ETHA‘nın haberine göre, gözaltında kaybedilenlerin fotoğraflarının taşındığı eylemde basın metnini kayıp yakını Besna Tosun okudu. Gözaltında kaybetme suçunun cezasız bırakıldığını kaydeden Tosun, “Yüzlerce insan gözaltına alınarak kaybedilmesine rağmen, kaybedilenlerin aileleri için tüm hak arama kanallarının kapatılması büyük bir adalet boşluğuna yol açmaktadır” dedi.
Elleri bağlı biçimde bulundu
Tosun, şunları söyledi: “36 yaşındaki Ramazan Yazıcı, Diyarbakır-Silvan arasında bir minibüs ile yolcu taşımacılığı yapıyordu. 22 Kasım 1996 tarihinde saat 09.00 sıralarında Silvan Melikahmet Garajı’nda kendilerini polis olarak tanıtan üç kişi tarafından gözaltına alındı. Görgü tanıkları, Yazıcı’nın 21 DZ 490 plakalı kırmızı renkli Şahin marka araca bindirilerek götürüldüğünü söyledi. Bir kişinin kendisinin de gözaltında bulunduğu sırada Ramazan Yazıcı’yı Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nde gördüğünü iddia etmesi üzerine Yazıcı ailesi, savcılığa Terörle Mücadele Şube polisleri hakkında yasa dışı gözaltı yaptıkları gerekçesiyle şikâyette bulundu.”
Yazıcı ailesinin girişimlerinin sonuçsuz kaldığını ve Yazıcı’nın gözaltına alınmadığının ileri sürüldüğünü belirten Tosun, sözlerini şu şekilde sonlandırdı:
“Olayın peşini bırakmayan İHD, iki yıl sonra Ramazan Yazıcı’nın elleri ve ağzı bağlı olan cansız bedeninin, 3 Aralık 1998 tarihinde İdil’e bağlı Sarıköy ve Mağara köyleri arasında bulunduğu ve İdil Merkez Mezarlığı’na kimliği meçhul kişi olarak gömüldüğü gerçeğine ulaştı. 19 Kasım 1998 tarihinde Yazıcı ailesi ve İHD yetkilileri, Ramazan Yazıcı’nın cenazesini almak üzere İdil Merkez Mezarlığı’na gitti. Ancak mezarlıkta kimliği meçhul kişilerin gömülmesine ilişkin kayıt tutulmadığı için Ramazan’ın mezar yeri bulunamadı. Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı’ndaki dosyada hiçbir gelişme yaşanmazken, AİHM’e taşınan dava mahkûmiyetle sonuçlandı.”
Yazıcı’nın mezar yeri açığa çıkartılıncaya kadar mücadele edileceğini vurgulayan Tosun, Galatasaray’dan vazgeçmeyeceklerinin altını çizdi.
Af Örgütü’nden destek
Uluslararası Af Örgütü’nün Kampanyalar Direktörü Fotis Filippou ise Cumartesi Anneleri’nin 700. buluşmalarının bastırılmasının ve engellenmesinin kendilerini hem kızdırdığını hem de şoke ettiğini söyledi. Filippou konuşmasında şunları dile getirdi: “O günden bu yana yaşadığınız baskıları da aynı kızgınlıkla takip ediyoruz. Sizin kaybedilen yakınlarınızın akıbetlerini sorma hakkınız durdurulamaz, engellenemez. Yıllardır sizin mücadelenizin alanı olan Galatasaray’a dönebilmeniz için sizin yanınızda kampanyamıza devam edeceğiz. Bu hakkınızı tekrar tesis edebilmenizi sağlamak için elimizden geleni yapacağız. Uluslararası Af Örgütü’nün Türkiye ve dünyadaki tüm şubeleriyle birlikte her daim sizin yanınızdayız.”