Dünyanın her yerinde milyonları sokağa döken, aylardır sürdürmekte olduğumuz Filistin mücadelemiz geçtiğimiz hafta İngiltere ve Fransa’daki seçimlerde sandığa da yansıdı.
İngiltere’de İşçi Partisi’nin eski lideri Jeremy Corbyn, partiyi iyice sağa kaydıran halefi Keir Starmer’ın en güçlü göründüğü bölgelerden birinde ve bağımsız aday olarak, hem İşçi Partisi’ni hem de muhafazakarları yendi.
Filistinlilerin haklı mücadelesini destekleyen Corbyn’e, İşçi Partisi liderliğini yürüttüğü sırada ‘antisemit’ olduğu iddiasıyla partiden ihraç kararı çıkmış, yerini alan Starmer ise soykırımcı İsrail yanlısı bir tutum almakla kalmayıp İşçi Partisi’ni sermaye taraftarı, işçi karşıtı bir partiye dönüştürmüştü.
4 Temmuz’da yapılan genel seçimde, Filistin için aylardır sokaklarda olan yüz binler, İşçi Partisi’nin kalesi olarak bilinen seçim bölgelerinde Filistin yanlısı bağımsız adayları seçti.
Fransa’da ise başlıca seçim vaatleri arasında Filistin devletinin tanınması da bulunan Yeni Halk Cephesi ittifakı sandıktan birinci çıktı.
Aşırı sağı reddeden Fransa da ülkenin her yerinde, faşist Ulusal Birlik Partisi’ne karşı sokaklardaydı. Geçtiğimiz ay 800 bin kişi gibi muazzam bir nüfusun katıldığı ülke genelindeki eylemlerde bir yandan faşistleri durdurma mücadelesi verilirken bir yandan da Filistin’in özgürlüğü talebi yükseltilmişti.
Bu son gelişmeler bir kez daha gösterdi ki Filistin’in özgürlüğü için verdiğimiz bu büyük mücadeleyi de faşistlere ve/veya sermaye yanlısı aşırı sağın yıkıcı politikalarına karşı verdiğimiz mücadeleleri de kazanmanın yolu sokaktan geçiyor.
—
‘Katil ABD, Ortadoğu’dan defol!’
İsrail okulları, kampları bombalarken ABD ona 26 milyar dolarlık yeni bir destek paketi açıkladı, ateşkes çabalarını baltaladı, Filistin halkına destek veren Lübnan’a tehditler savurdu, Yemen’e saldırdı.
Soykırımın 9. ayını doldurduğu 7 Temmuz’da, bir bileşeni olduğumuz Filistin Eylem Komitesinin (FEK) çağrısıyla Sarıyer’deki ABD Konsolosluğu önündeydik.
Eylemde okunan basın açıklamamızda “Biz, işgal ve sömürgecilik karşıtları, emperyalizm ve siyonizm karşıtları olarak, özgürlük ve adalet isteyen halkların bir parçasıyız.” diyorduk; “ve Filistin halkının tarihsel hakları için sürdürdüğü direnişin koşulsuz yanındayız. Kendi toprağından ve köklerinden tamamen koparılmak istenen Filistin halkı bir zeytin ağacının direngenliğiyle varoluş savaşı veriyor.”
Soykırımcı İsrail’in en büyük ortağı ABD’nin, “Katil İsrail Filistin’den defol / Katil ABD Ortadoğu’dan defol” sloganlarıyla yürüdüğümüz İstanbul’daki konsolosluk binası önünde dile getirdiğimiz taleplerimiz ise şöyleydi:
- Tarihsel Filistin topraklarındaki ABD askeri varlığı çekilsin!
- İsrail’le diplomatik ilişkiler kesilsin ve açık bir askeri ambargo kararı alınsın!
- İsrail’i koruyan NATO üsleri kapatılsın!
- ABD bölgemizden defol!
Filistin Eylem Komitesinin bir üyesi olan Filistin’e Özgürlük Platformu olarak katıldığımız bu son eylemde de daha önceki tüm eylemlerimizde de her zaman Nehirden Denize Özgür Filistin talebimizi yineledik, en büyük önceliğimizin bu mücadeleyi büyütmek olduğunun altını bir kez daha çizdik.
(Sosyalist İşçi)