurumunun nasıl büyüdüğünü ortaya koydu.

Türkiye'de yaklaşık 17 milyon kişi devlet yardımına muhtaç. Buna karşılık geçen bir yılda 85 bin 958 kişi daha milyoner oldu. 

Milyonerler son bir yılda servetlerini 552 milyar 552 milyon TL yükselterek 2 trilyon 99 milyar 361 liraya çıkardı. 

Milyoner sayısı ise Covid-19 salgınıyla geçen son bir yılda yüzde 35 artışla 332 bin 94 kişiye çıktı.

► Covid-19 krizini antikapitalist mücadele çözer

Kapanmanın 10. gününde Antikapitalist Çalışanla "Salgının bedelini emekçilerin ödememesi için ne yapmalı, nasıl yapmalı?"  başlıklı çevrimiçi bir panel düzenledi. Eğitim Sen Genel Başkanı Nejla Kurul, Türk Tabipleri Birliği Merkez Konsey Başkanı Şebnem Fincan Korucu ve Marksist.org bilim yazarı Tuna Emren konuştu. İzlemek için tıklayın.

8 Mayıs 2021

► Pazar yerleri, marketler doldu

Açık havada kurulduğu ve kolayca mesafe tedbirlerinin uygulanabileceği halde kapatılan semt pazarları bugün açıldı. Sonuç, tek bir gün açılan pazarların insan kalabalıklarına sahne olmasıydı. Marketlerden daha ucuz gıda satın almak isteyen yüz binlerce kişi pazarlara gitti.

Pazar günü marketler kapalı olacağı için ucuz-indirimli ürün arayanlar marketleri de doldurdu, gıda satan yerlerin önünde kuyruklar oluştu.

► Filistin halkının yanındayız, iktidar ayrıcalıklarına karşıyız

Filistinliler, kutsal aylarında yine El Aksa'da namaz kılarken İsrail polisinin şiddetiyle karşılaştı. Dünyada ezilen Filistin halkıyla dayanışma gösteren herkes, sosyal medyada buna tepki gösterdi. 

Türkiye'de ise çoktan sokağa çıkma yasağı saatleri gelmişti. Buna rağmen İHH, yüzlerce kişiyi İstanbul'daki İsrail konsolosluğu önünde topladı. Kapanma döneminde yurttaşlara ceza yağdırmaya devam eden polislerin, trafik akışıyla ilgilendiği görüldü. İHH'nın eylemi sabah saatlerine kadar sürdü.

Filistin halkının yanındayız, fakat koronavirüs tedbirlerine uygun olarak yapılabilecek 1 Mayıs gösterilerinin ve diğer demokratik eylemlerin yasaklanmasındaki çifte standarda karşıyız! 

►  Fransa ve İngiltere’den Türkiye kararı

Avrupa’nın iki önemli ülkesi, Türkiye'nin Covid-19'a yakalanma açısından yüksek riskli olduğunu kabul ederek, Türkiye’den gelen kişilere 10 günlük karantina uygulaması getirdi. 

► Pekcan'ın ardından yardımcısı da gitti, fakat soruşturma yok

Eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, kendi şirketinin ürünü olan dezenfektanı kendi bakanlığına - üstelik pahalıya - sattığı için görevden alınmıştı. 

Ardından yardımcısı Gonca Işık Yılmaz Batur da görevden alındı. 

Yaptığı yolsuzluk üzerine Bakan Pekcan'ı görevden alan AKP Genel Başkanı Erdoğan, kendisine "başarılarından" dolayı teşekkür etmekle yetindi.

Kapanmanın 9. gününde dezenfektan yolsuzluğu hakkında bir soruşturma açılmadı. 

► Faydası değil zararı olan ilaçtan aylar sonra vazgeçildi

Sağlık Bakanlığı koronavirüs tedavi rehberini güncelledi. Güncellemeye göre hidroksiklorokin etkin maddeli ilaç, Covid-19 hastalarına evde veya hastanede verilmeyecek.

Salgının başından bu yana bilim çevrelerinin söylediği gibi, sıtma ilacı olan hidroksiklorokinin Covid-19 tedavisinde faydası olmadığı gibi, ölümle sonuçlanabilecek kalp krizi benzeri yan etkileri var.

Özellikle ABD Başkanı Trump'ın savunduğu (dünyaya dayattığı) hidroksiklorokin etken maddesi içeren ilaçlar nedeniyle kaç kişi öldü ya da hastanelik oldu? Türkiye'de Covid-19 verileri şeffaf olmadığı için bunu bilemiyoruz.  

► Erdoğan fedakârlık istedi

Türkiye dünyada en fazla korona vakası saptanan ülkeler sıralamasında 5. durumda. Benzer noktaya geçen yıl salgının başında da gelmiş, ancak bazı tedbirlerle ilk 10'dan çıkabilmişti. Ancak 1 Haziran 2020 ve 1 Mart 2021 tedbirsiz-aşısız normalleşme kararları sonrası aynı kötü seviyeye yeniden döndük.

On binlerce kişinin her gün hastalandığı ve yüzlerce kişinin vefat ettiği kapanma günlerinde medyanın karşısına çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Salgını tedbirlerle yeneceğiz. Tedbirlere uyarsak normal hayat yakınlaşır. Bir süre daha fedakârlık gerekli" dedi. Kapanmanın biteceği 17 Mayıs'ta tekrar "normal" hayata döneceğimizi duyurdu.

7 Mayıs 2021

► Alkol yasağı çarpıtması

Kapanma döneminin 8. gününe neredeyse hemen her şey hakkında yetkili merci ve yaptırım gücü olan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun açıklamaları ve genelgeleri damgasını vurdu.

İktidar yanlısı bir TV kanalında, AKP'li gazetecilerin karşısına çıkan Bakan Soylu, keyfi içki yasağını Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) açıklamalarına dayandırdı.

