Faruk Sevim

Faruk Sevim son yazıları

Faruk Sevim tüm yazıları

17.12.2020 - 12:26

İşçi sınıfı faşist tehditlere karşı ayağa kalkmalıdır

Türkiye’nin sendikal haklar ve özgürlükler konusunda durumu zaten pek parlak değil. Ancak son günlerde yaşanan bazı gelişmeler, elimizdekilerin de gitmesinin muhtemel olduğunu gösteriyor.

İktidarın asıl yönlendiricisi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli geçen hafta 805 yurttaşın yaptığı “demokrasi” çağrısına ağır hakaretlerde bulundu. Çağrıyı imzalayan, aralarında eski milletvekillerinin, bakanların da bulunduğu 805 kişiye “aydın müsveddeleri”, hazırlanan metne de “zillet bildirisi” dedi. TBMM’nin üçüncü büyük siyasi partisi HDP’nin kapatılmasını, Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş hakkında bir an önce karar verilmesini istedi.

Ardından MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, “HDP/PKK kâmilen itlafı gereken bir siyasi haşere sürüsüdür” açıklaması yaptı. 

Bütün bunlar, faşist hareketin gürültülü tehditleri olarak görülmelidir. 

Faşistlerin tehditleri sadece Kürtler için değil, işçi sınıfı için de bir tehdittir. 

Hakkını arayan, hakkını aramanın bir yolu olarak gösteri yapma hakkını kullanmak isteyen işçilerin de yakında haşere ilan edileceğinden kuşku duymamak gerekir. 

Sendikalar ve öncü işçiler, demokrasiye kasteden, Kürtleri hedef göstererek işçi sınıfını milliyetçi temelde bölen bu yaklaşımlara tepki göstermek zorundadır. 

Faşistlerin, 16 Mart 1978’de, İstanbul Üniversitesinden çıkmakta olan öğrencilere yönelik bombalı saldırısında 7 öğrenci öldürüldü. Bunun üzerine dönemin en büyük işçi örgütlerinden DİSK, 20 Mart’ta faşist saldırı ve cinayetleri protesto için 2 saatlik iş bırakma eylemi gerçekleştirdi.

Faşizme İhtar Eylemine öğretmenler, mühendisler, avukatlar, doktorlar ve bunların örgütleri katıldı. Türk-İş’e bağlı ve bağımsız çok sayıda sendika üyesi katıldı. 

20 Mart 1978’de Türkiye’nin dört bir yanında şalterler indi, makineler sustu, okullarda ders yapılmadı, avukatlar mahkemelere girmedi. 

Yaklaşık 1 milyon dolayında insanın katıldığı ve bir “genel grev” özelliği taşıyan bu eylem, işçi katılımı açısından o güne kadarki en büyük eylem oldu. 

Bugün de faşistlerin tehditlerine karşı işçi sınıfı hak arama yollarının kapanmaması için, gösteri ve eylem yapma hakkını savunmak için birleşmeli ve ayağa kalkmalıdır. İşyerlerinden başlamak üzere her düzeyde örgütlenmeli, Emek Platformu benzeri örgütlenmeler kurmalıdır. 

Faruk Sevim

[email protected]mail.com

(Sosyalist İşçi)


Bültene kayıt ol