Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi (COP31), 9 Kasım-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da toplanacak. Dünyadaki tüm iklim aktivisleri ve antikapitalistlerin küresel ısıtmayı protesto edecek.
Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde çok sayıda ortak bir metne imza atarak İklim Değil Sistemi Değiştir Platformu’nu oluşturdu. İlk forum, 28 Şubat Cumartesi günü online gerçekleştirilecek.
İmzaya açılan COP31 manifestosu ve ilk imzacıları
COP31 Antalya manifestosu
“İklimi değil sistemi değiştir!
Ya gezegen ya kapitalizm
Gezegenimiz, göz açıp kapayıncaya kadar geçen kısacık bir sürede felaketin eşiğine getirildi.
Artık diplomatik nezaket bitti. Bilimin son çıkış dediği yerdeyiz.
İklim Krizi
Büyük sermaye, sanayi öncesi döneme göre 1,5°C’lik sınıra ulaşmak üzere olan atmosfer, okyanus ve buz küresinde geri döndürülemez değişimleri tetiklemiş, geri döndürülemeyeceği bilindiği halde gezegeni ısıtmaya devam etmiştir.
Birleşmiş Milletler Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) ısınmayı en geç 2030’a kadar 1,5 °C’de sabitlememiz gerektiğini bildirmişti. 2026 yılındayız ve son 12 ayın ortalaması endüstri öncesi ortalamanın 1,5 °C üzerinde çıktı.
Dünya Meteoroloji Örgütü, önümüzdeki 5 yılın ortalamasının 1,5 °C’nin üzerinde olacağını bildiriyor! Bu sınırı aşamayız. 1,5 °C’de kalmayı başaramazsak hızla 2 °C derecelik ısınmaya doğru yol alırız.
2°C’den geri dönüş yok. Isınan okyanus suyu daha az CO2 emmeye başladığında atmosfere karışan sera gazı yoğunluğu her zamankinden fazla olur. Üstelik 2 °C, yağmur ormanlarının yüzde 40’ını feda etmek anlamına geliyor ve bu da atmosfere salınan miktarın ikiye katlanması demek. Bu süreçte kaybedilen bitki örtüsü de karbon salıyor, ısınma daha da hızlanıyor.
2 °C’ye ulaşmak, 3 °C’ye savrulmak anlamına gelir!
Karşı karşıya olduğumuz şey meteorolojik bir anomali değil, gezegendeki yaşamın, modern medeniyetin üzerine kurulu olduğu ekolojik istikrarın çöküşüdür. Amazon yağmur ormanlarının yok olma riski, buzulların erimesi ve okyanus akıntılarının yavaşlaması gibi devrilme noktaları, 1,5-2 °C bandında bile varoluşsal tehditlerdir.
Bu kriz, büyü ya da öl mantığıyla işleyen, doğayı ücretsiz bir kaynak deposu olarak gören sermaye birikim rejiminin, yani kapitalizmin doğrudan sonucudur.
COP Zirveleri İflas Etmiştir
İlk iklim zirvesinin gerçekleştirildiği 1995’ten bu yana 31 yıl geçti.
Son 31 yılda 1,5C sınırını korumaya adanması gereken karar vericiler, küresel emisyonların %70’inden fazlasının sorumlusu olan fosil yakıt şirketlerini desteklemeye devam etti, finans devleri Paris Anlaşması’ndan bu yana bu şirketlere trilyonlarca dolarlık yatırım yaptı, fosil yakıtların küresel enerji tüketimindeki payı değişmeden korundu.
BM İklim Zirveleri (COP), 31 yıldır gerçekleştiriliyor. Bu süreçte okyanuslar ısınmaya devam etti, hassas ekosistemlerin dengesi bozuldu. Deniz yüzeyi sıcaklığının normal değerler üzerine çıkmasıyla kasırga ve tayfunların sıklığı ve yıkıcı etkileri arttı, bitki örtüsü kaybı ve çölleşme riski olan bölgelerde su krizleri başladı. Kuzey Kutup Bölgesindeki permafrost toprağı erime aşamasına geçti, krizi daha da büyütecek bir unsur olarak yoğun bir metan salımı riski de devreye girdi.
Bu zirveler emisyonların azaltılmasını sağlayamadı, onları meşrulaştıran bir yeşil aklama festivaline dönüştü. BM zirvelerinde atılan ‘ileriye dönük adımlar’ bizi daha da geriye götürdü.
- Devletler, kendilerine, aynı yoğunlukta karbon salmaya devam etmenin garantisini sunan “Net” ibaresini ekledikleri bir hedef tutturup “Net Sıfır” vaatleri verdi, CO2 salımlarını hiç azaltmadan devam ettirdi. Sonucu ortadadır; emisyonlar azalmıyor, her yıl artıyor. Müzakere masaları, krizin failleri tarafından işgal edilmiştir. Son zirvelerde fosil yakıt lobicilerinin sayısı, bu krizden en fazla etkilenecek olan ada ülkelerinin delegasyon sayısından fazladır.
