Search
Close this search box.

Cumartesi Anneleri’nde 550. hafta: “Halkların barış umuduna saldırdılar!”

Cumartesi Anneleri/İnsanları, 550. oturma eylemlerinde, Ankara’daki Barış Mitingi’ne yapılan bombalı saldırıyı protesto etmek amacı ile bir araya geldi.

İnsan Hakları Derneği Kayıplara Karşı Komisyon üyesi olan Sebla Arcan, eylemde ilk sözü alarak “550 haftadır hiç yapmadığımız bir şeyi yapıyoruz. Bu hafta fotoğraflarımızı taşımıyoruz çünkü bu haftaya Ankara’da yapılan Barış Mitingi başlamadan önce patlatılan bombalar sonucunda çok sayıda ölü ve yaralı haberi ile başladık. Biz 20 yıldır buradan katliamlar dursun, ölümler dursun, yaşam konuşsun diyoruz. Devleti yönetenlerse sistematik olarak, Cumhuriyet’in kurulduğu günden bu yana katliamlarla, şiddetle iktidarlarını sürdürmek istiyorlar. Bugün yine öyle karanlık bir gündeyiz. Bu hafta aslında 73 yaşında bir yaşlının, 13 yaşında bir çocuğun, 18 yaşında gençliğe henüz yeni adım atmış bir delikanlının kaybediliş hikayesini paylaşacaktık ancak bugün hepimizin kaybı Ankara’da. Bu dosyayı daha sonra bu alanda paylaşacağız” açıklamasını yaptı.

Bu hafta dosyasının açıklanması planlanan 73 yaşındaki Abdülkerim Yurtseven’in torunları, bu hafta dedeleri için buraya geldiklerini ancak Ankara’da gerçekleşen saldırı nedeniyle öncelikli olarak barış dediklerini dile getirdiler.

Gözaltında kaybedilen Kenan Bilgin’in kardeşi İrfan Bilgin ise konuşmasında katledenlerin er yada geç döktükleri kanda boğulacaklarını dile getirerek, “Biz 550 haftadır burada resimlerimizle oturuyorduk ama bugün resimlerimizi taşıyamıyoruz, çünkü acılarımızı bastıran çok büyük acılar yaşamaya başladık. Her gün, her hafta, her ay yeni yeni acılarla karşılaşıyoruz. Bu ülkede insanlar ölmesin diye, insanlar katledilmesin diye meydanlara çıkmaya çalışan insanlara büyük bir katliam yaptılar Ankara’da. Bu katliam ilk değildir. 3 ay önce Suruç’ta ve Diyarbakır’da da yaşandı bu katliamlar ama ne yazık ki bu katliamların failleri ortaya çıkarılmadı ve buna yenileri eklendi. Failler ortaya çıkarılmayacaktır çünkü devletin bizzat kendisinin yaptığı katliamlardır bunlar. Ben bu halkın barış mücadelesinin daha da büyüyeceğine, daha da yükseleceğine eminim ve bu noktada halkımız dökülen kanların hesabını soracaktır.” ifadelerini kullandı.

Bu katliamlar, bu zulümler seni yaşatacak sanma!

Gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız ise 20 yıllık adalet arayışların adaleti sadece kendileri için değil herkes için talep ettiklerini ve bunun gibi barışı da sadece kendileri için değil herkes için istediklerini dile getirerek şöyle konuştu:

“Barış olsa hiçbirimizin evladı ölmeyecekti, barış olsa hiçbirimizin anası ağlamayacaktı, barış olsa hiçbir eve yangın düşmeyecekti ama ne yazık ki kanımız hiç kurumuyor, acılarımız dinmiyor. Ankara’daki patlamada sadece HDP yok, sadece biz yokuz orada insanlık var. Orada insanlık için yola çıkan herkese bu yapılıyorsa, herkes dönsün kendi vicdanına, kendi insanlığına bir danışsın.”

Biraz sonra burada bir bomba patlayabilir ve ölen halk olur!

Gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır’ın abisi Mikail Kırbayır ise “Ne diyeceğimizi şaşırmış durumdayız” diyerek şöyle devam etti:

“21 yıldır ellerimizde taşıdığımız fotoğraflarımız ibreti alem olsun diye ellerimizdeydi. Bizim derdiğimiz bu fotoğrafların çoğalmasını engellemekti. Ama biz fotoğraflar çoğalmasın derken Suruç, Diyarbakır ve şimdi de Ankara. Şimdi bu fotoğraflar nereye sığacak, hangi alanlara sığacak ellerimizdeki mevcut fotoğraflar bile sığmıyordu. Demek ki yapamamışız, edememişiz, anlatamamışız.

Şimdi soruyorum, beğendin mi halkın idaresine karşı dayattığın erken seçimi? Sana soruyorum vicdanın rahat mı? Dön bir vicdanına sor, bu ölen insanlar kim. Pardon! Öldürülen insanlar kim! Sen, ben, o! Sadece yönetenler değil, onların yönetmesini sağlayanlar da en az onlar kadar suçludur.”

