Search
Close this search box.

Cumartesi Anneleri’nde 532. hafta: “Çoluk çocuğun arasına bomba koydular!”

Cumartesi Anneleri/İnsanları, 532. oturma eylemlerinde, 12 Haziran 1994’te kaçırılıp gözaltında kaybedilen Hacı İsa Gök’ün akıbetini sormak ve Batman’daki Cumartesi Anneleri içinde yer alan Gök ailesinin sesine ses katmak için bir araya geldi.

46 yaşındaki 5 çocuk babası Hacı İsa Gök, Batman’da yaşıyordu. Batman, 90’lı yıllarda faili gizlenen cinayetlerin esaretindeki bir korku şehriydi. İşlenen cinayetlerin çoğunda, devletin Özel Harp Konsepti çerçevesinde eğittiği, silahlandırdığı Hizbullah taşeron olarak kullanılıyordu. Esnaf olan Hacı İsa Gök aynı zamanda HADEP Batman İl Yönetim Kurulu üyesiydi. 12 Haziran 1994 sabahı evinden işe gitmek üzere çıktı ve bir daha dönmedi…

Ailenin tüm aramaları ve başvuruları sonuçsuz kaldı, Hacı İsa Gök’ten bir daha haber alınamadı. Emniyetin açıklamalarında, savcılık fezleke ve iddianamelerinde Hacı İsa Gök’ün Hizbullah tarafından kaçırıldığına ve öldürüldüğüne dair iddialar yer aldı ama 21 yıldır Hacı İsa Gök’ün akıbeti açılığa kavuşmadı.

Binlerce oy bir tane insanın canına değer mi!

19 Ekim 1995’te gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun, kimsenin failimeçhul cinayetlere kurban gitmesini istemediğini belirterek, “Çoluk çocuğun arasına bomba koydular, binlerce oy bir tane insanın canına değer mi?” ifadelerinde bulunarak Amed’teki HDP mitinginde yapılan bombalı saldırıyı kınadı.

Yeni adaletsizliklerle karşılaşmak istemiyoruz!

Hasan Ocak’ın ağabeyi Ali Ocak da saldırıya tepki göstererek, Diyarbakır Emniyet Müdürü ve Diyarbakır Valisi’ni istifaya çağırdı. Ali Ocak konuşmasında, “Yıllardır burada adalet ararken yeni adaletsizliklerle karşılaşmak istemiyoruz” ifadelerine yer verdi.

Bir mezarımız oluncaya kadar mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz.

Eylemde, Hacı İsa Gök’ün eşi Ferican Gök’ün gönderdiği mektup okundu, mektupta şunlara değinildi:

“Eşim İsa Gök 45 yaşındaydı. Esnaftı. Ailesine bağlı mükemmel bir aile reisiydi. Evinden işyerine, işyerinden evine gider gelirdi. Kaybolmadan 2 ay önce, gözaltına alınmış 11 gün sonra da suç işlediğine dair hiç bir delil olmadığı için mahkemece serbest bırakılmıştı. Eşim İsa Gök, Haziran 1994’te sabah evinden işine giderken bir daha geri dönmeyince, her tarafta onu aramaya başladık. Hastane hastane dolaştık. Emniyetten sorduk. Devletin tüm resmi kurumlarına müracaatımız oldu. Maalesef, hiçbir yerde izine rastlamadık.Bugüne kadar hiçbir sonuç alamadık. Aradan 21 yıl geçti. Halen umutlarımızı yitirmedik. Kapımız her çaldığında ben ve çocuklarım, belki de O olabilir ümidiyle hemen kapıya koşarız. 21 yıldır kapımızı çalması ümidiyle bekliyoruz. Soğuk bir mezar taşı da olsa bizi teselli edecektir. Ama Kayıpların bulunması hakkında devlet duyarlılık göstermiyor. Bizim gibi binlerce ailenin yuvası dağıldı.Benim gibi binlerce dul kalan kadının çocuklarım gibi yetim kalan binlerce çocuğun hesabı sorulmayacak mı? En azından, bu karanlık olaylar aydınlatılmayacak mı?

Bir mezarımız oluncaya kadar mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz.”

Hacı İsa Gök’ün akıbeti açıklansın, bilinen failleri üzerindeki cezasızlık son bulsun!

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon adına yapılan ve Cumartesi İnsanları’ndan Necmiye Alpay’ın okuduğu basın metni ise şöyleydi:

532 haftadır gözaltında kaybedilen yüzlerce insanın akıbetinin açıklanması, faillerin yargılanması talebiyle Galatasaray’dayız.

