Göçmenler istedikleri yerde yaşayabilmelidir

03.02.2020 - 08:51

İstanbul Valiliği, şehirde yaşayan Suriyeliler hakkında yeni bir genelge yayınladı. Hepimiz Göçmeniz-Irkçılığa Hayır kampanyası, bu genelge üzerine bir açıklama yaptı.

Valilikler Suriyelilere 13 Mart ile ilgili bir uyarı genelgesi yayınladı. Bu genelgeye göre;

"Geçici Koruma Sahibi Suriyelilerin adreslerini güncellemeleri için ikamet ettikleri İlçe Nüfus Müdürlüğüne 13 Mart 2020 Cuma akşamı mesai bitimine kadar şahsen başvuru yapmaları zorunludur. İkamet adresi güncel olmayan 'Geçici Koruma Sahibi' Suriyeliler; Kamu kurumları / Eğitim (Okullar), sağlık (Hastaneler\Eczaneler), işyerleri, bankalar, sosyal yardım kuruluşları vb. yerlerden yararlanmada zorluk yaşayabilecekler, bazı durumlarda ise kamu hizmetlerine erişimleri askıya alınacaktır"

Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesine göre “Herkes, ulusal yasalar ve uygulamalarda belirtilen şartlar çerçevesinde koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkına ve tıbbi tedaviden yararlanma hakkına sahiptir” ve devletler bu hakkı garanti edecek faaliyetleri tanımlamak ve uygulamakla yükümlüdür. 

Ayrıca, devletler, uluslararası sözleşmelerle göçmenler/sığınmacılar için tanınan hakları iç hukuklarına yansıtmakla yükümlüdür. Sağlık hizmetlerinin, herkese eşit ve ayrımcılığa izin vermeksizin planlanması, sunulması, riskli gruplara özelleşmiş hizmetler verilmesi gibi evrensel ilkeler gözetilmek zorundadır.

Suriyeli göçmenlerin statüleri, “geçici koruma” adı altında İçişleri Bakanlığı’nın ellerine ve inisiyatifine terk edildi. Ancak kanun ve yönetmeliklerle hatta devlet organlarının fiilî müdahalesi ile halledilemeyecek sosyal ve psikolojik sorunlar karşısında, devletin ve politik karar alıcıların yetersiz kaldığı, büyük manzarayı göremediği her geçen gün ortaya daha açık biçimde çıkıyor. 

Suriyelilere yönelik bu ikamet uyarısı da bu yetersizliği göstermektedir.  Suriye’den gelen büyük insan gruplarının geçimlerinin temin edilmesi, geçimlerini temin ederken istismar edilmemeleri, ailelerin sosyal ve kültürel ihtiyaçlarının giderilmesi gibi meseleler karşısında devletin bugüne kadar ürettiği herhangi bir çözüm yok. Çözüm olmadığı gibi devamlı kısıtlamalar söz konusu. Dolayısıyla Türkiye’de devlet meseleyi “haklar” yönünden değil, “yükler” yönünden görmek gibi bir temel sorunla malul.

Sağlık denince sadece tedavi hizmetleri ve ilaç önümüze sürülmektedir ancak bilinmelidir ki; barınma koşulları, beslenme olanakları, sosyo-ekonomik durum, fiziksel çevre ve çalışma koşulları sağlığın en önemli belirleyicileridir. Bu anlamda kayıtlı olmalarından çok barınma koşulları, beslenme olanakları ve ekonomik durumları itibariyle yer değiştirmek zorunda kalanların gittikleri her yerde sağlık hizmetlerinden yararlanabiliyor olması gerekir. Bu en temel yaşam hakkıdır. 

Bugün pek çok göçmen, gerek ailesi ile gerekse akraba ve tanıdıkları ile bir arada olmaya, yaşamın zorluklarına bu şekilde katlanmaya çalışıyor. Ama hükümet göçmenleri daha sağlıklı yaşayabileceği yerlerde değil, kendi istediği yerlerde ikamet etmeye zorluyor. 

Göçmenleri sağlıksız yaşayacağı yerlerde ikamet etmeye zorlamak insan haklarına aykırıdır, bundan vazgeçilmelidir.

Hepimiz Göçmeniz - Irkçılığa Hayır 

02.02.2020



Bültene kayıt ol