Faruk Sevim

Faruk Sevim son yazıları

Faruk Sevim tüm yazıları

27.04.2022 - 12:43

İşçiler ve emekçiler 1 Mayıs için hazırlanıyor

İşçi Sınıfının Birlik Dayanışma ve Mücadele Günü 1 Mayıs’ı önümüzdeki günlerde kutlayacağız.

1 Mayıs’ı bir alana sığdırmaya gerek yok. 1 Mayıs’ı işyerlerinde, sanayi sitelerinde, emekçi semtlerinde ve kentin meydanlarında kutlamak önemli.

İşçi sınıfı ve emekçiler bu yıl 1 Mayıs’ı, bugüne kadar görülmemiş bir ekonomik kriz koşullarında kutlayacak. 

Geçim sıkıntısı tüm emekçileri, işçileri, köylüleri, esnafı kuşatmış durumda.

Alınan ücret ve maaş zamları, daha zamlı ücretler ele geçmeden eriyip gidiyor.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin faturası tüm dünyada işçi sınıfına ve emekçilere çıkarılıyor.

Bu yüzden bu yıl yapılacak 1 Mayıs etkinliklerinde, emekçilerin talepleri daha kitlesel, daha yaygın ve daha yüksek sesle haykırılacak.

DİSK, KESK, TMMOB, TTB, TDB gibi işçi ve emekçi örgütleri çeşitli illerdeki sendikal birlik ve platformalar, sendika şubeleri, emekten yana partiler ve çevreler, 1 Mayıs’ı kutlamak için girişimlerde bulunuyorlar. İstanbul’da kitlesel 1 Mayıs kutlamalarının adresi Maltepe Meydanı.

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay bu yıl 30 ilde emek ve meslek örgütleriyle birlikte 1 Mayıs’ı kutlayacaklarını açıkladı. Atalay, bu 30 il dışında da her sendikanın kendi başına salon toplantıları veya alan toplantılarına katılacaklarını duyurdu.

Türk-İş’in bu kararı, bugüne kadar 1 Mayıslar konusunda aldığı en önemli karardır. Ama Ankara, İstanbul, Bursa gibi büyük işçi merkezlerinin şimdilik Türk-İş’in 1 Mayıs kutlamalarına katılacağı iller arasında olmaması bu olumlu kararı gölgelemektedir.

Atalay’ın açıklamasında başka şikâyet ve talepler de var: “Atanmışı, seçilmişi beraber üstümüze geliyor. ‘Sendikalar işyerlerine girmesin, yoksa işveren gider’ deniyor. Böyle bir ülkede ne sivil toplum örgütlenmesi yapılır ne sendikacılık yapılır” diye şikâyet ediyor. Ama sorunun çözümünü de hükümete bırakıyor. Sanki hükümet bütün bu şikâyet edilen konuların arkasındaki güç değilmiş gibi.

Açıklamasında zamlara da özel vurgu yapan Atalay; asgari ücret, emekli aylığı ve ücretlere yapılan zammın bir özelliğinin kalmadığını söyleyerek, “Bu meselelerin yılın ortasını geçmeden masaya yatırılmasını” istiyor. Önerisinde de, “Her ay açıklanan enflasyonun asgari ücretli, emekli ve çalışana uygulanmasını” istiyor.

Bu sorunların çözümü için muhalefete de çağrı yapan Atalay, “bir gün işverenlerin bir gün hükümetin kapısının önüne gidelim” diyor. 

Atalay’ın sorunun çözümü olarak öne sürdüğü öneri uygun değil. Çünkü Atalay’ın muhalefet dediği 6’li ittifak, işçinin emekçinin talepleri için adım atabilecek bir anlayışa sahip değil.

Hatta bu muhalefet, emekçilerin sokaklara çıkmasından iktidar kadar korkuyor.

Patronların ve siyasi iktidarın; işçilerin ve emekçilerin taleplerini dikkate alması için yapılması gereken, muhalefet ve sendika yöneticilerinin patronların ve hükümetin kapısına gitmesi değil. 

Türk-İş ve diğer konfederasyonlara bağlı sendikaların üyelerinin, sendika üyesi olmayan milyonlarca işçi ve emekçi ile birlikte talepleri etrafında birleşmesi, meydanlara çıkması.

Ancak bu birleşik güç patronların ve hükümetlerin kapısına dayanırsa işçiler ve emekçiler kazanabilir.

Türk-İş; ekonomik krizin, pandeminin ve savaşın faturasını işçilere, emekçilere yıkan iktidarın ekonomik politikalarına karşı harekete geçmek için işçileri 1 Mayıs’ta meydanlara çağıran bir karar alabilir.

Yüz binlerce, milyonlarca işçi meydanları doldurduğunda, devasa bir güç oluşturduklarında, patronların ve hükümetlerin kapısına dayandığında, işte o zaman işçiler taleplerini elde edebilirler.

Öyleyse;

  • İnsanca yaşanacak bir ücret ve maaş verilmesi,
  • Enerjiye, ulaşıma, gıdaya yapılan zamların geri alınması, başlıca tüketim mallarından KDV ve ÖTV’nin kaldırılması, zenginlerden servet vergisi alınması,
  • Savaşların ve işgallerin faturasını halkın değil bunları yaratan sermayenin, kapitalistlerin ödemesi,
  • İklim krizini önlemek amacıyla fosil yakıtlara, kömür, petrol, gaz kullanımına son verilmesi,
  • Sendikal hakların kullanımının önündeki tüm yasal ve fiili engellerin kaldırılması,
  • Kadına karşı şiddeti önleyici 6284 sayılı yasa etkin bir biçimde uygulanması, İstanbul Sözleşmesinden çıkılması kararının iptal edilmesi,
  • Göçmenlerin başta barınma ve sağlık olmak üzere tüm temel ihtiyaçlara ulaşımlarının her zaman sağlanması, göçmenlere yönelik ırkçı, ayrımcı davranışların cezasız kalmaması,
  • Düşünce-gösteri-ifade ve örgütlenme özgürlüğünün önündeki bütün engellerin kaldırılması,
  • Tüm savaşlara son verilmesi, silahlanma harcamalarının durdurulması,
  • İklim felaketlerini önlemek için tüm fosil yakıt kullanımlarına son verilmesi için,

1 Mayıs’a en geniş kitlesel katılımı sağlamamız gerekiyor.

Faruk Sevim

SEÇTİKLERİMİZ

Ümit Kıvanç
Rusya’nın egemenleri

Bültene kayıt ol