Almanya’nın Baden-Württemberg ve Rheinland-Pfalz eyaletlerinde yapılan seçimlerde Yeşiller ve merkez sağ CDU oylarını korurken, sosyal demokrat SPD büyük oy kaybına uğradı. Her iki eyalette de aşırı sağ Almanya İçin Alternatif (AfD) oylarını katlayarak artırdı ve ülkenin doğu eyaletlerinden sonra, batı eyaletlerinde de belirleyici bir güç olduğunu ortaya koydu. Bavyera’nın Münih kentinde Yeşiller’in açık kimlikli eşcinsel adayı büyükşehir belediye başkanlığını kazanırken, taşra belediyelerinin önemlice bir kısmını AfD aldı. Almanya’da genel eğilim merkezlerde Yeşiller ve CDU üstünlüğü, ancak taşrada AfD’nin oylarını katlayarak artırması şeklinde gerçekleşti.
Fransa’da yapılan yerel seçimlerde de benzer bir durum yaşandı. Paris, Marsilya ve Lyon gibi büyük şehirlerde merkez sol PS, Yeşiller ve müttefikleri belediye başkanlıklarını kazanırken, aşırı sağ buralarda hedeflerini tutturamadı. Ancak taşrada Almanya’dakine benzer bir şekilde aşırı sağ başarılı oldu ve AfD’nin Fransa’daki muadili denebilecek RN (Rassemblement National) mevcut belediyelerine 63 yeni belediye ekledi. Belediye meclisi üyeliklerinde de hatırı sayılır bir artış yakalayarak, büyük bir hızla büyüme eğiliminde olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Bu sonuçlar her iki ülkede de kutuplaşmanın derinleştiğini, ancak aşırı sağ partilerin müthiş bir hızla yükseldiğini ortaya koyuyor. Almanya’da uzun zamandan bu yana merkez partiler tarafından AfD’nin dışlanması, yani koalisyon kurulmaması politikası izleniyor; ancak AfD’nin artık ülkede ikinci büyük partiye dönüşmesi halinde bu politikanın izlenemez hale gelmesi öngörülüyor. İktidar tarafından uygulanan savaş yanlısı, baskıcı ve antidemokratik politikalar, aşırı sağın etkisini daha da büyütüyor.
