Digger’ın dudak uçuklatan bütçesi iklim çözümlerine harcansaydı daha iyi olurdu

Iñárritu, Digger’ı ilk olarak on yıldan uzun bir zaman önce tasarlamış. Senaryo o dönemde ilham verici görünmüş olabilir, ancak 2026’da iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini hayal etmek için artık kurguya ihtiyacımız yok.

Eleştirmenler tarafından yerden yere vurulan ve sinemaseverler tarafından ilgi görmeyen Alejandro G. Iñárritu’nun imzalı Digger filmi, birçok açıdan tam bir felaket filmi.

Film, abartılı bir oyunculuk sergileyen Tom Cruise’un canlandırdığı petrol baronu Digger Rockwell’in, Grönland’daki petrol platformunun patlamasının ardından ortaya çıkan iklim kriziyle başa çıkma çabalarını konu alıyor.

Ama eğer bunun Hollywood tepelerinden verilen, kendini öven, zenginleri yeme çağrısı yapan başka bir vaaz olduğunu düşünüyorsanız, Digger’ın gizli bir kozu var.

Filmin ilk perdesinin sonunda ortaya çıkan temel sürpriz, aslında Rockwell’in hayatını hicveden, “Fosil Aptallar” (Fossil Fools) adlı büyük bütçeli bir oyunun provasını izliyor oluşumuz.

Cruise aslında, petrol platformunun patlayıp dünyayı harabeye çevirmesinden on yıllar sonra Digger’ı canlandıran aktör Curtis Markson’ı oynuyor.

Digger bu noktada iki düzeyde işliyor. Birinci düzey, fosil yakıt milyarderlerini ve onların siyasi temsilcilerini hedef alıyor.

İkinci düzey, bu film çağdaş politik hiciv türüne ve dolayısıyla filmin kendisine odaklanıyor.

Filmin kurgusu, olası her türlü eleştiriyi zekice önlüyor: Eğer dramatik anlatımını inandırıcı bulmuyorsanız ve komedisini utanç verici buluyorsanız, işte filmin amacı da bu.

Digger, Warner Bros.’un milyarder ve Donald Trump’ın müttefiki David Ellison tarafından satın alınmasından önce vizyona sokulan son film.

Film, süper zenginleri ve Beyaz Saray’daki aşırı sağcı dostlarının Hristiyan milliyetçiliğiyle dalga geçerken; alay konusu olan bu kesim ise medya dünyasını kökten biçimde yeniden yapılandırmak için tüm hızıyla ilerliyor.

Digger, tiyatro oyununun sahibinin ve yapımcısının Rockwell’in yeğeni olduğunun ortaya çıkmasıyla bu dinamiği bire bir yansıtıyor.

Oyunun sonunda seyirciler, Digger’ın düşüşüne alkışlarla karşılık veriyor ve ardından iklim felaketiyle harap olmuş distopik bir dünyaya dağılmak için tiyatrodan çıkıyorlar.

İroni katmanlarının altına gizlenmiş olsa da bu durum, Digger’ın nihai mesajı gibi görünüyor: Egemen sınıfın dünyamıza, sanatımıza ve bize yaptıklarına karşı acı bir nihilizm.

Ancak izleyici yorumlarına veya bilet satışlarına bakılırsa, kurgusal karakterlerin aksine, gerçek dünyadaki izleyiciler kendilerinin bu alaycı yansımasından pek de memnun kalmamışlar. Hatta salona hiç gelmemişler bile.

Iñárritu, Digger’ı ilk olarak on yıldan uzun bir zaman önce tasarlamış. Senaryo o dönemde ilham verici görünmüş olabilir, ancak 2026’da iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini hayal etmek için artık kurguya ihtiyacımız yok.

İklim felaketi çağında sanat, gerçek dünyadaki şiddetin pasif bir şekilde yeniden üretilmesinin ötesine geçmeli ve bizi ölüm ve yıkım gerçeğinden kurtarabilecek eylemlere ilham vermelidir.

Digger’ın dudak uçuklatan 180 milyon dolarlık bütçesi, bencilce didaktik bir çalışmadan ziyade iklim değişikliğine yönelik gerçek çözümlere harcansaydı çok daha iyi olurdu.

Nico Li

(Socialist Worker)

son yazıları

İklim değişikliği: “Giderek şiddetlenen küresel bir sağlık acil durumudur”
Shell’in aslında bildikleri: Altmış yıllık sırlar
Star Trek ve X-Men oyuncusu Patrick Stewart aramızdan ayrıldı

ilginizi çekebilir

images (7)
İklim değişikliği: “Giderek şiddetlenen küresel bir sağlık acil durumudur”
GettyImages-1221086303c
Shell’in aslında bildikleri: Altmış yıllık sırlar
images (6)
Star Trek ve X-Men oyuncusu Patrick Stewart aramızdan ayrıldı