Suikastçı Trump! Katil ABD!

05.01.2020 - 10:06
Haberi paylaş

ABD ordusunun suikastı sonrası Ortadoğu'da savaş rüzgarları esiyor. Savaş karşıtları, ABD'nin İran savaşına 'hayır' dedi.

Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu'nun açıklaması:

Dünyanın en büyük askeri ve ekonomik gücüne sahip olan ABD, kaos, tehdit ve yaptırımlarla sürdürdüğü politikalarına şimdi siyasi suikastları da ekledi. ABD Başkanı Trump’ın emri ile ABD ordusu, İran Dış Operasyonlar Komutanı Kasım Süleymani ve Irak Şii milis güçleri komutanlarından Ebu Mehdi el Mühendis’i füzelerle öldürdü.

Rakiplerini küresel finans sisteminin dışına iten, kilit sektörlerini işlemez hale getiren, tehditlerle ABD’nin dünya ticaretinden aldığı payı artıracak dev anlaşmalar imzalatmaya çalışan Trump, 2020 seçimlerinde ne kadar barışçıl olduğunu, insanların hayatını düşündüğünü, askerleri eve döndürdüğünü, ABD ekonomisini yeniden büyük kıldığını anlatarak kazanacağını düşünüyordu.

Geçen gün verdiği talimatla Bağdat’ta İranlı ve Iraklı komutanları öldürtene kadar.

İran’ın Ortadoğu’da bir Şii bloku oluşturmak için sınırları dışındaki askeri ve siyasi operasyonlarının başında yer alan komutan Kasım Süleymani, doğrudan Mollalara bağlı olarak Lübnan’da, Suriye’de, Yemen’de ve Irak’ta; İran’a yakın silahlı örgütlenmeleri yönetiyordu.

Trump’ın bizzat “Emri ben verdim” diyerek üstlendiği suikast nedeniyle, emperyalist ülkelerin bütün bir 20. yüzyıl boyunca yakıp yıktığı, her gün, her hafta, her yıl işkencelerle, tecavüzlerle, bombardımanlarla, askeri işgallerle, mezhepçiliği tırmandırarak ve kitlesel imhalarla, kimyasal silahlar kullanarak mahvettiği, kan gölüne çevirdiği Ortadoğu, yeniden büyük bir gerginliğin içine yuvarlanıyor.

Ortadoğu şimdi her an patlamaya hazır bir bombaya dönüştü. İran yönetimi bu suikasta yanıtının sert olacağını açıkladı. Emperyalist ülkelerin işgalleri, otoriter, tek parti diktatörlüklerinin ömrünü uzatmaktan ya da işgal edilen toplumları işgalden önceki koşullarını mumla arayacak noktaya getirmekten başka hiçbir işe yaramadığı için tüm dünya halklarının öfkesini çekiyor.

2019 yılının son aylarında İran’da, Irak’ta ve Lübnan’da devasa eylemler aşağıdan yukarıya yaptıkları basınçla rejimlerin demokratikleşmesi için önemli bir işlev görüyordu. Şimdi, Trump’ın suikastıyla İran ve Irak mezhepçi gerilime savrulacak ve İran rejimi, iç çelişkilerini unutturma şansını kazanacak, halkın mücadelelerle kazandığı küçük demokratik haklardan geri adım atılması için otoriter iktidarların eline fırsat verilecek.

Savaşlara ilkesel olarak karşı çıkan bizler, yeniden sesimizi yükseltmek, Ortadoğu halklarıyla dayanışma örgütlemek zorundayız. Bunu, Trump’ın suikastıyla öldürülen Kasım Süleymani iyi birisi olduğu için değil, dünyanın bir numaralı teröristi ABD’nin işgal politikalarına ve istediği yerde istediği insanı öldürebileceğini ilan etmesini sağlayan neoliberal kibrine karşı direnmek için yapmalıyız.

2003 yılında Bush’un savaşına, küresel bir savaş karşıtı hareketle birlikte karşı çıkmamızın nedeni, diktatör Saddam Hüseyin’i savunmamız değil, diktatörleri deviriyoruz/kitle imha silahlarını ortadan kaldırıyoruz yalanıyla emperyalist stratejisini hayata geçiren ABD’ye karşı yanıt vermek istememizdi. Diktatörlerden, bölgesel katillerden halkları koruyacak olan, ABD gibi küresel ölçekli katiller, tetikçiler ve suikastçılar değildir.

ABD İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra bombalayarak, suikastlar örgütleyerek, darbeci güçleri teşvik ederek ve doğrudan işgallerle onlarca ülkeyi kan gölüne çevirdi. Çin, Suriye, Kore, İran, Guatemala, Tibet, Endonezya, Küba, Kongo, Vietnam, Brezilya, Peru, Yunanistan, Şili, Arjantin, Türkiye, El Salvador, Somali, Irak, Yugoslavya, Sudan, Afganistan ve Libya bu ülkelerden bazıları.

Bu yüzden, en son Irak işgalini de hatırlayarak, bütün insanları, küresel bir savaş karşıtı mücadeleyle ABD’nin başlattığı gerilimin sonlanması için bir araya gelmeye çağırıyoruz.

Bir yanda Rusya, Çin, İran, diğer yanda ABD, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır’ın olduğu gerginliğin sıcak çatışmaya dönmesi gelişmeleri boyutu öngörülemez ölçüde büyütebilir. Tarafların elinde bulunması muhtemel nükleer silahlar, mevcut gerilimin ne kadar tehlikeli potansiyeller barındırdığını gösteriyor.

Biz Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu aktivistleri olarak ABD’nin İran’a saldırısını şiddetle kınıyoruz, İran’a dokunmayın, diyoruz.

Suriye topraklarında ikinci ayını dolduran askeri harekât sonucunda, siyasi iktidar dış politikada yalnızlaştı, iç politikada sorunları derinleşti. Libya’ya asker gönderilmesi tezkeresinin Meclis’te kabul edilmesinin ardından, savaşan taraflardan biri olan Libya Ulusal Ordusu, sivillere Türk birliklerine karşı silahlanma çağrısı yaptı. Böyle bir dönemde, Türkiye’de siyasi iktidarın, iç politika hesaplarıyla, sınırlar dışında hayalci girişimlerden sakınmasını, kendisini Ortadoğu ateşine atmamasını istiyoruz.

Türkiye’deki tüm ABD ve NATO üsleri, başta İncirlik olmak üzere kapatılsın.

NATO bir savaş örgütüdür, NATO’dan çıkılsın.

ABD’nin İran savaşına hayır!

Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu

5 Ocak 2020

Bültene kayıt ol