Search
Close this search box.

Cumartesi Anneleri bu bayram da adalet istedi

Cumartesi Anneleri/İnsanları 538. buluşmalarında 20 Temmuz 1992 tarihinde kaybedilen Hasan Gülünay’ın akıbetini sordu.

Cumartesi Anneleri/İnsanları Galatasaray Meydanı’ndaki 538. buluşmalarında 20 Temmuz 1992 tarihinde kaybedilen Hasan Gülünay’ın akıbetini sordu.

Bu haftaki Eyleme, Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan ve babası Sami Elvan ile Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Pervin Buldan, Hüda Kaya ve Mithat Sancar da destek verdi.

’21. yüzyılda adalet arıyoruz’

Eylemde ilk sözü kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız aldı.

“21. yüzyılda hala adalet arıyoruz. Devlet devletliğini, hükümetler hükümetliğini yapmamıştır. İşkence ile kaybedenler sadece iki-üç kişiye bağlanmıştır. Onlarda öldüler, arkasından sevinemedik bile.

“Adaleti herkes için istiyoruz. Bizim yaşadıklarımız acı, zulüm değil mi?. İstiyoruz ki, bizimde çiçek bırakacak bir mezarımız olsun”

‘Bir mezarı bizlere çok gördü’

Gözaltında kaybedilen Nurettin Yedigöl’ün kardeşi Muzaffer Yedigöl ise “35 yıldır devlet, bir mezarı bizlere çok gördü. Kemiklerimizi çok gördü. Bayramda çiçek bırakacağımız bir mezar yok” dedi.

Kenan Bilgin’in kardeşi İrfan Bilgin konuştu. Bilgin, mevsimler, yıllar demeksizin yakınlarının kemiklerini istediklerini belirterek, “Failler bulunsun ve yargılansın artık yeter” dedi.

‘Bir kişinin dahi mezarsız olması büyük bir yara’

HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar da yaptığı konuşmada, “Tek bir kişinin dahi mezarsız olması büyük bir yaradır. Barışın içi boş kalmasın, adalet ve hakikat olsun. Buradaki sabırlı direniş, barış mücadelesinin en büyük dersidir” dedi.

Kayıp Hasan Gülünay’ın kızı Deniz Gülünay yaptığı konuşmada,”Katledilen insanların hesabı sorulduğu zaman adalet gelecek” diye konuştu.Babasının mücadelesini sürdürdüğünü belirten Gülünay “Babam, devletin dayatmasını kabul etmediği için kaybedildi. Babamın fikirlerinin arkasındayım, mücadelesini selamlıyorum” dedi.

‘Bayramlar da yara almış’

Bu haftaki basın açıklamasını İnsan Hakları Derneği (İHD) Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon’u adına Serpil Taşkaya okudu.

Taşkaya, bayramda yine karanfillerle ve fotoğraflarla Galatasaray’da olduklarını belirterek, “Bir ülkede anneler devletin kaybettiği evlatlarının mezarını kalplerinde taşıyorsa, o ülkede bayramlar da yara almış demektir” dedi.

Devletin 538 haftadır uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini ifade eden Taşkaya, kaybedilenlerin azmettiricilerine yönelik koruma geleneğinin sürdürüldüğünü söyledi.

Hasan Gülünay’a ne oldu?

“1992 yılının mayıs ayında Artvin İl Jandarma Alay Komutanlığı’nda işkence ile öldürülen Ali Ekber Atmaca’nın üzerinden kendisiyle aynı mahallede oturan Hasan Gülünay’ın kimliği çıktı.

“Bu nedenle 32 yaşındaki dört çocuk babası Hasan Gülünay polis kayıtlarına geçti. Eşine bir süredir polis tarafından takip edildiğini söyleyen Hasan Gülünay, 20 Temmuz 1992 günü Tarabya’daki evinden işyerine gitmek üzere çıktı ve bir daha geri dönmedi. Başvurdukları savcılık ve İstanbul emniyeti aileye, Hasan Gülünay’ın gözaltında olmadığını, arandığını söyledi.

“Aile, İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı olan memleketlileri Hüseyin Kocadağ aracılığıyla “Hasan Gülünay sağ, içeride işkence yaraları iyileştikten sonra gözaltına alındığını açıklayacaklar” bilgisini aldı ve kamuoyuyla paylaştı.

“Hasan Gülünay’la aynı tarihlerde İstanbul Emniyeti Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde sorguda olan bir tanık, yüzünü görmediği bir kişinin işkencede “Ben Hasan Gülünay’ım beni gözaltında kaybetmeye çalışıyorlar” diye bağırdığını açıkladı.

“Bu açıklamalarına ardından hem aile, hem tanıklık yapan kişi yoğun bir polis baskısı ve tehdidiyle karşılaştı.

“Başbakan, Dışişleri Bakanı ve TBMM başta olmak zere tüm mercilere başvuran aileye devletin cevabı “İddialarınız gerçek dışı, başvurularınız ise emniyet teşkilatını karalamaya yönelik” oldu. Kaybedenleri koruyan yargı da eşini arayan Birsen Gülünay’ı hapse mahkum etti.

“Savcı soruşturması, Hasan Gülünay’ın kaybedildiği İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne “Hasan Gülünay’ı gözaltına aldınız mı” diye sorması ve şube müdürlerinin “gözaltına alınmamıştır” cevabından ibaretti.

“30 Ekim 2012’de 20 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Karara yapılan itiraz reddedildi. Dosya Anayasa Mahkemesi’ne taşındı.

Sorumlular

“Dönemin; İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürü Reşat Altay, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdür yardımcısı Ali Osman Akar, İstanbul Emniyet Müdür yardımcısı Hüseyin Kocadağ, İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir, İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu, Emniyet Genel Müdürü Yılmaz Ergün, MİT Müsteşarı Teoman Koman, Orgeneral Nezihi Çakar başkanlığındaki Milli Güvenlik Kurulu, İçişleri Bakanı İsmet Sezgin, Başbakan Süleyman Demirel, Cumhurbaşkanı Turgut Özal.”

(IMC TV)

ilginizi çekebilir

istanbul-da-boykot-yuruyus-miting-gunu
Öğrenci ve kitle hareketi içerisindeki faşizmin önlenebilir yükselişi
senol pers 2 thumb
Demokrasi Gaspına Karşı Kitlesel Muhalefet | Perspektifler #2
JDJadjlj
Devlet, asker, polis: Bunlar kimin için var?