5 Soruda aktivist Remzi Çelik ile Validebağ Korusu mücadelesi

27.09.2021 - 19:39

Validebağ Korusu mücadelesi, basitçe bir park bahçe mücadelesi olmanın ötesinde bir kenti içi ekoloji mücadelesi. Validebağ Korusu neden ekoloji için bu kadar önemli?

Validebağ korusu; 354 bin metre kare genişliğinde, kentin içinde kalmış, kendi yapısını korumuş, uzun yıllar içinde kendi bitkisel toprağını oluşturmuş bir eko sistem. Kuşlara, kaplumbağalara, kirpilere, kelebeklere, kertenkelelere ev sahipliği yapıyor, birinci derece SİT alanı olma özelliğini 1999 yılında kazandı.

Verem pandemisi ile mücadelede bir tarih, iyi bir örnek. Osmanlı döneminde avlanmaya gelinen, daha sonra botanik bahçesine dönüştürülen bir yer. Karbon tutma, temiz hava üretme, sessiz ve daha az tozlu bir alan olma açısından şehirde yaşayanlar için bir sığınma alanı.

Validebağ Korusu’nun ısrarla SİT alanı olma durumundan çıkarılmaya çalışılması yeni değil ancak koruya yönelik projeler sürekli olarak değişiyor. Son olarak Üsküdar Belediyesi koruya dokusuna uygun olmayan agrega ve moloz döktü, buna karşı mahalle sakinleri belediye araçlarını, mekanize olan bir saldırıyı durdurmaya çalıştı. Koruya yönelik bu müdahalelerin nedenleri nelerdir? Validebağ’a ne yapılmak isteniyor?

Aslında yapılan, 1980’lerde başlayan neoliberal süreçte, tüm kamu varlıklarını halkın kullanımından alıp, özel kullanıma açmak ve şirketler için kâr maksimizasyonunu sağlama çalışmalarının devamı.

Validebağ Korusu uzun yıllar inşaat firmalarının, doğa düşmanı yerel yöneticilerin saldırısına uğradı, ismi ve SİT alanı olma özelliği kaldırılmaya çalışıldı. Çılgın projelere, seçim propagandalarına konu oldu, Millet bahçesi yapılmaya çalışıldı. Son olarak da rehabilitasyon projesi adı altında SİT alanı vasfı kaybettirilerek değersizleştirilmeye çalışılıyor. Planda 82.000 m2 yapay çim, 176 aydınlatma ve onun beton donatısı var.

2009 yılında Üsküdar Belediyesi, Kros Yarışması bahanesi ile koru içindeki yürüme yollarını genişletti, toprağın üzerini stabilize malzeme ile kapladı. Bugün ise algı çalışması yaparak “sadece stabilizenin üzerini kum ile kapladığını” söylemektedir. Halbuki stabilizeyi döken de kendisi. Bu işlemlerin hepsi toprak için zararlı.

Üsküdar Belediyesi daha önce de Huzurevi, Erzurum sitesi ve Haydarpaşa Lisesi girişlerine kum dökmüştü, başka malzemeler getirmesi ise halk ve sivil inisiyatifler tarafından engellenmişti.

Yine belediye 50’den fazla çim biçme makinesi ile bir gün ansızın koruya dalmış, korudaki bitki örtüsüne zarar vermiş, korudaki bitkilerin susuz, hayvanların evsiz kalmasına neden olmuştu. Üsküdar Belediyesi sürekli koruya zarar vermek için uğraşan bir kurum olarak çalışıyor.

Son seçimlerde CHP’nin kazandığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi koru ile ilgili görevlerini yapıyor mu? İBB tarafından yapılan çalıştayın nasıl sonuçları oldu?

İstanbul Belediyesinin kazanılması bir kazanç. İstanbul kendini tükettiği gibi, çevre illeri, havzasını yok eden bir canavara dönüştü. İstanbul; kaldıramayacağı bir nüfus, fiziki altyapı, trafik, deprem, afet baskısı altında.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin paradigma değişikliği yaparak kentin sorunlarına yeni bir bakış açısı getirmesi gerekir. Bu doğrultuda çalışmalar var, ama daha çok çözüm üretilmeli. Afet için daha çok mahalle ve sokak tabanlı çalışmalar yapılmalı. Çalıştay yapıldı ve çok değerli akademisyenler çalıştaya katıldı.

Validebağ Korusu için ekosistem tabanlı yönetim ve koruma planları, akademi ve yerel inisiyatiflerle birlikte yapılmalıdır.

Validebağ Savunması oldukça başarılı bir yerel örgütlenme örneği durumunda. Validebağ Savunması kimlerden oluşuyor, mücadelesini nasıl yürütüyor?

Validebağ Savunması, 2014 yılında kurulan yerel bir sivil toplum oluşumu. Çoğunlukla mahallede oturan, ekoloji duyarlılığı yüksek insanlardan oluşuyor. Bizler doğa ve yaşam savunucularıyız. Validebağ dışında ülkedeki ve dünyadaki tüm ekokırım süreçlerine tepki veriyoruz.

Salda, Kalamış, İkizdere, Akbelen, Kanal İstanbul, Beykoz mücadelelerine destek veriyoruz.

Validebağ Savunması’nın korunun kullanılmasına dair talepleri nelerdir? Hem insanlar hem diğer canlılar için nasıl bir Validebağ Korusu isteniyor?

Validebağ Korusunun 1.derece SİT alanı olma vasfına zarar verebilecek tüm müdahalelerin durdurulmasını istiyoruz. Koru içindeki ticari faaliyetlerin artırılmasına yönelik altyapı, aydınlatma dahil tüm projelerin iptal edilmesini istiyoruz.

Pandemi, kentin ne kadar kırılgan olduğunu, açık ve yeşil alanların kalmadığını gösterdi. Validebağ Korusu için ekosistem tabanlı bir yönetim oluşturulmasını istiyoruz.

 

.


SEÇTİKLERİMİZ


Bültene kayıt ol