Search
Close this search box.

Cumartesi Anneleri’nde 527. hafta: “Korucu olmayı reddetti, katledilip teröristti denildi”

Cumartesi Anneleri/İnsanları, 527. oturma eylemlerinde, 1994’te Diyarbakır’da korucu olmayı reddettiği için devlet tarafından sürekli baskı gören ve defalarca gözaltına alındıktan sonra katledilen Mustafa Erzik’ in 21 yıl önce gözaltında kaybedilişinin kabul edilmesi ve faillerinin cezalandırılması talepleriyle bir araya geldi.

Dört çocuk babası Mustafa Erzik, Diyarbakır Sason Heribe köyünde yaşıyordu. Korucu olmayı reddettiği için yoğun baskı altındaydı; sürekli gözaltına alınıyordu. 1994 yılının Mayıs ayında, askerler ve korucular köye baskın düzenledi. Elleri kelepçeli, gözleri bağlı hâlde gözaltına alınan Mustafa Erzik, panzere bindirildi. Ailesi civardaki bütün karakollarda Mustafa’yı ararken, baba Erzik de gözaltına alındı. Oğlunun PKK’liler tarafından öldürüldüğü yönünde ifade vermesi için ağır işkence gördü ama yalan beyanda bulunmayı reddetti. Gözaltına alındığı inkâr edilen Mustafa Erzik’in cansız bedeni, dört gün sonra çobanlar tarafından Batman Çayı’nda bulundu. Kayıtlara “çatışmada öldürülen terörist” olarak geçen Mustafa Erzik’in bedeni ailesine teslim edilmedi. Ailenin İnsan Hakları Derneği ile birlikte yürüttüğü hukuk mücadelesi sonucunda 8 yıl sonra aile kemiklerine kavuşabildi.

Nurettin Yedigöl’ün kardeşi Muzaffer Yedigöl, konuşmasında 1 Mayıs eylemlerine değinerek, mücadelelerinin boşuna olmadığını ve haklı bir arayış içerisinde olduklarını belirterek, “Bu ülkede adalet yok, hukuk yok, özgürlük yok” dedi. Yedigöl, 1 Mayıs kutlamalarının diğer ülkelerde sorunsuz bir şekilde yapıldığını, fakat Türkiye’de yine kargaşanın, baskının ve zulmün hüküm sürdüğünü belirtti.

Gerçek barış Cumartesi Anneleri’nin eline dokunarak olur

1994’te eşi (Savaş Buldan) devlet tarafından katledilen İstanbul milletvekili Pervin Buldan, konuşmasını bir Cumartesi İnsanı olarak gerçekleştireceğini dile getirerek söze başladı. Ardından, suçluların suçlarını itiraf etmelerine rağmen yarılanmadıklarını belirterek, “Gerçek bir barış isteniyorsa, Cumartesi Anneleri’nin eline dokunarak, onların yüreğine girerek sağlanabilir” ifadelerinde bulundu.

Mustafa Erzik dosyasındaki cezasızlık son bulsun, adalet sağlansın!

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon adına yapılan ve Cumartesi İnsanları’ndan Gülsüm Kav’ın okuduğu basın metni ise şöyleydi:

“Adalet ve hakikat hakkımıza sahip çıkmak için 527 haftadır Galatasaray’dayız.

527 haftadır Galatasaray’dan; Adalet ve hakikatin iç içe olduğunu, adaletin ancak hakikatin açığa çıkartılması ve kabul edilmesiyle başlayacağı gerçeğinin altını çiziyoruz. Hakikate ve adalete ulaşma hakkımızın önündeki en önemli engellerden birinin, yurttaştan yana değil, devletten yana taraf olan yargı sistemi olduğunu söylüyoruz.

