Faruk Sevim

Faruk Sevim son yazıları

Faruk Sevim tüm yazıları

27.11.2020 - 08:04

Korona salgınında sendikalar haklarını birlikte savunmalıdır

Korona salgını bütün toplumun ve elbette işçi sınıfının en önemli gündem maddesi olmaya devam ediyor. Sağlık Bakanı’nın gerçek, en azından öncekilere göre gerçeğe biraz daha yakın sayıları açıklamasıyla salgının gerçek boyutları da ortaya çıktı. Başarı hikayesi diye anlatılan şeyin tam bir balon olduğu görüldü. 

Salgın geçtiğimiz Mart ayında Türkiye’de görülmeye başlanmıştı. Hükümet Mart ortasında bazı işyerlerinin, okulların, camilerin kapanmasına karar verdi. Her türlü kapalı salon toplantıları, düğünler, taziyeler yasaklandı, bazı yaş grupları için sokağa çıkma yasağı ilan edildi. 

Haziran başında kapatılan işletmelerin büyük çoğunluğu açıldı, yasaklar kaldırıldı. Turizm teşvik edildi. Turizmden beklenen gelir elde edilemedi ama salgının yayılması için elverişli koşullar oluşturulmuş oldu. Havaların soğumaya başladığı Ekim - Kasım ayları ile birlikte günlük vaka ve ölüm sayıları hızla yükseldi.

Hükümet şimdi tekrar bazı yasaklar ilan etti. Salgının boyutlarına baktığımızda bu kısıtlamaların Mart-Nisan aylarındaki kısıtlamalardan daha sıkı olması gerekiyordu, ama olmadı.  Çünkü Türkiye ekonomisi, salgının ilk başladığı döneme göre çok daha kötü durumda. Hükümet Merkez Bankası kasasını boşalttı, yedek paraları bile kullandı, salgının ikinci dönemine parasız yakalandı.

Hükümetin ilan ettiği yasaklar arasında bir konu hiç yok. Yeme-içme sektöründeki 2 milyon işçi dışında kalan 20 milyon işçi ve memur çalışmaya devam edecek. 

Hâlbuki fabrikalar dev salgın merkezleri haline gelmiş durumda. Birleşik Metal-İş’in raporuna göre imalat sanayinde 120 bin işçi koronaya yakalandı. 

İşçi ve emekçilerin yoğun olarak yaşadığı Avcılar, Bağcılar, Esenyurt, Ümraniye, Küçükçekmece ilçeleri, korona açısından en riskli bölgeler arasında yer alıyor. 

İşçiler işyerlerine kalabalık ulaşım araçları ile gidiyorlar. İşyerlerinde kapalı ortamlarda saatlerce birlikte çalışıyorlar, insanlarla muhatap oluyorlar. 

İşçiler arasında korona kaynaklı ölümler hızla artıyor, şimdiye kadar işyerlerinde 368 işçi koronadan öldü.

Sağlık çalışanları, korona ile mücadeleyi canları pahasına yapıyorlar, ama hak ettikleri ücretleri alamıyorlar. Sağlık çalışanları arasında ölüm oranı, diğer işçilerden 10 kat daha yüksek.

Tüm sendikalar korona ile mücadelede, “zorunlu olmayan işler durdurulsun, kapanan işyerlerindeki işçilere, kayıt dışı olanlar dahil tam ücret ödensin, hastalara ücretsiz sağlık hizmeti verilsin, sağlık meslek örgütleri ve sendikalar ile işbirliği yapılsın, gerekli maddi kaynaklar için patronlardan vergi alınsın” şeklindeki en temel talepleri savunmalıdır. Bu ölüm kalım mücadelesinde bütün sendikalar birleşmeli ve birlikte mücadele etmelidir. 

Faruk Sevim

[email protected]

(Sosyalist İşçi)

SEÇTİKLERİMİZ

Ümit Kıvanç
Rusya’nın egemenleri

Bültene kayıt ol