Halbuki DSÖ'nün Covid-19 pandemisinde yüksek oranda alkol kullanımına dair tavsiyeleri hükümetlere değil kişilere yönelikti. Özellikle kapalı mekânlarda topluca alkollü içki içenlere dönük bir uyarıydı.

Türkiye'de içki satan barlar, kafeler, restoranlar zaten kapalı. Tekel bayileri, sokağa çıkma yasağı sırasında faaliyet gösteren bakkallardan farksız işyerleri. Marketlerin bir reyonu kapatılırken aynı mekânlarda diğer ürünlerin satışı devam ediyor.

Soylu'nun yasağı savunmasına rağmen, tekel bayileri açık kalarak ayakta durmaya devam ediyor.

Başından beri söylediğimiz gibi: İçki yasağının Covid-19 salgınıyla mücadeleyle bir ilişkisi yok ve derhal sona ermeli.

► Market genelgesi yürürlüğe girdi, ama...

Marketler ve market satış zincirlerinde zorunlu ihtiyaçlar dışındaki ürünlerin satışını engelleyen İçişleri Bakanlığı genelgesi bugün yürürlüğe girse de pratikte bu genelge uygulanamadı.

Bakan Soylu tarafından zorunlu görülmeyen ürünlerin bulunduğu reyonlar bir bantla kapatılırken, tüketiciler kendileri için gerekli ürünleri almaya devam etti.

Bu sırada küçük esnafın büyük kısmı kapalıydı, açık olanlar ise ayakta kalmak için çaba göstermeye devam etti.

Kapanma muafiyetinden hariç tutulan milyonlarca işçi ise, kapalı ya da yan yana işyerlerinde çalışmaya devam etti.

► İzin belgesi cezaları silinmeli

Kapanmanın ilk gününde çok sayıda çalışana, kapanma tedbirlerinden muafiyet ve seyahat izni belgelerini yenilemedikleri için polis tarafından ceza kesilmişti. Oysa genelge, izin belgelerinin e-devlet üzerinden yenilenmesi için 2 Mayıs'a kadar süre tanıyordu. Buna rağmen cezalar kesildi.

1 Mayıs günü 16 milyon 400 binden fazla çalışanın, kapanmadan muaf olduğu bilgisi Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) tarafından duyuruldu.

Bugün İçişleri Bakanlığı, "Görev Belgesinin Süresinin Uzatılması" konulu yeni bir genelge gönderdi. Buna göre, yeni izin belgesi başvuruları 12 Mayıs 2021 Çarşamba 24.00’e kadar uzatıldı.

Şu ana kadar işyerleri aracılığıyla izin belgesi isteyenlerin sayısı 9 milyon 500 bini geçmiş durumda. Yani evde kal çağrılarına rağmen işçi sınıfı risk altında çalışmaya devam ediyor.

► Kılıçdaroğlu da Koronavirüs önlemlerine uymadı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki gün önce bir belediye başkanının babasının cenaze törenine katılmış ve yüzlerce kişi kısıtlamalara uymamıştı.

Bugün ise ana muhalefet partisi CHP'nin lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ağrı Patnos'ta kapanma ve mesafe tedbirlerine uymayan bir cenaze törenine katıldı. 83 yaşında vefat eden kişi eski CHP milletvekili. 

► TTB: Çocuklar için okulları açalım, güvenli bir şekilde

Türk Tabipleri Birliği (TTB), okulların bir an önce açılması çağrısında bulundu:  "Öğretmenlerin aşılanması en kısa sürede tamamlanmalı, okullar en son kapanan ve ilk açılan yerler olmalı." 

► Aşırı sağcılar uzman ismin tutuklanmasını istedi

Akit gazetesi ve bazı ulusalcı siteler tarafından hedef gösterilen Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof Dr. Mehmet Ceyhan hakkında suç duyurusu yapıldığı ortaya çıktı. Twitter'da açılan 'tutuklansın' etiketiyle, iktidar yanlıları ve Covid-19 salgınının aslında var olmadığı düşüncesini paylaşan ulusalcılar, Ceyhan'ı hedef gösterdi.

Kapanma önlemlerinin yetersizliğini eleştiren, yaygın testle halk sağlığı taraması yapılmasını ve yüzde 70'in hemen aşılamasını savunan Mehmet Ceyhan hakkında terör eylemi yaptığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunan kişi ise Noel Baba Derneği isimli kuruluşun başkanı çıktı.

► Patent hakları kaldırılmalı, herkes parasız aşılanmalı

Günün sevindirici gelişmesi, ABD ve Rusya yönetimlerinin Covid-19 aşılarının patentlerini kaldırma konusunda anlaşmasıydı. Avrupa Birliği de buna ılımlı baktığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan da onlara katıldı.

Bu, daha önce yazdığımız gibi, salgının başından itibaren patent haklarının kaldırılması, insan sağlığının bir kâr aracı olarak tehlikeye atılmasının durdurulması için mücadele eden bilim insanlarının ve dünyanın her yerinden antikapitalistlerin elde ettiği bir kazanım. Dünyayı yönetenler Avrupa ve Amerika'daki bir kaç aşı şirketinin aşırı kazançlarını durdurma ve herkese aşı sağlama kararını verecekler mi? Hayatları korumak için, aşıda saçma patent haklarının kaldırılması için bastırmalıyız.

6 Mayıs 2021

► Test sayısı düşmeye devam ediyor, Bakan Koca skandalı itiraf etti

Sağlık Bakanı Koca dün açıkladığı vaka sayılarının en fazla azaldığı illeri gösteren grafiğin hatalı olduğunu belirterek bugün yeni bir grafik paylaştı. Dünkü grafikte 10 ilden dokuzu hatalıydı. Sağlık Bakanının verdiği; covid vaka sayıları, ölüm sayıları ve aşı temin sayıları da sürekli hatalı çıkıyordu.