532 haftadır bu talebimizin gerçekleşmesi için Türkiye’de demokrasiyi derinleştirecek, hukuk devleti nosyonunu yerleştirecek, özgürlükleri güçlendirecek bir dönüşüme ihtiyaç olduğunu söylüyoruz.

532 haftadır bu dönüşümü gerçekleştirecek siyasi irade olmadı. Parlamentoya hakim olanlar toplumun taleplerini değil, sadece kendi iktidarlarını ve çıkarlarını düşündüler.

532 haftadır tüm iktidarlar hukuk ve adalet temelinde bir demokratik zemin kurmak yerine, toplumun korkuyla, tehditle, baskıyla kendisine tabi olmasını hedefledi. “Bizden değilsen güvende değilsin” mesajı verilerek hukuka güven duygusu yok edildi, korku toplumu yaratıldı. Biz demokratik ve katılımcı siyaset talep ediyoruz, devleti yönetenler keyfilik ve şahıs eksenli otoriter siyasette ısrar ediyor. Biz demokratik, parlamento talep ediyoruz, devleti yönetenler antidemokratik, halkın sorunlarına sırtını dönmüş mevcut parlamento yapısını kaybetmemek için her yolu meşru sayıyor. Bu antidemokratik siyaset yapısı ve antidemokratik parlamento yapısı değişmeden toplumun hakları yasal düzlemde garanti altına alınamaz. Devletin görevi; tüm partilerin eşit yarışacağı, özgürce propaganda yapacağı zemini hazırlamakken seçim faaliyetleri saldırılarla, bombalamalarla, linçlerle, infazlarla engellenmek isteniyor. Devleti yönetenler, iktidarlarına tehdit olarak algıladıkları partileri düşmanlaştırarak hedef gösteriyor. Bu dil, bu zihniyet seçimlere kan bulaşmasına neden oldu. Kandan beslenen bu zorba yönetim anlayışı değişmelidir. Aksi halde ne bizim ne de toplumun diğer kesimlerinin talepleri karşılanamaz. Bu hafta 21 yıl önce devlet destekli, JİTEM bağlantılı Hizbullah tarafından kaçırılarak, kaybedilen bir Kürt siyasetçi olan Hacı İsa Gök unutulmasın diye buluştuk. 46 yaşındaki 5 çocuk babası Hacı İsa Gök Batman’da yaşıyordu. Batman, 90’lı yıllarda faili gizlenen cinayetlerin esaretindeki bir korku şehriydi. İşlenen cinayetlerin çoğunda devletin Özel Harp Konsepti çerçevesinde eğittiği, silahlandırdığı Hizbullah taşeron olarak kullanılıyordu. Esnaf olan Haci İsa Gök aynı zamanda HADEP Batman İl Yönetim Kurulu üyesiydi. PKK’ye yardım ettiği iddiasıyla gözaltına alınıp 11gün sonra çıkarıldığı mahkemece delil yetersizliğinden serbest bırakıldı. Bu olayın üzerinden 2 ay kadar zaman geçmişti.12 Haziran1994 sabahı evinden işe gitmek üzere çıktı ve bir daha dönmedi. Ailenin tüm aramaları ve başvuruları sonuçsuz kaldı. Olaydan 3 ay sonra Ferican Gök evlerinin önünden geçen 72 AS 420 plakalı beyaz bir aracın içinde iki kişinin yanında eşini de gördüğünü söyledi.Emniyetin açıklamalarında, savcılık fezleke ve iddianamelerinde Hacı İsa Gök’ün Hizbullah tarafından kaçırıldığı ve öldürüldüğüne dair iddialar yer aldı ama 21 yıldır Hacı İsa Gök’ün akıbeti açılığa kavuşmadı.

Hacı İsa Gök’ün akıbeti açıklansın, bilinen failleri üzerindeki cezasızlık son bulsun!

Hizbullah’ın işlediği insanlık suçları ile hesaplaşılsın!

Resmi yalanlara son, hakikati istiyoruz!

Cezasızlığa son, adalet istiyoruz!

Zîn Demir

(Her cumartesi saat 14:00’de Nor Radyo’da yayınlanan ‘Cumartesi’ isimli programda, o haftaki Cumartesi Anneleri’ni dinleyebilirsiniz)

ilginizi çekebilir

istanbul-da-boykot-yuruyus-miting-gunu
Öğrenci ve kitle hareketi içerisindeki faşizmin önlenebilir yükselişi
senol pers 2 thumb
Demokrasi Gaspına Karşı Kitlesel Muhalefet | Perspektifler #2
JDJadjlj
Devlet, asker, polis: Bunlar kimin için var?