- Kararlar oybirliği kuralıyla alındığından, tek bir petrol devletinin vetosu bile gezegenin geleceğini rehin alabilmektedir.
BM iklim zirveleri, fosil kapitalizminin ömrünü uzatmak için kurulan, bağlayıcılığı olmayan, diplomatik bir oyalama tiyatrosudur.
Gezegendeki tüm canlıların hayatını tehlikeye atan böylesi bir krizi ele almaya yönelik önlemlerin yetersizliği endişe vericidir. Ülkeler ve karar alıcılar göstermelik çözümler sunmuş, Paris Anlaşması’nın 1,5°C hedefini aşacaklarını bile bile yaşam üzerine bahis oynamaya devam etmişlerdir.
İklim çöküşüne bağlı aşırı hava olayları, kuraklıklar, seller, heyelanlar, tüm toplumlar için eşitsizliği ve çevresel adaletsizlikleri derinleştiren araçlar olarak işlev görüyor ve krizin faturası da ona en düşük seviyeli katkıyı yapanlara kesiliyor. Krizin gerçek sorumluları servetlerini katlayıp aklanırken, milyarlarca insan ve sayısız canlı onlar yüzünden benzersiz bir yok oluşa sürükleniyor.
Türkiye
COP31’in ev sahibi Türkiye, iklim adaletsizliğinin ve politik ikiyüzlülüğün kristalize olduğu bir laboratuvardır.
- Fiziksel Yıkım: Türkiye, Akdeniz havzasında küresel ortalamadan daha hızlı ısınmakta; 2025 kuraklığıyla tarımsal verimini ve su güvenliğini kaybetme noktasına gelmiştir. Türkiye’de toprakların %88’i çölleşme riski altındadır.
- Sermaye-İktidar Suç Ortaklığı: İktidar, 2053 Net Sıfır hedefini açıklarken, diğer yandan kömürden çıkış tarihi vermemekte ve fosil yakıt şirketlerini halkın vergileriyle sübvanse etmektedir. Soma ve Bolu’daki termik santrallere, çalışmadıkları dönemler için bile milyonlarca liralık kapasite ödemesi yapılmaktadır.
- Ekokırım: İliç’te siyanürle zehirlenen topraklar ve Akbelen’de kömür uğruna yok edilen ormanlar, sermayenin kâr hırsının halk sağlığının ve hukukun önüne geçtiğinin kanıtıdır.
İlk imzacılar
Abdulrezzak Kılıç
Açelya Akipek
Adis Kürkyapıcı
Adnan Yurtcan
Ahmed Said Hundur
Ahmet Kuzik
Ahmet Oktay Demirkan
Ahmet Yıldırım
Alaz Pesen
Ali Baydaş
Ali Bilge
Alper Görmüş
Alper Pınar
Anıl Yüksel
Arif Koçer
Arzu Dinçer
Arzu Serter
Arzu Şenel Atmaca
Aslı Alpar
Aslı Yolcu
Asya Beril Seven
Atilla Dirim
Atra Bellur
Avaşin Yorulmaz
Ayça Coşkun
Ayhan Önal
Ayşe Akdeniz
Ayşe Mira Zarakolu
Ayşe Özden
Ayşegül Güngör
Ayşegül Önen
Ayşen Özbatır
Ayşenaz Güngör
Baha Uzbilek
Bahadır Buldur
Baki Çifçi
Banu Kanıbelli
Banu Yalkut
Barış Celiloğlu
Barış Dalyan
Batuhan Batı
Bedri Arık
Behiye Mungan
Bekir Ersin Damarsardı
Berrin Öngören
Bilge Özen
Burak Demir
Burcu Altınbaş
Cahit Öncel
Can Memiş
Cavidan Çağal
Celal İnal
Celaleddin Can
Cem Bulut
Cem Özkarral
Cemal Bilgin
Cemaleddin Mengilli
Cengiz Sucu
Cevahir Hilal Malatyalı
Cihan Aydoğdu
Cüneyt Pala
Çağrı Sert
Çetin Korkmaz
Çetin Özen
Çiğdem Kentel
Çiler Çilingiroğlu
Defne Koryürek Kortun
Dila Ak
Dilara Berfin Ad
Doruk Devrim Eker
Duha Özyakup
Ebru Dinçel
Eda yalçın
Ela Naz Birdal
Elif Ünal
Elif Turgay Altun
Elif Yiğitalp
Emel Kurma
Erdal Doğan
Eren Keskin
Eris Aras Hepar
Erol Malçok
Ersin Tek
Ersoy Tan