Bugün ise test sayısı düşmeye devam etti. 304 kişi vefat etti. 10 milyonun biraz üzerinde kişi iki doz aşılandı. Salgının izole edilmesi için 54 milyon kişinin çift doz aşılanması gerekiyor. Aşı kampanyası ise iktidar aşı tedariki yapamadığı için son derece yavaş.

► Sağlık hizmetleri yüzde 20'ye varan şekilde zamlandı, özel hastaneler kamulaştırılmalı

Özel hastane patronlarının talepleri kabul edildi. Sağlık hizmetleri fiyatlarına zam yapıldı.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 8 Nisan 2021’de yayınlanan Sağlık Uygulama Tebliği'ne (SUT) göre sağlık hizmetlerine yüzde 20’e varan bir zam yapıldı.

İzmir Tabip Odası Üyesi Ergün Demir’in açıklamasına göre “Yapılan fiyat ve ilave oran artışı ile birlikte 3. basamak bir hastanede yoğun bakım ünitesinde yatan koronavirüs tanılı hastanın SGK’ya bir günlük paket fiyat faturası 2 bin 982 lira" oldu.

 İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Güray Kılıç ise şunları söyledi:

"Özel hastaneler özellikle pandemi sürecinde sağlık hizmetlerini sunarken sıkıntı içine girdiklerini ifade ediyorlardı. Oysa uzun zamandır kamuoyuna yansıyan durum böyle değil. Şu anda toplam yoğun bakım yatak sayısının yüzde 40,9’u özel sektörün elindedir.  Pandemi süresince yapılan Sağlık Uygulama Tebliği değişikliği ile iki defa yoğun bakım ücretleri arttırılmıştır. 

Özellikle özel hastanelere yatan koronavirüs hastalarında hem yataklı servislerde hem yoğun bakım hizmetlerinde ilave ücret alındığı bilgisi yaygın dolaşmaktaydı. Bilindiği gibi koronavirüs hastalarından salgın döneminde ilave ücret almak kesinlikle yasak.”

Salgının başından itibaren sürekli vurguladığımız gibi özel hastaneler kamulaştırılmalı.

► Turizm Bakanı'nın ardından Dışişleri Bakanı da olaya el attı!

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Alman meslektaşı Heiko Maas ile düzenlediği ortak basın açıklamasında "Turistin görebileceği herkesi Mayıs sonuna kadar aşılayacağız ki tedbirlerimizi alalım" dedi. 

Birçok sektörde ekonomik kriz yaşanırken, turizm patronlarının kârları ile Türkiye kapitalizminin acil döviz ihtiyacı için dış ve iç turizmi teşvik eden iktidar, turizm işçilerine verdiği aşılama sözünü 7. günde de tutmadı. Turizm mekânlarından uzakta olan çoğunluk ise aşı haklarının engellenmesini sosyal medyada protesto etti.

Öte yandan Sağlık Bakanı Koca'nın dünkü aşı açıklamalarına göre Mayıs ayı sonunda geleceği söylenen kısıtlı aşı miktarının gelip gelmeyeceği, gelse de kime yeteceği belirsiz.

5 Mayıs 2021

► Vaka sayısı artarken, ölümler devam ediyor

Devletin resmi haber ajansı, Türkiye'nin Covid-19 vakalarını önlemekte 1. sırada olduğunu, büyük bir başarı gösterdiğini duyurmuştu. Sağlık Bakanlığı'nın yayınladığı verilere göre dün test sayısı azalmaya devam ettiği halde vaka sayısı arttı. Aşısı bulanan bir hastalık yüzünden, yeterince aşı temin edilemediği için her gün 340’ın üzerinde insan ölmeye devam ediyor.

Yaygın testle halk sağlığı taraması yapılamadığı için gerçek vaka sayısı bilinmiyor. 16 milyondan fazla kişi işe gitmeye devam ediyor. Bazı uzmanlara göre vaka ve ölüm sayısı, kapanma günlerinde de artmaya devam edecek.

► Semt pazarları niye kapatıldı? Niye açıldı?

Kapanma döneminin 6. gününde semt pazarlarını kapatan İçişleri Bakanlığı genelgesinin, yeni bir genelgeyle "düzeltilmesi" tartışıldı. 

Son genelgeye göre 8 Mayıs ve 15 Mayıs Cumartesi günleri 10.00-17.00 saatleri arasında semt pazarları açılacak.

Fakat açılacak pazarlarda -marketlerde olduğu gibi- taze sebze, meyve ve fidanlık ürünler dışında hiçbir mal satılmayacak. Birçok başka zorunlu ihtiyacını semt pazarlarından ucuza gidermeye çalışan emekçiler bir kez daha mağdur edildi.

6 gün sonra düzeltilen genelgenin mantığını anlamak neredeyse imkânsız. Açık alanda faaliyet gösteren semt pazarlarında, zaten görevli zabıtaların yönlendiriciliğinde seyrek ve güvenli alışveriş mümkündü. En fazla risk altında olan pazar işçileri, tablaların getirdiği mesafe ve maskeyle kendilerini koruyabilirdi. Buna rağmen semt pazarları yasaklandı. Ama kapalı mekânlarda hizmet veren AVM’ler açık, kasa önlerinde kuyruklar serbest.

Yasaktan dönülse de sonuç birçok kişi açısından yıkım oldu. Semt pazarlarının kapatılması kararıyla birlikte şehirlerdeki toptancılar, üreticilere 'malınızı almayacağız' dedi. Bunun üzerine başta Antalya ve Adana'da olmak üzere taze tarım ürünleri elde kaldı ve çürüdü.

Türk Lirası'nın değer kaybedişi ve döviz kurlarının yüksekliği ile enerji, gübre ve vergilerle yükselen maliyetlerde harcama yapan üreticiler; işçiler ve işsizler gibi mahvolmuş durumda.

