Search
Close this search box.

Her yerel direniş, tüm işçi sınıfının direnişi olmalıdır

Kentsel dönüşüm altında yoksulların evsiz bırakılmasına, ekosistemin yağmacılar saldırmış gibi yağmalanmasına karşı direnişler, işçi sınıfının en önemli konuları arasındadır. Her ekolojik yerel direniş tüm işçi sınıfının direnişi olmalıdır.

Türkiye’nin pek çok bölgesinden yerel direniş haberleri geliyor.

Beykoz Tokatköy’de, Beyoğlu Hacıhüsrev’de kentsel dönüşüm projesi kapsamında evleri yıkılan veya yıkılacak olan insanlar, yıkıma direnmeye çalışıyor.

Aydın’da tarımsal arazileri yıkıma uğratan Jeotermal Enerji Santrallerine karşı köylüler ayağa kalktı, köylüler, iş makinelerinin çalışmasına engel oldu. Eyleme müdahale eden jandarma, köylüleri darp ederek gözaltına aldı.

Bursa Su Kolektifi, İznik Gölü’ne zarar veren faaliyetlerin izini sürüyor, İznik Gölü’nün kirlenmesine ve suyunun azalmasına neden fabrikalarla ilgili kamuoyunun dikkatini çekiyor.

Çin parası ile inşa edilen, Rus kömürüyle beslenen 2,2 milyar dolarlık Hunutlu Termik Santrali, İskenderun Körfezinde önemli bir kirlilik kaynağı olacak, çevre aktivistleri bu konuda eylemler yapıyor.

Kadıköylüler, Söğütlüçeşme’de devam eden gar projesini protesto ediyorlar. “Söğütlüçeşme’de AVM ve beton istemiyoruz. Daha çok yeşil ve kamusal alan” pankartı ile eylem yapıyorlar.

İkizdere Çevre Derneği, geçen ay İkizdere’de Cengiz İnşaat tarafından yapımı devam eden taş ocağına karşı ilçe merkezinde basın açıklaması düzenledi. “İkizdere direniyor” pankartı açılan eyleme İstanbul ve Rize’den ekolojistlerin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

AKP-MHP iktidarının ve bağlı belediyelerin bu uygulamaları, her yerde, halkın direnişleri ile karşılaşıyor. Yerel halk, kentsel dönüşüm veya enerji üretimi adı altında yapılmak istenen tüm bu işçi, emekçi düşmanı, sermaye yanlısı politikalara karşı çıkıyor, gösteriler yapıyor, basın açıklamaları düzenliyor.

İşçi sınıfı için bütün bu yerel direnişler; evlerinin yıkılmasını engellemek için yapılan direnişler, rant elde etmeye karşı direnişler, çevrenin tahrip edilmesine karşı direnişler aynı zamanda işçi sınıfının kendi direnişleridir.

İşçi sınıfının mücadelesi; toplumun tüm kesimlerinin, kadınların, LGBTİ artıların, göçmenlerin, yoksulların, evleri için direnenlerin, tarımsal arazileri korumak isteyenlerin, sağlıklı bir çevrede yaşamak isteyenlerin mücadelelerini kapsamak zorundadır.

Sendikalar ve işçi örgütleri, bu perspektifle örgütlenmeli ve yerel direnişlere destek olmalıdır.

Faruk Sevim

(Sosyalist İşçi)

son yazıları

İktidardan hesap sormanın en garantili yolu, kitlesel eylemlerdir
Emekçilerin milli gelirden aldığı pay en düşük seviyede
Çadır temin edemeyen iktidar ihale dağıtıyor

ilginizi çekebilir

imamoglu-3
İktidar partisinin toplumdan kopuşu hızlandı
GnMr-b9XgAAAA6n
Okullarda boykot, işyerlerinde grev
istanbul-da-boykot-yuruyus-miting-gunu
Öğrenci ve kitle hareketi içerisindeki faşizmin önlenebilir yükselişi