Faruk Sevim

Faruk Sevim son yazıları

Faruk Sevim tüm yazıları

15.11.2016 - 06:52

Kriz göstergelerinin işçi sınıfına etkisi

15 Temmuz darbe girişimi sonrası siyasal sistemde yaşadığımız bozulma, hızla ekonomik sisteme de yayılıyor. Özellikle Eylül ayında Moddys’in not indirimi ile birlikte Türkiye kapitalizmi için alarm zilleri çalmaya başladı. Eylülde 2,96 TL seviyesinde olan dolar, bugün 3,15 TL seviyesini aşmış durumda, yani iki ayda TL’nin değer kaybı yüzde 7 oldu. Bunun ekonomiye etkisi enflasyonun yani pahalılığın daha da artması demektir.

Ekim ayında yayınlanan, ama Temmuz ayındaki işsizlik seviyesini gösteren rakamlarda, işsizliğin yüzde 11, işsiz sayısının 3,4 milyon olduğu açıklanmıştı. Temmuz ayından bugüne kamu kurumlarında 110 bin kişi işten atıldı. Özel sektörde kapanan veya küçülen işyerlerinde 100 bine yakın işçi işsiz kaldı. Artık işsizlik oranının yüzde 12’ye yükseldiğini, işsiz sayısının da 3,7 milyon olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Son açıklanan bütçe rakamlarında ihracatın ve ithalatın düştüğünü, azalmakta olan cari açığın artmaya başladığını görmekteyiz. Not düşümü sonrası dışardan sıcak para bulmakta zorlanan, cari açığı büyüyen Türkiye kapitalizmini zor günler bekliyor. İşçi ve emekçiler ise bir yandan hayat pahalılığı, bir yandan artan işsizlikle baş başa kalacak. Toplu sözleşmelerde sendikalara sıfır zam dayatılacak.

Bütün bu olumsuz gelişmeler ekonomik güven endekslerine de yansıyor. 1 Kasım seçimlerinden sonra 105’e yükselmiş olan endeks değeri, bugün 80’lere düşmüş durumda. Son günlerde açıklanan şirket kârları, kâr oranlarında yaşanmakta olan düşüşü çok net bir şekilde gösteriyor.

Bankalar tüketimi teşvik için faiz oranlarını indirmeye başladı, ama her gün yeni bir kötü haber alma nedeniyle halkın moral değerlerindeki bozulma, sisteme olan güvensizliğin artması tüketim eğilimlerini giderek azaltmakta, yatırımları neredeyse durma noktasına getirmektedir.

Yaşananların yaygın bir krize dönüşmesi, yüzlerce şirketin, bankanın iflası, kapanması işçi ve emekçiler için de açlık ve yoksulluk demektir. Ancak yaşanacak bir yıkım kapitalist sınıfın ideolojisini de yıkacak ve işçi sınıfına zincirlerinden kurtulma fırsatını sunacaktır. Bu fırsatın gerçeğe dönüşmesi için işçi sınıfı içinde örgütlenmiş ve kök salmış bir araca, devrimci partiye ihtiyaç vardır.

Faruk Sevim

[email protected]

(Sosyalist İşçi)

SEÇTİKLERİMİZ

Ümit Kıvanç
Rusya’nın egemenleri

Bültene kayıt ol