Alex Callinicos

Alex Callinicos son yazıları

Alex Callinicos tüm yazıları

23.11.2023 - 09:14

Batı, Gazze’deki savaşın sonucundan korkuyor

Gazze'deki savaş sadece Orta Doğu'da bölgesel bir krizin işareti değil.  Bu, dünya çapında gelişen çatlakları daha da derinleştiren küresel bir kriz. Foreign Policy (Dış Politika) dergisindeki ikna edici bir makale bunu dile getiriyor.

Foreign Policy, genellikle politika entelektüellerinin ABD'nin küresel hegemonyasının karşılaştığı çeşitli zorlukların üstesinden gelmek için nasıl bir strateji izlemesi gerektiğini tartıştığı bir alan. Bu makalenin yazarı Stephen Walt, Harvard Üniversitesi'nde profesör, yani içeriden biri. Ama aynı zamanda uzun süredir ABD dış politikasını eleştiriyor.

Walt, Uluslararası İlişkiler akademik disiplini içinde gerçekçilik ekolünden. Bu ekolün destekçileri, uluslararası sistemin, tek tek devletlerin kendi çıkarlarının peşinde koştuğu ve yalnızca kendilerine uygun olduğunda işbirliği yaptığı anarşik bir siyasi düzen olduğunu savunuyor. Justin Rosenburg ve benim gibi Marksistlerin uzun süredir söylediği üzere, küresel sermaye birikimi sürecinde devletler arasındaki bu rekabetin kökenlerini fark etmeyi beceremiyorlar.

Gerçekçi olmanız, illa savaş çığırtkanı olmanızı gerektirmiyor. Walt, daha ünlü bir gerçekçi akademisyen olan John Mearsheimer ile birlikte 2003 yılında George W. Bush yönetiminin Irak'ı işgal etme planlarını eleştiren bir makale yazmıştı. Ayrıca birlikte Washington'ın İsrail'e verdiği desteğin İsrail lobisinin siyasetteki etkinin sonucu olduğunu (bence yanlış bir şekilde) savunan bir kitap da yazdılar.

Walt ayrıca makalede ifade ettiği şekliyle "ABD ve NATO'daki müttefiklerinin... Ukrayna'da Rusya'ya karşı bir vekalet savaşı yürütmesinin" iyi bir fikir olmadığını düşünüyor. Hamas İsrail'e saldırmadan önce "savaşın iyi gitmediğini" ve Ukrayna'nın taarruzunun başarısız olduğunu belirtiyor. Bu arada Joe Biden yönetimi "Çin'e karşı bilfiil bir ekonomik savaş" yürütmekte ve İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn arasındaki Abraham Anlaşmaları'na Suudi Arabistan'ı da dahil etmeye çalışmakta.

Walt, Lübnan ve İran'ı kapsayacak şekilde yayılmasa bile savaşın "ABD liderliğindeki Suudi-İsrail normalleşme çabalarının tekerine çomak soktuğunu" belirtiyor. Bu aynı zamanda Washington'ın dikkatini ve kaynaklarını ABD hegemonyasının en büyük rakibi olan Çin'den uzaklaştırıyor.

Dahası, "Gazze'deki çatışma Ukrayna için bir felaket." ABD Temsilciler Meclisi'nin kontrolünü ele geçiren Cumhuriyetçi sağ, Kiev'e askeri ve mali yardım yapılmaya devam edilmesi konusunda zaten şüpheciydi. Üstelik artık İsrail, Gazze'yi yok etmek için kullandığı, ABD tarafından sağlanan mühimmat konusunda Ukrayna ile rekabet edecek. Pek çok üye ülke Almanya'nın İsrail'i kayıtsız şartsız desteklemesinden rahatsız olduğu için "bu Avrupa Birliği açısından da kötü bir haber."

Walt son olarak şunu belirtiyor: "Batı için kötü haber ama tüm bunlar Rusya ve Çin için çok iyi haberler. Onların bakış açısında göre, ABD'nin dikkatini Ukrayna ve Doğu Asya'dan uzaklaştıracak her şey makbul, özellikle de tribünde oturup hasarın birikmesini izleyebildikleri zaman... Savaş aynı zamanda Moskova ve Pekin'in eline, uzun süredir ABD liderliğindeki sistemin karşısında destekledikleri çok kutuplu dünya düzeni konusunda kolay bir sav veriyor."

Halihazırda ABD'nin kendilerini Rusya ve Çin'e karşı tugay haline getirme çabalarına direnen Küresel Güney'deki devletlere gelince, “normlar, kurallar ve insan hakları konusundaki gevezeliklerimize pek aldırış etmeyeceklerini tahmin etmeliyiz. Daha fazla devletin Çin'i Washington'a karşı faydalı bir denge unsuru olarak görmeye başlamasına şaşırmayın."

İlginç olan, Washington, Berlin, Paris, Tokyo ve Londra'daki siyasi liderlerin, bu durumun kendileri için ne kadar kötü sonuçlar doğurduğu konusunda çok az fikri varmış gibi görünmesi. ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken, geçen hafta G7 dışişleri bakanları toplantısından şöyle bir tweet attı: "G7 her zamankinden çok birlik içinde. Rusya'nın Ukrayna'daki savaşını kınamak, İsrail'in uluslararası hukuka uygun olarak kendisini savunma hakkını desteklemek ve kurallara dayalı bir uluslararası düzen sürdürmek konusunda birlik içindeyiz."

G7 kendisini "önde gelen sanayi ülkeleri" olarak tanımlıyordu ama artık Çin'in en büyük imalat üreticisi olması sebebiyle bu kulağa çok boş geliyor. Ve "kurallara dayalı uluslararası düzen"lerinin, egemenliğini sürdürme mücadelesi veren Batılı emperyalist bir blok olduğu her zamankinden daha açık.

Alex Callinicos

Çeviri: Irmak Yavlal

(Socialist Worker)


Bültene kayıt ol