► İntiharlar devam ediyor

İstanbul'da bir yurttaşın kendini tramvayın altına atması herkesi üzdü. 43 yaşındaki yurttaş tramvayın altından çıkarıldı. Şimdi ağır yaralı olarak hastanede.

 ► Antep Emniyet Müdürü emekliliğini istedi

İki gün önce Antep'teki bir camide, Covid-19 önlemlerine uygun olarak ibadet eden Furkan Vakfı gönüllülerine yapılan biber gazlı müdahalenin ardından emniyet müdürü emekli olmak istediğini duyurdu.

► Dikkat, anahtarlarınızı içeride unutmayın

Yurttaşların 7 Mayıs’tan itibaren anahtarlarını evlerinde unutmaması gerekiyor. Çünkü İçişleri Bakanlığı’nın muafiyet listesinde çilingirler yer almadığı için onlara yardıma gelecek kimse yok. 

Ankara Anahtarcılar ve Çilingirciler Odası Başkan Yardımcısı Ahmet Hazinedar, “7 Mayıs’tan sonra vatandaşımız kapıda kalmamaya özen göstersin, anahtarcı bulamayabilir” diye uyardı. Bu tarihe kadar genelge düzeltilip, çilingirlere muafiyet getirilmediği takdirde kapıda kalacağız 

►  Henüz var olmayan yerli aşının "müjdesi"

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, kapanma döneminin 6. gününde tam koruma getirdiği söylenen iki doz aşı vurulanların sayısı 10 milyon kişiye yakın. Salgının durdurulması, tecrit edilmesi ve kitle bağışıklığının sağlanabilmesi için 54 milyon fazla kişinin tam doz aşılanması gerekli.

Kapanma döneminde aşı tedarik edemeyen iktidar, gerekli olduğu yakın zamanda anlaşılan 3. dozun yerli aşıyla yapılacağını duyurdu. İktidar, bu yılın sonunda yerli aşının üreticiliğini iddia ediyor. Aşısız, gelir desteksiz yaşamaya zorlanan binlerce kişi hastalanıyor, ölmeye devam ediyor.

4 Mayıs 2021

► Market genelgesinin mantığı nedir?

Yurttaşlar kapanmanın 5. gününe İçişleri Bakanlığı'nın geceyarısı yayınladığı market genelgesiyle uyandı. Genelgeye göre marketlerde zorunlu ihtiyaçlar dışındaki ürünlerin (Örneğin ampul, pil, bant, defter, kalem) satışı yasaklandı. 

Sosyal medyada genelgeyi eleştiren birçok kişi, hangi mantıkla bu yasağın getirildiğini anlamadıklarını ifade etti. İl Hıfzıssıhha Kurulu'nun kararını içeren bu yasaklamanın ekonomik rekabet ile ilgili olup olmadığı da tartışıldı.

Marketler uzun süredir sadece gıda ve hijyen ürünlerini değil çoraptan tencereye birçok kalemdeki ürünü satıyor, hatta özel indirim kampanyaları düzenliyor. Market zincirleri karşısında zaten müşteri ve gelir kaybına uğrayan küçük esnaf kapanma döneminde başta kira olmak üzere hiçbir gelir desteği alamıyor. İnternetten ürün satışları ise - kira vb. masrafı olmadığı için - yüksek indirimlerle devam ediyor.

Marketlerde birçok ürünün satışının yasaklanması, iflas tehdidi ve borç batağındaki küçük işletmeleri kurtarabilir mi? Hayır, gelir desteksiz tam kapanma kriz içindeki küçük ölçekli işletmelerin aleyhine işlemeye devam ediyor. Ve haksız rekabet, dün olduğu gibi bugün de sürüyor. Her zamanki gibi kaybedenler, günlük ihtiyaçlarını gidermek ucuz ürün arayan emekçiler. 

► Tekel bayileri baskılara rağmen genelgeyi tanımıyor

Geceyarısı gelen son genelgede birçok ürünün yasaklanması, alkol satışının ceza ve baskıyla yasaklanmasının üzerine geldi. Kararı protesto eden bazı sosyal medya kullanıcılarına göre İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kimin ne içeceğine karar verme mercisi olmaktan bir adım daha ileriye gitti: Kimler için neyin zorunlu olup olmadığına da karar verme yetkisini kendisinde görüyor.

Öte yandan ülke genelinde dayatılan içki satışı yasağına uymayan çok sayıda tekel bayisi, büyük cezaları göze alarak dükkânlarını açık tutuyor. 

Dün geceyarısı İstanbul Avrupa yakasında bakkal statüsündeki içki satışı yapan bir esnaf polis tarafından gözaltına alınarak karakola götürülmüştü. Tekel bayileri dernek ve platformları tarafından duyurulan habere rağmen, kapanmanın 5. gününde İstanbul'da içki satışı devam etti.

► Çareyi cami elektriklerini kesmekte buldular

Dün Antep'te bir camide koronavirüs önlemlerine uygun olarak itikaf (kapanma) yapan Furkan Vakfı Gönüllüleri'ne bir bekçi tarafından biber gazı sıkılması ve polis zoruyla gözaltına alınmalarının ardından, bugün sabaha karşı birçok ildeki caminin önce elektrikleri kesildi, ardından polis tarafından basıldı. 

Furkan Vakfı kurucusu Alpaslan Kuytul ve 14 yaşındaki oğlunun da aralarında bulunduğu yüzden fazla kişi gözaltına alındı.

Elektriklerin kesilmesinin nedeni cep telefonuyla görüntü alınmasını ve orada yaşananlarının kamuoyuyla paylaşılmasını engellemekti.

