Faruk Sevim

Faruk Sevim son yazıları

Faruk Sevim tüm yazıları

21.12.2016 - 08:58

Demokrasi ve haklarımız için kitlesel miting

KESK’in 10-11 Aralık Cumartesi günü Mersin, Van, Samsun, İstanbul ve İzmir’de yapacağı mitingler ilgili valilikler tarafından OHAL gerekçe gösterilerek yasaklandı. Böylece hükümetin en yetkili ağızları tarafından defalarca ifade edilen “Biz OHAL’i kendimize ilan ediyoruz,  vatandaşa değil” sözlerinin gerçeği yansıtmadığı bir kez daha anlaşıldı.

KESK mitingleri “Kamu düzenini, genel sağlığı veya başkalarının hak ve özgürlüklerini ciddi bir şekilde bozacak olaylara sebebiyet verebileceği…”  gibi gayri ciddi gerekçeler ileri sürülerek yasaklandı. Hâlbuki kamu düzenini, genel sağlılığı, hak ve özgürlükleri ciddi bir şekilde bugünlerde hükümet bozmaktadır. Hükümet, OHAL-KHK rejimine sırtını dayayarak işçilerin, emekçilerin en temel haklarını kullanmasına engel olmaktadır. Emekçiler ise miting yaparak yaşadıkları adaletsizlikleri kamuoyuna duyurmak istemektedirler.

15 Temmuz darbecileri ile mücadele için ilan edildiği söylenen OHAL ve buna dayalı olarak çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler, siyasal iktidar tarafından, kendisiyle aynı görüşü paylaşmayan geniş bir kesimin bastırılması için kullanılıyor. 2.056’sı KESK’e bağlı sendikaların yönetici ve üyesi on binlerce kamu emekçisi, KHK’larla sorgusuz sualsiz, keyfi olarak memuriyetten çıkarıldı veya açığa alındı.

Kamuda siyasi fişlemeler ve ihbarlar üzerinden başlatılan soruşturma süreçleri, hukuksuz ihraçlar ve açığa alma uygulamaları sonucu aileleri ile birlikte 1,5 milyon insan doğrudan mağdur edilmiş durumda. İhraç edilen, açığa alınan kamu emekçileri açlığa hatta intiharlara sürükleniyor. Bu koşullarda kamu düzenini, genel sağlığı kimin bozduğunu anlamak zor değil.

Ama bu yasakçı tutumlara boyun eğmemek gerekir, KESK’in yapması gereken hemen yeniden miting başvurusunda bulunmaktır. Hükümetin baskıcı, yasakçı tutumlarına ancak kitlesel eylemlerle direnebiliriz. Bu eylemlerde en geniş mağdur kesimleri bir araya getirmeliyiz. Mitingin başvurusunu tüm OHAL haksızlıklarına karşı mücadele etmek isteyenlerin bir araya geldiği bir demokrasi platformuna çevirmek mümkündür.

OHAL’in ilan edilme gerekçeleri ile uygulamaları arasında giderek derinleşen çelişkiler, hukuksuz ihraçlar ve açığa almalar karşısında sessiz ve tepkisiz kalmamalıyız. Uluslararası sözleşmeleri, Anayasa’yı, yasaları, insan haklarının en temel ilkelerini ihlal eden OHAL ve KHK’lara karşı mücadele, tüm yasaklara ve engellemelere rağmen kesintisiz sürdürülmelidir.

Faruk Sevim

[email protected]

(Sosyalist İşçi)

SEÇTİKLERİMİZ

Ümit Kıvanç
Rusya’nın egemenleri

Bültene kayıt ol