Almanya genelinde on binlerce öğrenci, zorunlu askerlik uygulamasını protesto etmek için okula gitmedi. Perşembe günü yapılan okul grevi, Başbakan Friedrich Merz’in kademeli olarak uygulamaya koyduğu zorunlu askerlik hizmetine karşı düzenlenen ikinci okul grevi oldu.
Merz’in yakın zamanda Beyaz Saray’ı ziyaret ederek Donald Trump’ın savaşlarını destekleyeceğine dair verdiği söz, Alman militarizminin artmasının gerçekte ne anlama geldiğini açıkça ortaya koydu.
Geçen yıl kabul edilen bir yasanın ardından, tüm Almanlara 18. yaş günlerinde orduya katılmaları için bir “davetiye” gönderiliyor. Bunun, tam zorunlu askerliğe doğru bir basamak olarak kullanıldığına yaygın olarak inanılıyor. Alman ordusu şimdiden, orduya katılmayı teşvik etmek için propaganda yapmak amacıyla okullara asker gönderiyor.
Ancak genç Almanlar direniyor. Left Berlin radyo programında konuşan lise öğrencisi Carla, “Benim yaşımdaki insanlar – öğrenciler, gençler, çocuklar – bu kararın kendilerinden habersiz alındığını hissediyor. Henüz oy kullanma şansımız olmadı. İnsanlar sadece hayal kırıklığına uğramış durumda çünkü geleceğimizi şekillendirecek bir karar tamamen bizden habersiz alındı.” dedi.
Berlin’de 6.000 ila 10.000 kişi gösteri yaptı. Bir grup veli, ” Eltern gegen Wehrpflicht” (askere karşı veliler) yazılı bir pankart taşıdı ve bazı öğretmenler GEW sendikasının ceketlerini giydi.
Öğretmen Clara, “Hükümet milyarlarca doları daha fazla silaha harcarken aynı zamanda eğitim harcamalarını kısıyor. Bu da öğrencilerimize hizmet edemediğimiz ve sonra da onların orduya gönderilip başkalarına ateş etmelerine neden olduğu anlamına geliyor. Sendikamın grevleri desteklemesinden gurur duyuyorum” dedi.
Ancak göstericilerin büyük çoğunluğu genç, hatta çok gençti. Birçoğu Filistin kefiyesi takmıştı ve gösteri boyunca Filistin bayrakları dalgalanıyordu; bu da, Almanya’da bile sosyal hareketlerin yaygınlaştığını ve Gazze’yi savunduğunu gösteriyor. Polis “Merz, leck mein Eier” (Merz, testislerimi yala) sloganını yasaklayınca, bu sefer de polise karşı sloganlar atıldı.
Diğer el yapımı pankartlarda ise hem Merz’in Trump’ın savaşlarına verdiği destek hem de faşist AfD partisi eleştiriliyordu. Bazıları barış çağrısında bulunurken, diğerleri “Savaş değil, sınıf savaşı” diyordu.
Gösteriye katılan radikal sol parti Die Linke’den milletvekili Ferat Kocak , “Çok güçlü bir okul greviydi ve siyasi olarak bilinçli olmayan birçok genç bir araya gelerek askerlik hizmetine, dünya çapındaki savaş suçlarına ve dünya çapındaki savaşlara aktif olarak karşı çıktı. Polisin ergen argosu kullanan bir sloganı yasaklaması, bildiğimiz otoriter politikanın ve toplumdaki sağa kaymanın bir parçasıdır” dedi.
Bir sonraki okul grevi 8 Mayıs’ta yapılacak ; bu tarih özellikle Almanya’nın faşizmden kurtuluşunun yıldönümü olduğu için seçildi.
Zorunlu Askerliğe Hayır ittifakından ve grevlerin organizatörlerinden Nessa, Socialist Worker’a şunları söyledi: “Bunu anti-faşizm ve sağcı aşırıcılığın yükselişiyle ilişkilendirmek istiyoruz. Herkese nasıl karşı koyabileceklerini hatırlatmak istiyoruz. Her şey birbirine bağlı.”
Nessa, 8 Mayıs’ta diğer ülkelerde de buna paralel okul grevlerinin gerçekleşmesini umuyor. Bunun, hem zorunlu askerliğe hem de genel olarak militarizme karşı yeni bir uluslararası hareketin başlangıcı olmasını dileriz.
Phil Butland
(Socialist Worker’dan Ali Baydaş çevirdi)