Polis şiddetine sahne olan 1 Mayıs öncesi çıkartılan Emniyet genelgesi, toplumsal olaylarda cep telefonlarıyla görüntü alınmasının engellenmesi talimatını veriyor. Genelgenin pratikte işe yaramadığını gören polisler, çareyi elektrikleri kesmekte buldu. 

► Kapanma döneminde aşı bulamadıkları anlaşıldı

Kapanma döneminin başarılı sonuç vermesinin yolu, 16 yaş ve üstü nüfusun aşılanması, ama bu yapılamıyor. Kapanmanın 5. gününde iktidarın gereken miktarda aşıyı bulamadığı iyice anlaşıldı.

Salgının başından beri aşı tedariki konusunda sözler veren, fakat bu sözlerinin çoğu gerçekleşmeyen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın son açıklamasına göre Sputnik V aşısının ilk partisinin bu ay gelmesi bekleniyor. 50 milyon doz olduğu söylenen (yani 25 milyon kişilik) bu aşının 6 aylık bir dilim içinde ve partiler halinde geleceğini söyledi. Ayrıca 30 milyon doz aşı için BionTech'le anlaşıldığını duyuran Bakan Koca, bunun da Haziran ayı sonunda geleceğini belirtti.

Kısacası işçiler işe gitmeye gidiyor, geri kalanlar evlerde hapis, birçok yasak var ve aşılama olmaksızın yaşanan kapanma dönemi bir işe yaramayacak.

► Böyle kapanma olmaz!

Türkiye'nin Wuhan'ı iş haftasına yoğun trafikle başladı.

İstanbul Tabip Odası bir basın toplantısı düzenleyerek, milyonlarca kişinin açlığa mahkûm edildiği ve özgürlüklerin kısıtlandığı sürecin bir tam kapanma olmadığını vurguladı.

İstanbul Tabip Odası Başkanı Dr. Pınar Saip şunları söyledi: 

“Ne yazık ki bu bir tam kapanma değil. Türkiye’de şu anda 16 milyon insan hala çalışıyor. Bu çok yüksek bir rakamdır. Kovid-19'un sınıfsal karakteri bu kapanmayla bir kez daha ortaya çıkmıştır. Ekonomik, sosyal destek sağlanmadan kapanma olmaz. Kapanmanın şekli de kötü olmuştur, büyük bir göç yaşanmıştır.  İstanbul'da görülen mutantlar bu göçle tüm ülkeye yayılmıştır.”

3 Mayıs 2021

► Yaygın test yapmamaya garip bahane

Sağlık Bakanlığı Covid-19 verilerine göre enfekte olan kişi sayısı her gün düşüyor. Hastanelerdeki yatakların doluluk oranının yarı yarıya azaldığını söyleyen Bakan Fahrettin Koca, test sayısındaki düşüşü eleştirenleri çarpıtma yapmakla suçladı.

İktidar, salgının başından beri genel bir halk sağlığı taraması ve bunun pratikte hali olan yaygın Covid testi yapmıyor. Salgın, belirti göstermeyen vakalarla yayıldığı halde, Türkiye'de koronavirüs testleri sadece hastanelik olanlara ve bunlarla temaslı olduğu bildirilen ya da tespit edilen kişilere yapılıyor. Uygulanan Covid-19 testlerinin büyük bölümünün doğru sonucu vermediği ise çok daha önce tespit edilmişti. 

Bu duruma rağmen pembe tablolarla halkın karşısına çıkmaya devam Bakan Koca'nın 'vaka sayısında düşüş var, çünkü az sayıda test yapılıyor' eleştirisini demagojik biçimde reddetti: "Test sayısının düşmesi vaka sayısının düşmesinin sebebi değil sonucudur." Çünkü Covid testi sadece hasta olanlar ve onlarla temaslılara yapılıyor. Gerçek vaka sayısına ulaşabilmek için yaygın test en önemli şart.

► Cep telefonu kaydı olmasaydı görülmezdi: Camide ibadet edenlere biber gazı

Sosyal olaylarda kaide haline getirilen polis şiddetini telefonla görüntüleyenlerin engellenmesi ve işlem yapılmasını emreden Emniyet Genel Müdürlüğü genelgesi, Ankara Barosu tarafından iptal istemiyle yargıya taşındı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu genelgeyi savunurken, bunun anayasaya yani haber alma hürriyetine uygun olduğunu ve medyanın faaliyetlerini engellemekten uzak olduğunu söylemişti. 

Kapanmanın 4. gününde Antep'te bir camide yaşananların cep telefonuyla çekilen görüntüleri büyük tepki yarattı. Sarı kartlı basın mensuplarının bulunmadığı camiyi - Ramazan'da - basan polis ve bekçiler, içeride Covid-19 önlemlerine uygun olarak maskeli ve mesafeli ibadet eden Furkan Vakfı gönüllülerini biber gazına boğdu. 

Görüntülere yorum yapan bazı kişiler, bekçilere verilen maaşın öğretmen maaşlarından yüksek olduğunu belirtirken, çoğu kişi orantısız devlet şiddetini eleştirdi.

Eğer cami içinde çekilen cep telefonu görüntüleri olmasaydı, yaşananlar sosyal medya aracılığıyla kamuoyuna ulaşmayacaktı. Hâkim medyadaki sansür nedeniyle vahim baskıdan kimsenin haberi olmayacaktı. Tıpkı 1 Mayıs sembolik eylemlerine yapılan gaddarca muamele gibi. 

► Utanmadan duyurdu

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, 12,7 milyon emekliye Ramazan Bayramı ikramiyelerinin 6-7 Mayıs’ta ödeneceğini açıkladı.

Genelgeye göre emekliler PTT bankamatiklerden maaşlarını çekebilecekler ya da evlerine getirilmesi için başvurabilecekler.

İktidar tarafından lütuf olarak gösterilen 100 liralık artışla 1.100 lira olan emekli ikramiyeleri neye yetecek? Çalışma Bakanı bu konuda konuşmadı.