Gözaltında kaybedilen Nurettin Yedigöl’ün kardeşi Muzaffer Yedigöl, her gün yeni bombaların patladığını ve yeni insanların öldüğünü söylereyek, birilerinin barışı ve demokrasiyi istemediklerini ifade etti.

Tarihe not düşüyoruz, bunu da düşeceğiz! Halklarımızı boğazlayamazsınız!

Gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın abisi Ali Ocak ise Ankara’da halkların barış umuduna saldırıldığını belirterek şunları söyledi:

“Adalet arayışına karşılık onlar bu coğrafyada hep katliamlarla besleniyorlar. Bu devletin stratejisinin açığa çıkarılmış halidir. Biz burada 20 senedir onların bütün kirli politikalarını açığa çıkarmakla meşgulüz. Kirli savaş politikalarınızı 20 senedir olduğu gibi bundan sonra da açığa çıkaracağız. Tarihe karşı, halklarımıza karşı karşı mahkûm olacaksınız.”

Gözaltında kaybedilen Rıdvan Karakoç’un kardeşi Hasan Karakoç, 20 yıldır Galatasaray Meydanı’nda toplanmalarının nedeninin acılarını dile getirmek ve bir bir daha böyle acıların yaşanmasına engel olabilmek olduğunu dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:

“Bir daha bu katliamlar, bu gözyaşları, gözaltında kayıplar olmasın diye, analar evlatarıyla, çocuklar anne-babalarıyla güzel bir hayat sürdürsünler diye 20 senedir burada biraraya geliyoruz. Ama başımızdaki caniler, başımızdaki katiller buna fırsat vermiyorlar. 20 yıldan beri mücadele ettiğimiz gözaltında kayıplar gibi, bugün de bu alanda Ankara’da yapılan bombalı saldırıyı naletlemek için buradayız. İlk defa fotoğraf taşımıyoruz. Derdimiz neydi? Bu katliamlar yaşanmasın. Ama yeni katliamlar ilave edilmeye devam ediliyor. Ben bu ülkenin başındakilere sesleniyorum, lanet olsun iktidar hırslarınıza, hedeflerinize. Sizin kursağınızda kalsın o hevesleriniz. Lanet olsun sizin o insanlığınıza, cibiliyetinize, soyunuza, sopunuza. Siz insanlığı bunu mu yaşatacaktınız! Büyük ustanın da dediği gibi, ‘ Zulmün artsın. Zulmün artsın ki suçun artsın. Suçun artsın ki cezan artsın.’ Sen ki insan hakları savunucularını meydanlara üzerlerinde bir çakı ile bile sokmazken, üzerlerinde bomba sarılı kanlı katillerini bu halkın içine soktun. Zulmün artsın ki içinde boğulacağın kan artsın.”

Katliamlarınız barış talebimizi engelleyemeyecek!

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon adına yapılan ve Meral Çıldır’ın okuduğu basın metni ise şöyleydi:

“550. haftamızda Ankara’da yapılacak barış mitingi başlamadan patlatılan bombalar sonucunda çok sayıda ölü ve yaralı haberiyle Galatasaray’dayız. Toplumun barış içinde yaşama hakkı talebine yapılan bu vahşi saldırıyı kim yapmış olursa olsun, sorumlusu şiddeti bir yönetme tekniği olarak kullanan iktidardır. Hukuku ve temel insan haklarını tanımayan bu iktidar yaşanan katliamın sorumlusudur. Söz konusu muhalifler olunca atılan her adımı takip eden istihbarat ve emniyet birimleri bu vahşetin sorumlusudur. Bu katliamın faillerini ve sorumlularını biz Diyarbakır’dan, Suruç’tan tanıyoruz. Bu sefer de katliam alanına devlet doktorla, ambulansla değil, tomasıyla gaz bombasıyla, copuyla şiddetiyle geldi. Yaralılara gaz bombası ile müdahale edildi, ambulansların alana girişi engellendi. Barış mitingini kana bulayanlar bilsinler ki katliamlarınız barış talebimizi engelleyemeyecek,., vahşetiniz bizi yıldırmayacak; Barış kazanacak, barış kazanacak, barış kazanacak. Bu hafta kayıplarımızın fotoğraflarını kaldırmayacağız. Bu hafta bir kaybımızı için adalet talebimizi dillendirmeyeceğiz. Bu hafta barış düşmanlarına korkmuyoruz demek için Galatasaray’dayız. Bu hafta devletin ölüm çetelerine inat barışı ve yaşamı savunmak için Galatasaray’dayız. Bu hafta hepimiz bu vahşi katliamda hayatını kaybeden evlatlarımız için Galatasaray’dayız.”

Zîn Demir

ilginizi çekebilir

istanbul-da-boykot-yuruyus-miting-gunu
Öğrenci ve kitle hareketi içerisindeki faşizmin önlenebilir yükselişi
senol pers 2 thumb
Demokrasi Gaspına Karşı Kitlesel Muhalefet | Perspektifler #2
JDJadjlj
Devlet, asker, polis: Bunlar kimin için var?