Rahip Aho'nun tutuklanmasına tepkiler büyüyor

14.01.2020 - 12:55

"Terör örgütüne üyelik" suçlamasıyla tutuklanması Mor Yakup Manastırı Rahibi Sefer (Aho) Bileçen, Urfa Barosu  heyetiyle görüştü.

Heyet adına açıklama yapan Avukat Mustafa Vefa,B ileçen, yapılan görüşmede “etkin pişmanlık yasasından” yararlanmak isteyen Müjdat S. isimli itirafçının hakkında verdiği beyanların gerçeği yansıtmadığını belirterek, “2018 yılında 2 örgüt mensubu manastıra geldi. Benden yemek istediler. Ben de verdim. Daha sonra bu tespit edilmişti. Bunun üzerine dönemin Jandarma Komutanı Metropoliti devreye koyarak benimle görüştüler. Ben inkar etmedim. Olayın tekrar yaşanmaması için güvenlik önlemi alınmasını istedim ancak herhangi bir güvenlik önlemi alınmadı. Tutanak tutulmasının ardından konunun kapatıldığını sanıyordum. Kim kapıma gelirse veririm. Dini ve felsefi olarak vermem gerekiyor. Rahip olduğum için de yalan söyleyemem. Ben bunu herhangi bir örgüte yardım etmek için değil, inancım gereği yapıyorum. Felsefi anlamda ben ihbar da edemem. Dini anlamda da böyle. Ben zaten manastır dışına çıkamam”

MA'ya konuşan Vefa, "Kanunda bir suç işlenmesi durumunda dahi bireylerin toplumdaki konumları nedeniyle tutuklanmamasını gerektiren istisnai durumlar vardır. Rahip Aho da bunun bir örneğidir. Tutuklanmasını gerektiren bir durum yok. Yardım ve yataklık iddiasından verilebilecek en yüksek ceza 3 yıl 1 aydır. Bu nedenle tutuklama ağır bir tedbirdir” dedi.

'Süryanilerin korkutulması...' 

Meclisteki tek Süryani temsilcisi olan HDP Mardin milletvekili Tuma Çelik ise, Rahip Aho'nun tutuklanması üzerine şunları söyledi:

“Davete her an icabet edecek bir insanı bu şekilde alıyorlarsa ben altında farklı bir yaklaşım ararım... Meseleye Süryanilerin korkutulması, geri dönüş umutlarının bitirilmeye çalışılması, insanların orada yeniden bir değer yaratmasının engellenmesi olarak bakıyoruz.”

Çelik, 2013 tarihli bir mahkeme kararıyla azınlık olarak tanındıklarını ama artık Türkiye’de 23 bin Süryani kaldığını da belirtti. 



Bültene kayıt ol