Esin Atmalı
Esin Tuncay
Esra Akbalık
Esra Başak
Esra Gayretli
Esra Mungan
Eyüp Çakır
Ezgi Aktaş
Ezgi Güven
Ezgi Kaptanoğlu
Ezgi Yaşar
- Levent Şensever
Fatma Akdokur
Fatma Bostan Ünsal
Fatma Örgel
Fatma Usalan
Fazilet Yalçın
Ferhan Yetisal
Ferhat Kentel
Feride Kumbasar
Fethiye Çetin
Figen Olgun
Firdevs Güreşçi
Fulya Oral
Galip Sönmez
Garo Kapriyelyan
Gaye Boralıoğlu
Giray Köprülü
Gizem Özgen
Gonca Nebioglu
Gonca Sadıki
Gözde Çağrı Özköse
Gözde Hazal Demir
Gül Dönmez
Gülayşe Koçak
Güliz Gündüz
Gülizar Molla
Güllüşah Okan
Gülsen Sırma
Gülsüm Özdemir
Gültekin
Gürhan Ertür
Hacer Ansal
Hacer Yeşilçay
Haluk Levent
Hanife Kanar
Hayko Bağdat
Hazal İlhan
Helin Alp
Helin Ersoy
Helin Küçük
Hidayet Tuksal
Hosrof Köletavitoğlu
Hüseyin Aktürk
Irmak Özinanır
Işıl Demirel
İlkay Akkaya
İrem Revşen Yıldız
İshak Kocabıyık
İsmail Çapar
Jale Mildanoğlu
Jale Sayıner
Kadim Fırat
Kamile Batur
Kate Ferguson
Kazım Altun
Kuban Kural
Kudret Kalmaz
Lal Berceste Yargıcı
- Akif Kanar
Maile Evin Ariç
Mefaret Yüce
Mehmet Ali Fırat
Mehmet Bilgi
Mehmet Demir
Mehmet Eroğlu
Mehmet Tetik
Meiyte İnpınar
Melike Karaosmanoğlu
Melis Tuna Arslan
Meltem Oral
Meral Bektaş
Meral Kaban
Meral Sözer
Meriç Koç
Merve Ademoğlu
Mete Korkmaz
Meyra Olmaz
Mine Demirci
Mualla Gülnaz Kavuncu
Murat Celikkan
Murat Karaman
Murat Sinan Laçiner
Musa Çam
Musa Şahin
Mustafa Arslantunalı
Mustafa Çallıca
Mustafa Özer
Naci Gençer
Nalan Arman
Nazan Turgut
Necdet Kılıç
Nermin Giray
Nermin Sınar
Neslihan Cengiz
Neşe Sönmez
Nevzat Onaran
Nimet Tanrıkulu
Nimet Yallıaltın Kaplan
Nizamettin Aktaş
Nur Ali Dede
Nuran Yüce
Nuri Şalk
Nurten Üstün
Oğulcan Okver
Olga Ateş Durak
Onat Korkmaz
Onur Korkmaz
Onur Üçbaş
Onur Yüce
Osman Arda Yüce
Osman Nevres Yılmazlar
Ömer Faruk Gergerlioğlu
Ömer Madra
Ömer Sami Güven
Özcan Birol
Özden Dönmez
Özdeş Özbay
Özge Korkmaz
Özlem Şekercioğlu
Pırıl Erçoban
Recep Aykın
Reha Eskidir
Reyhan Akkan
Sabri Karameşe
Sadık Yurtman
Safiye Kızılkan
Salih Erturan
Salih Zeki Tombak
Satı Hasdemir
Savaş Özmen
Seda Batmaz
Selim Deringil
Selin Tuksal
Sema Targıt Akbaşak
Sercan Çalcı
Serkan Akyıldırım
Sermet Toprakcı
Sevcan Çamlıdağ
Sevim Kaplan Akan
Sıdıka Çetin
Sibel Erduman
Sinan Tuğra Şahin
Songül Erkaya
Suda Sim Meriç
Sude Naz Tatoğlu
Sudenaz Kanatcı
Suna Uzbilek
Suphan Erkan
Süleyman Önen
Şebnem Edikli
Şenol Karakaş
Şevki Evrendilek
Şuayyip Çetin
Şükran Turan
Taner Akçam
Tarık Çetin
Tarık Kayakan
Tarık Kunduracı
Tatyos Bebek
Telli Işık
Temimdar Kıreker
Tuğan Mecal
Tuna Emren
Tülay Koçak
Ufuk Uras
Ulaş Akbaş
Ümit Aktaş
Ümit Doğru
Varkes Hergel
Vesile Özdem Yükselen
Volkan Akyıldırım
Volkan Tamusta
Yasemin Toy
Yaşar Dükel
Yetkin Korkmaz
Yıldız Tar
Yusuf Emre Yıldız
Zehra Taş
Zeki Özdemir
Zeynep Daniş
Zeynep S. Akıncı
Zeynep Tanbay
Zilan Akbulut
Zişan Tokaç
Zühdü Baha Yücel İpek
Zülal Zeynep Yaman
Zülfikar Alp
Foruma çağrı
► Tarih: 28 Şubat Cumartesi
► Yer: Çevrimiçi
► Saat: 15.00-17.00
► Kayıt: https://tinyurl.com/m4zwpbwt
► İletişim: [email protected]