—
Vicdan Mahkemesi’ne hazırlanırken yaptığımız çalışmalar bizlere çok şey öğretti
Filistin için Filistinlilerle olmak ve dayanışmayı büyütmek her anlamda önemli. En küçük çaba bile büyüyüp çok farklı yollar açabilir. Bu manada, Filistin’deki insan hakları ihlallerine kayıtsız kalmamak, bunun duyurulması için bir Vicdan Mahkemesi kurmak Filistinliler için bir dayanışma örneği olsa da temelinde insan olarak var olabilmemiz için bize verilen bir fırsattı.
Üzerine çalıştığımız Kadın ve LGBTİ+ Masası’nda oldukça geniş bir yelpazede makale ve rapor taraması gerçekleştirdik. 7 Ekim ile başlamadığını savunduğumuz İsrail saldırılarının kökenlerine ve temelindeki sömürgeci ataerkil düşünce yapısına vurgular yaptık. Bu araştırmaları yaparken kadınların ve LGBTİ+’ların savaş deneyiminin birçok masada sunulan hak ihlallerine dokunan yönlerinin olduğunu gördük. Kadın ve LGBTİ+ Masası’nın raporunu tasarlarken aklımızda hep özneleri dinlemek ve öznelerin kendi savunularını yapabilecekleri bir alan tasavvurumuz vardı. Hem Filistinli kadınların hikayelerinden hem de LGBTİ+ aktivistlerin paylaşımlarından çok şey öğrendik. Varsayımlardan uzak, gerçekleri olduğu ve hissettirdiği şekillerde ifade etmeye çalıştık.
Yaptığımız çalışma bize çok şey öğretti ve kazandırdı. Duygudaşlık kurduğumuz Filistinli kadınlar ve LGBTİ+’lar ile bağımız çok daha sağlam. Ortaya koyduğumuz rapor umarız ki kadınların ve LGBTİ+’ların uğradığı hak ihlallerinin son bulmasına katkı sağlar.
Esra Ğayretli, Filistin’e Özgürlük Platformu
Tüm canlıların sesi olmaya devam edeceğiz
Sadece dünya değil, evrenin geleceği adına vicdanımızı yokladığımızda 7 Ekim’den beri aklımız, zihnimiz ve vicdanımız Gazze’de… Bu bağlamda 23 Mart’ta Filistin’deki soykırımı her koldan değerlendirdik. İğne ucu kadar bir boşluk bırakılmayan raporlarla Vicdan Mahkemesi’ni gerçekleştirdik.
Tüm canlılar, mikro olarak bakarsak insanlar, kadınlar, çocuklar, hayvanlar, ekoloji, sanat, mimari gibi konularda Filistin’de yaşanan soykırımın vahşetini tanıklar, sayılar, görsel paylaşımlarla göz önüne serdik.
Hayvan hakları aktivistleri olarak bizler için, hayvanların katledilmesi “Filistin’de hayvanlar da ölüyor” diyerek üstünden geçebileceğimiz kadar basit bir konu değildi. Bir canlının yaşam piramidindeki yerinin önemine bakarak hayvanların aynı zamanda bir aile bireyi, yaşamın temel kaynaklarından biri olduğunu, yaşama direkt ve endirekt yansımalarını göstererek aktardık.
Filistin İstatistik Kurumu’nun 2021 verilerine göre 1 milyonun üstünde aşılanmış hayvan var. Bu sayıyı göz önüne alınca, tüm canlılar için çok ciddi bir vahşetin yaşandığı gerçeği ile yüz yüze kalıyoruz. Gazze’de yaşayan ve gönüllü besleme yapan hayvan aktivistlerinin tanıklıkları ile hayvanların açlıkla, hastalıklarla boğuşarak ve birçoğunun da engelli olarak yaşamını sürdürmeye çalıştığını izledik.
Siyonist zihniyetin Filistin topraklarına sahip olmak için Gazze ve çevresindeki yaşamı tamamen yok etmeye çalıştığı kötü bir tarihe şahitlik ediyoruz ve bu katliamın durması adına bizler de Filistin’e Özgürlük Platformu olarak tüm canlıların sesi olmaya devam edeceğiz.
Senay Çalışkan, Filistin’e Özgürlük Platformu
—
Mücadeleyi büyütme zamanıdır
7 Ekim’den beri yaşananlar; örselenmiş, tekmelenmiş, ayaklar altına alınmış, üzerinde tepinilmiş vicdanlarımızda dibi buldurdu. Öyle ki artık gidecek başka yön kalmayınca yüzeye çıkmak, bir ses bulup dimdik haykırmak ve bu dibe vuruşu bir uyanışa, gerçek bir kurtuluş hareketine dönüştürmek boynumuzun borcu artık.
Bizler Filistin’de çiğnenen her bir değerin, var olmaktan başka suçu olmayan bebeklerin bedeni nezdinde parçalanmış her kavramın hakkı için ve sürüklenip aşağılanan “vicdan”a layık olduğu yeri geri verebilmek için bu mahkemeyi kurduk. Araştırdık, inceledik, işlenen tüm suçları ortaya dökmeye çalıştık.
Elbet bir yol kurulacak adalete uzanan. O yolun bir taşı da Vicdan Mahkemesi olacak.
Burcu Er Namal, Filistin’e Özgürlük Platformu