Demokratik bir devlet düzeninde yargı meşruiyetini tarafsız, bağımsız ve adil olmasından alır. Bu topraklarda yargı meşruiyetini kaybetti. Mahkemeler adalet sağlama işlevini yitirerek hukuksuz rejimin hak ihlallerini meşrulaştırma kurumlarına dönüştü. Hesap verebilir bir yargı sistemi kurulması, yargının demokratikleşmesi sağlanmazsa bu topraklarda yalnız yurttaşlar değil, yargıçlar bile hukuki güvenlikten yoksun olacaklar.

Bu hafta, 21 yıldır süren bir hukuksuzluk, 21 yıldır süren bir cezasızlık uygulaması unutulmasın diye buluştuk. Dört çocuk babası Mustafa Erzik, Diyarbakır Sason Balbaşı (Heribe) köyünde yaşıyordu. Korucu olmayı reddettiği için yoğun baskı altındaydı, sürekli gözaltına alınıyordu. 1994 yılının Mayıs ayında askerler ve korucular köye baskın düzenledi. Köydeki evler arandı ve bazı evler yakıldı. Operasyon sırasında askerler Mustafa Erzik’i evinden gözleri bağlı ve eli kelepçeli bir halde gözaltına alarak panzere bindirdi. Olay bütün köylülerin gözleri önünde gerçekleşti. Askerler geri çekilince Mustafa Erzik’in tutulduğu panzerin bulunduğu yere giden köylüler, Mustafa’nın ayakkabısının bir tekini ve yerdeki kan izlerini gördü.

Ailesi civardaki bütün karakol ve hastanelerde Mustafa’yı aradı. Bu arayış sürerken evi basılan baba Erzik de gözaltına alındı. Oğlunun PKK’liler tarafından öldürüldüğü yönünde ifade vermesi için ağır işkence gördü ama yalan beyanda bulunmayı reddetti. Gözaltına alındığı inkâr edilen Mustafa Erzik’in bedeni dört gün sonra çobanlar tarafından Batman Çayı’ında bulundu. Ailesi bedenini teşhis etti. Mustafa Erzik, ateşli silahla göğsünden vurularak öldürülmüştü. Bedenindeki izlerden onun panzere bağlanarak sürüklendiği de anlaşılıyordu.

Mustafa Erzik’in bedeni ailesine teslim edilmedi, güvenlik güçlerince gömüldü. Ailenin ve İnsan Hakları Derneği’nin birlikte yürüttüğü hukuk mücadelesi sonucunda mezarın açılması sağlandı. Sekiz yıl aradan sonra Mustafa Erzik’in kemiklerine ulaşıldı. Ama onun gözaltına alındığı, gözaltında öldürüldüğü ve bedeninin akarsuya atılarak kaybedilmek istendiği gerçeği hep inkâr edildi. Güvenlik güçleri hazırladığı sahte tutanakla Mustafa Erzik’i “çatışmada öldürülen terörist” olarak kayıtlara geçirdi. Bu insanlık suçunun tüm aktörleri cezasızlık zırhıyla korundu.

Artık yeter! Bu hukuksuzluk, bu keyfilik son bulsun!

Artık yeter! Meşruiyetini tarafsız, bağımsız ve adil olmasından alan bir yargı sistemi istiyoruz!

Artık yeter! Devletin tüm eylem ve işlemlerinde evrensel hukuka bağlı olduğu hukuk devleti istiyoruz!

Mustafa Erzik dosyasında hakikat açıklansın!

Mustafa Erzik dosyasında cezasızlık son bulsun, failler yargılansın!”

Zîn Demir

(Her cumartesi saat 14:00’de Nor Radyo’da yayınlanan ‘Cumartesi’ isimli programda, o haftaki Cumartesi Anneleri’ni dinleyebilirsiniz)

ilginizi çekebilir

istanbul-da-boykot-yuruyus-miting-gunu
Öğrenci ve kitle hareketi içerisindeki faşizmin önlenebilir yükselişi
senol pers 2 thumb
Demokrasi Gaspına Karşı Kitlesel Muhalefet | Perspektifler #2
JDJadjlj
Devlet, asker, polis: Bunlar kimin için var?