► Otel zinciri sahibi Turizm Bakanı adeta bilirkişi

Kapanmanın 4.  gününde medya karşısına çıkanlardan biri de Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'du. Büyük bir turizm şirketi ve oteller zincirinin sahibi olan Bakan Ersoy,  '17 Mayıs itibarıyla vaka sayıları 5 binin altına inecek' müjdesini verdi. 

O sırada kıyı şeridindeki otellerde Covid-19 önlemsiz partiler yapılıyor ve turistlere bakarak denize girmenin serbest olduğunu zanneden yurttaşlara polis ceza kesiyordu.

Belli ki Turizm Bakanı - tüm bakanlar ve patronlar gibi - kendilerini emekçi sınıfların üzerinde, "bilirkişi" olarak görüyor.

► Cengiz İnşaat'ın yıkımına direnen İkizdereliler: Allah aşkına herkes bize destek versin

İktidarın büyüttüğü holdinge ikinci kere  taş ocağı yapma izni verildi. İşkencedere Vadisi'nin yıkımına karşı barışçıl direnişleri jandarma şiddetiyle bastırılan yöre halkı şu çağrıyı yaptı.

"İkizdere. Gücümüz kalmadı, durduramıyoruz. Şahit olun; biz bu kötülüklere, işlenen bu katliama, doğa cinayetine karşı çıktık. Kimsenin gücü kalmadı. Buradaki insanların moralleri bozuldu. Pandemi var, hiçbir destek gelmiyor. Herkese ceza yazıyorlar. Bu güzelim yerler gidiyor."

2 Mayıs 2021

► Vakaların azalmasının nedeni anlaşıldı

23 Nisan'da 49 binden fazla kişi koronavirüse yakalanmışken, dün itibarıyla bu sayı 28 bin düzeyine düştü. İktidara yakın medya bunu "iyi haber" olarak verse de vakaların düşüşünün gerçek nedeni kapanmanın 3. gününde açığa çıktı. 

23 Nisan’da 302 binden fazla test yapılırken, 1 Mayıs itibarıyla test sayısı 242 bine düştü. Öte yandan ölüm sayıları ise düşmüyor. Türkiye'de günde 300'den fazla kişi ölmeye devam ediyor. Yaygın test, hızlı aşılama şart!

► Ekonomik nedenli intiharlar artıyor

1 Mayıs işçi bayramında, 7 kişinin borçlar, işsizlik, açlık nedeniyle intihar etmesi, ertesi gün büyük bir hüzün ve tepki yarattı. Salgının başından beri iktidarın destek olmadığı işçiler ve işsizler, borçlarını ödeyemedikleri ve yalnız bırakıldıkları için intihar ediyor. Son dönemde giderek zorlaşan hayat koşulları sebebiyle dükkanları kapatılan küçük esnaflar da onlara eklendi. Gelir desteksiz kapanmanın bedelini hayatlarıyla ödediler. Ekonomik nedenli intiharların sorumlularını kınıyoruz, hiç kimse yalnız bırakılmamalı. Herkese gelir desteği, zor durumda olan herkesle dayanışma!

► Turizm patronları kazansın diye

Salgının başında Çin, Avrupa ve İran'dan gelen uçuşları durdurmakta geciken iktidar, şimdi turizm patronlarının kazanması ve borçları ödemek için gereken dövizin küçük bir kısmının ülkeye girmesi için bazı ülkelerden girişlerde PCR testini kaldırdı.

Karara göre; 15 Mayıs 2021 itibariyle, Hong Kong, Çin, Tayvan, Vietnam, Avustralya, Yeni Zelanda, Singapur, Tayland, Güney Kore, İsrail, Japonya, Birleşik Krallık, Letonya, Lüksemburg, Ukrayna ve Estonya'dan ülkeye gelecek kişilerden, Türkiye'ye girişleri sırasında PCR testi istenmeyecek. Bu ülkelerde de dünyanın geri kalanı gibi Covid-19 salgını devam ediyor ve çoğunda yeterli derecede aşı yapılmamış durumda.

Turizm ve Kültür Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un aynı zamanda büyük bir turizm şirketinin sahibi olması tesadüf değil!

► Göçmenlere tam kapanma engeli

Kapanma, Türkiye’ye kaçak yollardan giren göçmenleri de olumsuz şekilde etkiledi. Günlerce yürüyerek Diyarbakır’a kadar gelen göçmenler, şehirlerarası yolculuklar yasaklandığı için ne yapacaklarını şaşırdılar. Otogar bahçesinde bekleyişlerini sürdürüyorlar.

Öte yandan kapanma döneminde işsiz kalan milyonlarca göçmenin içinde bulunduğu zorlu yaşam koşulları medyada yer bulamıyor.

► İstanbul'da maskesiz ALES protestosu

Pandemiye rağmen ertelenmeyen Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES), kapanmanın 3. gününde yapıldı. Kapalı dersliklerde 2,5 saat sürecek sınava sokulan öğrencilerin maskesiz katılma kararı bir öğrenci tarafından protesto edildi. Sınava girmeyi reddeden genç kadın şunları söyledi: 

"Sınav salonunda maske çıkarılmasına izin veriliyor. İstediği kadar havalandırılsın. Dört duvar kapalı alanda, belirli sayıda kişi iki buçuk saat bulunacağız. Birisi evinin konforunda sınav yapacak diye benim hayatımdan bir sene daha gidiyor. Bir sene gitmesin istiyorsam hayatım riske giriyor. Ben niye böyle bir seçim yapmak zorundayım.

Madem sınav, on binlerce vaka varken ertelenmiyor, hiç değilse maske zorunluluğu kalabilir. Doktorlar saatlerce maskeyle yaşıyor, hepimiz saatlerce yaşıyoruz."

