Search
Close this search box.

Hapistekiler ve hapis tehdidi altındakiler

İnsan hakları bir fikirdir. İnsan aklının ürünüdür.

Çok eskiden beri İnsan Hakları Derneği çalışma programlarında şöyle şeyler yazılıdır: “Türkiye’nin temel sorunu insan hakları ve demokrasi sorunudur. Bu temel sorunun en önemli halkası da Kürt sorunudur.”

Türkiye’nin anayasal ve yasal sisteminde ve pratiğinde, insan hakları ve demokrasiye dair kusurlar çok. Hem mevzuattan kaynaklı hem de uygulamadan kaynaklı sorunlar bunlar. Bunun aşılması politik iradeye bağlı. Türkiye’yi yöneten politik ve bürokratik kadrolar, yüksek bir politik irade taşıyacaklar ki, insan hakları ve demokrasi standartları yükselebilsin. Ancak en başta bu gerçekleşmiyor. Mesela Aralık 1999 tarihinde başlayan ‘AB süreci’ insan hakları ve demokratik standartların yükseltilmesi için bir motivasyon kaynağı olabilirdi. Bir süre, kısmen oldu da. Önemli de adımlar atıldı.

Fakat o zaman da şu tespitlerde bulunuyorduk: Türkiye’yi yöneten politik ve bürokratik kadrolar, insan hakları ve demokrasiyi içselleştirmiş kadrolar değil. İnsan hakları ve demokrasiyi devletin dış politikasındaki ihtiyaçlarına ve bu politikanın gerektirdiklerine göre, bununla sınırlı bir kavrayışa sahipler.

Son dört beş yıldır da, Türkiyeli politikacılar bağlamında önemli motivasyon kaynağı olabilmiş AB, etkisini kaybetti. Politik irade, iki ileri bir geri şeklindeki ‘mehter yürüyüşünü’ hızla tersine çevirdi. Reformlardan keskin dönüş yaptı. Sonuç şu oldu ve olmakta: OHAL rejimi uygulamaları ve mevzuat değişiklikleri, Türkiye’yi Aralık 1999 AB sürecinin de gerisine hızla taşımakta. Hukuk ya da yasa dönemi yerini keyfilik dönemine bırakmakta.

Hukuk ya da yasa dönemimin yerini keyfilik dönemine bırakması en çok ifade ve buna bağlı özgürlükleri tehdit altına alıyor. Bir kaç örnek vereyim: Sözgelimi iş ve kültür insanı, insan hakları savunucusu Osman Kavala, beş aydır tutuklu. Osman Kavala egemenlerce benimsenmeyen düşünceleri nedeniyle tutuklu. Bir barış insanı olduğu için.

Ve savaş politikası egemen politika olduğu için.

Aynı durumda olan bir başkası daha var: Celalettin Can.O da barış insanı olarak çalışmalarından, fikirlerinden dolayı aylardır özgürlüğünden yoksun.

Gelelim Mehmet Altan ve Ahmet Altan’a. Neredeyse iki yıldır tutuklular. Üstelik Mehmet Altan’ın özgürlüğü konusunda Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan hakları Mahkemesi’nin ihlal kararları var. İlk derece mahkemesi ise uymuyor bu kararlara. Toplamda 148 sayısını veriyor gazeteci ve insan hakları örgütleri, düşünce suçu(!?) nedeniyle hapiste olanlar için.

Ya tutuklu milletvekilleri? Tümü de fikirleri nedeniyle tutuklu bulunuyorlar. Sayıları 80’i bulan HDP/DBP’li belediye eş başkanları tutuklu. Çeşitli toplum kesimlerini sayabiliriz böyle. Mesela avukatları…

Onlar arasında da Halkın Hukuk Bürosu avukatlarını…Mesela, sevgili ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı’yı… İçerideki insan hakları savunucularını…

Düşünen insanları hapiste tutmakla bize ne demek istiyor egemenler? İkinci boyut bu.

Bence, “Çok düşünme, konuşma, koşma, ‘bir gece ansızın’ sizi de alabilirim!” diyor. Tehdit bu! Bunun somut örneği de bizim Eren Keskin’imiz.

Hakkında 143 dava var. Verilen cezalar var. Ve verilecek olan.

Baskı ve tehdit var da, bir de direniş yanı var bunun. “Korkmuyorum sizden !” tavrı var Eren’in.

Hapis tehdidi altında tutuluyor herkes. Yüzlerce barış akademisyeni hakkında açılan davalara baksanıza. İşleri ve ekmekleriyle oynadıkları yetmezmiş gibi, barış istemeyi cezalandıran usul ve mekanizmalar çalıştırıyorlar haklarında…Binlerce kamu görevlisine ve elbette topluma, akademi dünyasına, tehdit savuruyorlar.

Bu bir politika. Baskı politikası…

Çözüm mü?

Var elbette.

Klasik bir cevap ama başka da çare göremiyorum. O nedenle klasik cevabı tekrarlıyorum:

İnsan hakları ve demokrasi mücadelesini yükseltmek.

Hüsnü Öndül

(Evrensel)

son yazıları

Bu yazarın başka yazısı bulunmamaktadır.

ilginizi çekebilir

istanbul-da-boykot-yuruyus-miting-gunu
Öğrenci ve kitle hareketi içerisindeki faşizmin önlenebilir yükselişi
senol pers 2 thumb
Demokrasi Gaspına Karşı Kitlesel Muhalefet | Perspektifler #2
JDJadjlj
Devlet, asker, polis: Bunlar kimin için var?