Azerbaycanlı sosyalist: Başörtüsü yasağı ‘bardağı taşıran son damla’ 

Aktivistler ise başörtülü başörtülü öğrencilerin eğitim hakkını savunmak adına seferber olarak bir dayanışma kampanyası başlattı. Bu kampanya kapsamında, gönüllü öğretmenlerin katılımıyla çocuklara ücretsiz ders verilmesi planlanıyordu. Ancak iktidar bu dayanışma kampanyasına bile tahammül edemedi.

Azerbaycan’da başörtüsü yasağıyla ilgili yakın zamanda bir yazı yazmış olsak da bu sorun ülkede daha da büyümeye, geniş eylemselliklere yol açmaya ve okul boykotlarına kadar ulaşmaya başladı. 

Azerbaycan devleti de benzer şekilde itirazcıları tutuklamaya, küçük çocukları ailelerinden zorla alarak gözaltına almaya varacak seviyede baskıyı şiddetlendirmiş durumda.

Başörtüsü yasağının ardından eylemler başlasa da gösterilerin en yaygın hâle gelmesi 12 Ekim tarihinde gerçekleşti. Artık birçok okulda öğrenciler, başörtülü arkadaşlarının okula alınmaması nedeniyle dersleri boykot etmeye başladı; kapı ve pencereleri kırarak sert protestolar düzenlendi.

Bakü’de ve Bakü dışında direnişin daha da artmasıyla birlikte, 12 Ekim günü Bakü’nün merkezi konumundaki 28 Mayıs Metro İstasyonu önünde eylem yapılması kararlaştırıldı. İktidar buradaki gösteriyi de en sert şekilde bastırdı; yaklaşık 200 kişi gözaltına alındı, 100 kişi hakkında ise soruşturma başlatıldı.

Okullarda başörtüsü yasağına karşı eylem yapan çocuklar dahi gözaltına alınıyor. Aileler ve yurttaşlar buna karşı durmaya çalışsa da Azerbaycan polisi insanları dağıtarak çocukları zorla gözaltına alıyor.

Bununla birlikte Azerbaycan devlet medyası tüm ünlüleri okul formasını övmeye teşvik etti; propaganda kanallarında başörtüsüne karşı videolar hazırlandı. Hükümet yanlısı (“sarı”) STK’lar aracılığıyla, Azerbaycan’ın geleneksel/millî başörtüsü eşliğinde sözde “protestolar” düzenlendi. Yürütülen propagandanın ana unsuru ise Fars ve Arap halklarına yönelik ırkçılık üzerine kuruluydu. Yaşanan durumu, küçük çocukların zorla başörtüsü takmasına karşı bir tepkiymiş gibi lanse etmeye çalıştılar; oysa aynı yasak başörtülü öğretmenlere de uygulanıyordu.

Azerbaycan devleti, eylemler ilk başladığında sahte bir “LGBT+ karşıtı yasa” çıkardığı yalanını ortaya atarak halkı kutuplaştırmaya ve tepkiyi azaltmaya çalıştı. Ancak Azerbaycanlı LGBT+ kolektifi olan “QİY VAR” konusuyu araştırarak bunun bir yalan olduğunu ortaya çıkardı.

Aktivistlerin ve sosyalistlerin duruşu

Peki, Azerbaycan’daki aktivistlerin ve sosyalistlerin bu olaylar karşısındaki duruşu nedir?

Aliyev yönetiminin 2023 yılında başlattığı baskı süreciyle birlikte ülkedeki tüm bağımsız medya, STK’lar, aktivistler ve solcular ya hapsedildi ya da ülkeden kaçmak zorunda bırakıldı. Bunda amaç, Azerbaycan’da artabilecek eylemlerde halkın yanında duracak tüm politik ve sivil toplum aktörlerini baskı altına almak ve halkı yalnız bırakmaktı.

Aktivistler ise başörtülü öğrencilerin eğitim hakkını savunmak adına seferber olarak bir dayanışma kampanyası başlattı. Bu kampanya kapsamında, gönüllü öğretmenlerin katılımıyla çocuklara ücretsiz ders verilmesi planlanıyordu. Ancak iktidar bu dayanışma kampanyasına bile tahammül edemedi. Kampanyayı başlatan aktivist İlkin Hüseynov’un evine polislerin geldiği ve kendisinden haber alınamadığı bildirildi. Azerbaycan iktidarı döneminde bu tür gayrimeşru kaybolmalar sıklıkla yaşanmakta, daha sonra bu kişilerin tutuklandığı ve işkence gördüğü gerçeği ortaya çıkmaktadır. Bu olayın ardından kampanyanın kapatılmak zorunda kalması da cabası oldu.

Azerbaycanlı sosyalistler olarak bizler bu eylemleri sadece bir başörtüsü yasağı meselesi olarak görmüyor; tüm dünyada yükselen eylemsellik dalgasıyla birlikte Azerbaycan’da da “bardağı taşıran son damla” olarak değerlendiriyoruz. Bu durumun, ülkede artan yoksulluğun ve devlet baskısının bir sonucu olarak ortaya çıktığı kanaatindeyiz.

Taleplerimiz kısaca şunlardır:

  • Tutuklanan eylemcilere ve tüm siyasi tutsaklara özgürlük tanınması,
  • Okullardaki başörtüsü yasağının kaldırılarak herkesin eşit şekilde eğitim alma imkânına kavuşması,
  • Başörtüsü taktığı için işinden çıkarılan öğretmenlerin ve diğer meslek gruplarının görevlerine iade edilmesidir.

Ulvi

son yazıları

Saldırıları sınıf dayanışması, grev durduracak
Zack Polanski, siyonizmin ırkçılık olduğu önergesinde geri adım atmamalı, aksine direnmeli
Ortadoğu’da küresel hegemonya mücadelesinin parçası olarak bölgesel ittifaklar

ilginizi çekebilir

1125953_115d67
Saldırıları sınıf dayanışması, grev durduracak
259715b3-a313-491e-b639-ea11dc1d976e-EPA-Images---Zack-Polanski---UK---Green-Party---05102026
Zack Polanski, siyonizmin ırkçılık olduğu önergesinde geri adım atmamalı, aksine direnmeli
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması
Ortadoğu’da küresel hegemonya mücadelesinin parçası olarak bölgesel ittifaklar