► Keyfi içki yasağı yayılıyor

Kapanmanın 3. gününde keyfi içki yasağı Valilikler eliyle 22 ile yayıldı. İl Hıfzısıha Kurulları'ndan birer birer çıkan kararlar sonucu, koronavirüs tedbirleriyle hiç bir alakası olmadığı halde içki satışı engelleniyor.

Son olarak İstanbul'da İl Umumi Hıfzıssıhha Meclisi kararıyla içki satışı yasaklandı.

► 'Lebalep kongre görüntülerini vermeyin' 

RTÜK üyesi İlhan Taşçı, RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin'in televizyon kanallarının yöneticilerine verdiği talimatı duyurdu. Birçok kurumda yöneticilik yapmasıyla tartışma konusu olan RTÜK başkanı, iktidara yakın medyaya, lebalep dolu AKP kongrelerinin görüntülerini vermemelerini, boş sokak ve cadde göstermelerini istedi.

► Sedat Peker bile baskıya isyan etti

Gün boyunca en çok tartışılan konulardan biri de organize suç örgütü lideri Sedat Peker'in yayınladığı videoydu. "Şahsıma yapılan kanunsuzlukların taşeronu Mehmet Ağar ve Pelikancılardır" başlıklı videoda Peker, polisin 1990'ların yöntemlerine geri döndüğüne, evine yapılan polis baskını sırasında 3 yaşındaki kızının odasına namluları doğrultulmuş şekilde giren özel harekâtçılara işaret etti. 

Peker, "kızım ve ailem için dünyayı yakarım" diyerek derin devletin başındaki kişi olarak nitelediği Mehmet Ağar’ın suçlarını ifşa edeceğini de duyurdu. Erdoğan ve Cumhur İttifakı'na destek mitinglerinde barış isteyen akademisyenlerin kanlarını "oluk oluk akıtacağını" söyleyen faşist mafya  babası bile ülkedeki baskıdan yakınırken, Erdoğan'ın 'Sabah 5'te ev baskınları olmayacak' sözünü tutmadığını söyledi.  

► Cumhurbaşkanı'na bir yetki daha

Tuhaf kapanmanın üçüncü gününün erken saatlerinde Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği haberleri geldi. Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, Cumhurbaşkanı tüm memurlar hakkında disiplin amirliği yetkisini taşıyacak. Ayrıca büyükşehir belediye başkanlıklarındaki Yüksek Disiplin Kurulu görevi de İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'na bağlandı. Böyle 39 yıllık yönetmelik değişmiş oldu.

► Kapanmaya rağmen kalabalık cenaze töreni

Öğleden sonra ise ajanslar Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katıldığı kalabalık ve sosyal mesafenin uygulanmadığı cenaze töreni fotoğraflarını geçti. Ölen Üsküdar Belediye Başkanı'nın 88 yaşında vefat eden babasıydı. Pandemi tedbirleri sebebiyle cenaze törenlerine katılım sınırlandırılırken, AKP'liler bu kısıtlamadan muaf kalmaya devam etti

1 Mayıs 2021

► Toplu iş sözleşmeleri askıyı alındı

1 Mayıs sabahının ilk haberlerinden biri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın genelgesi oldu. Genelgeye göre pandemi gerekçe gösterilerek sürmekte olan toplu iş sözleşmelerindeki (TİS) devlet görevlileri geri çekildi ve işlemler durduruldu.

Genelge aynı zamanda "erteleme" sözü altında grevlerin 17 Mayıs'a kadar yasaklanmasının da önünü açıyor. Bu karar, özellikle kamuda çalışan işçiler ile başta metal sektöründe olmak üzere sendikal örgütlüğün olduğu işyerlerinde hak kayıplarına yol açacak.

► Kapanmaya rağmen toplu taşımdaki yoğunluğun sebebi ortaya çıktı

Çalışma Bakanlığı, sınırlı sayıda temsilcinin katıldığı TİS görüşmelerini yasaklarken, "tam kapanma" adı verilen 17 günlük sürecin hiç de öyle olmadığı ortaya çıktı.

DİSK'in araştırmasına göre 16 milyon 400 binden fazla çalışan, kapanmadan muaf sektörlerde işe gitmeye devam ediyor.

Araştırma ayrıca gelir desteksiz kapanma ve patron yanlısı politikaların getirdiği sosyal yıkımı da ortaya serdi: Ücretsiz izne çıkarılan 2,7 milyon kişi ve aileleri günde 50 TL'yle yaşamak zorunda. Bir yılda 177 bin işçi Kod-29'la, tazminatsız ve işsizlik maaşı olmaksızın işten çıkarıldı. Toplam işsiz sayısı 10 milyonun üzerinde.

► Nöbetçi eczaneler önünde kuyruk 

Türkiye'nin Wuhan'ı İstanbul'da bugün birçok nöbetçi eczane önünde kuyruk oluştu. Eczacılar ve işçiler, hastaların ihtiyacına cevap verebilmek için yoğun çaba harcadı. 

► Marketler içinde kaçınılmaz doluluk

Ülke çapında gıda satan dükkan ve marketlerin 10.00-17.00 saatlerinde açık tutulması sonucu özellikle öğleden sonra ve kapanışa yakın doluluklar yaşandı.

Market ve dükkân işçileri yorulmakla kalmadı, sağlıkları da riske atıldı. Tıpkı kısıtlı saatlerde ihtiyaçlarını tedarik etmek isteyen tüketiciler gibi.

► İçki yasaklarında 2. perde

Keyfi içki yasağı krizinin 2. gününde bazı illerde Valilikler aracılığıyla içki satışı yasaklanırken, İstanbul ve Ankara başta olmak birçok ilde ise içki satışı devam etti.

Önceki gece İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ekranların karşısında '17 gün boyunca içki yasak' sözlerini tekrarlamıştı. Yasalarda olmadığı halde dayatılan yasak Bursa, Antalya, Kütahya ve Kayseri'nin ardından İzmir'de de valilik eliyle uygulandı.

İçişleri Bakanı tarafından savunulan keyfi içki yasağı krize dönüştü. Tekel bayilerinin iflas etme ihtimali ve bu işyerlerinde çalışan işçilerin işsiz kalacak olması nedeniyle keyfi yasağa uyulmuyor.

 İkizdere'de gözaltılar

Rize’nin İşkencedere Vadisi’nde Cengiz İnşaat tarafından yapılmak istenen taş ocağına karşı direnen köylüler jandarma tarafından bölgeden çıkarıldı, 5'ten fazla kişi gözaltına alındı.

► 1 Mayıs gösterilerine müdahale

Türk-İş'i ziyaret eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, "Kapalı toplumlarda, kapalı rejimlerde 1 Mayıs kutlanmaz" demişti.

Kapalı toplumlar, Soğuk Savaş döneminde Doğu Bloku'ndaki stalinist rejimlere yönelik bir niteleme. Gerçi orada 1 Mayıs törenleri devlet tarafından egemen sınıfın güç gösterisi olarak yapılsa da Bakan'ın kast ettiği parti ve devletin iç içe geçtiği diktatörlüklerdi.

Bakan'ın konuşmasının ertesi günü, 1 Mayıs'ta yapılan sembolik ve salgın önlemlerine uygun gösteriler polis şiddetiyle karşılandı. Taksim'de sembolik bir basın açıklaması düzenleyen 52 sendika ve parti temsilcisi, yüzlerce polis ve 223 polis aracı ile abluka altında tutuldu.

1 Mayıs yasağı bahane edilerek metronun Taksim durağı kapatıldı.

Günün sonunda anlaşıldı ki - evet, kapalı bir rejimde yaşıyoruz.

30 Nisan 2021

► Sabah işe giden birçok kişiye yeni izin belgesi olmadığı için ceza kesildi

İstanbul'da sabahın köründe işe gitmek için yola çıkan birçok çalışan, polis kontrollerinde durduruldu ve her birinden izin belgeleri istendi. Hali hazırdaki izin belgelerini gösterenlere 'yeni izin belgesi değil bu' denilerek 'eksik belge'den ceza kesildi.

Oysa İçişleri Bakanlığı'nin genelgesine göre eski belgeler 2 Mayıs'a kadar geçerliydi.

► İstanbul'da toplu taşımdaki yoğunluktan ek metro seferleri kondu

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın bir gün önce duyurduğu, tehlikeli Hint mutant virüsünün tespit edildiği İstanbul'da, kapanmanın ilk günü toplu taşım araçlarında aşırı yoğunluk yaşandı. 

İktidar "tam kapanma" diye duyursa da işçiler yine işlerine gitmeye devam etti. Bu, işsiz kalanların memleketlerine kitlesel olarak dönüş yolunu tutmasıyla birleşti ve İstanbul Metro'su yoğunluktan ek seferler koydu.  

► İçişleri Bakanlığı'nın keyfi içki yasağı krize dönüştü

Sabah saatlerinde tekel bayilerinin ortak platformu, dükkânları açacaklarını duyurdu. Bazı büyükşehirlerde marketler zaten içki satıyordu. Herkes keyfi içki yasağının yarattığı öfke ve mali kayıplarla ilgili iktidarın geri adım attığını düşündü.

Tekel bayileri ve market içki reyonları açıldıktan saatler sonra İçişleri Bakanlığı bir duyuru yaparak, kendileri ve ilgili devlet kurumları dışındaki açıklamaların geçersiz olduğunu söyledi. Hemen ardından Kütahya Valiliği bir açıklama yaparak, kentte içki yasağının devam ettiğini duyurdu ve içki satan marketler zabıtalar tarafından basıldı. Ceza kesildi. Kapanma genelgesinde içki yasağı yok diyen esnafa, gerekçe olarak Cumhurbaşkanının “kapanma döneminde alkol satılmayacak” dediği TV haberi gösterildi.

► İktidar, tepkiler üzerine 2. doz aşıyı geciktirme girişiminden caydı

Sağlık Bakanı Koca'nın "Aşı tedariki önümüzdeki 2 ay için güçleşiyor... Biontech aşısının iki dozunun uygulanması arasındaki sürenin 6-8 hafta olarak uygulanmasına karar verilmiştir" açıklamasının ardından gelen tepkiler üzerine iktidar geri adım attı. İptal edilen 2. aşı randevuları tekrar verilmeye başlandı. Ancak pek çok kişi 2. randevuyu almakta zorluk yaşıyor.

► Türkiye'nin ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi'nden çıkacağı Resmi Gazete'de yayınlandı

Yasaklarla politik gösterilere izin vermeyen iktidar, İstanbul Sözleşmesi'ni feshetmek için hukuki sürecin önemli bir adımını attı. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre Türkiye, 1 Temmuz 2021 günü imzacısı olduğu Sözleşme'den çıkacak.

► Polislere genelge: Polis şiddetini görüntüleyenleri engelleyin

Çağdaş Hukukçular Derneği, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün genelgesini ifşa etti. Genelge polis memurlarına, toplumsal olaylar sırasında görüntülere müdahale etme ve işlem yapma talimatı veriyor. Bir gün önce İzmir'de yapılan 1 Mayıs basın açıklamasında polis, bir göstericinin boğazına ABD’de öldürülen George Floyd’a yapıldığı gibi basmıştı.

► Cumhurbaşkanı da memnun değil!

Gazeteciler sordu: "Tam kapanma boyunca İstanbul'da mısınız?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan yanıt verdi: "Şu an henüz kararımı vermedim ama buralardayım. En kötü ihtimalle Türkiye'deyim" dedi ve güldü.

Bültene kayıt ol